Türkiye, önümüzdeki yıllarda ihtiyaç duyacağı yüksek miktardaki enerji yatırımlarını finanse etmek için yeni bir modele hazırlanıyor. Cumhurbaşkanlığı Yatırım ve Finans Ofisi ile APLUS Enerji tarafından hazırlanan Energy Sector Report 2026 Raporu’nda öne çıkan İkili Elektrik Alım Anlaşmaları (PPA), yenilenebilir enerji üreticisi ile büyük elektrik tüketicisini uzun vadeli sözleşmelerle bir araya getiriyor. Böylece yeni bir güneş veya rüzgar santralinin üreteceği elektrik, santral kurulmadan önce özel sektör tarafından satın alma sözleşmesine bağlanabiliyor.
DEVLET YERİNE SANAYİCİ ALICI OLUYOR
Modelde yatırımcı ile sanayi kuruluşu genellikle 10-15 yıllık elektrik alım sözleşmesi imzalıyor. Sözleşmede elektrik fiyatı ve diğer ticari koşullar önceden belirlenirken, üretici santral henüz kurulmadan elektriğinin alıcısını biliyor. Bu durum, yatırımcının bankalardan finansman bulmasını kolaylaştırabiliyor. Çünkü banka açısından proje yalnızca gelecekte elektrik üretecek bir santral olmaktan çıkıyor; uzun yıllar boyunca gelir sağlaması beklenen, önceden belirlenmiş bir alıcıya sahip yatırım haline geliyor. Böylece kamu tarafından verilen alım mekanizmalarına alternatif olarak özel sektörün uzun vadeli elektrik talebi finansmanda kullanılabiliyor.
MALİYET ÖNGÖRÜLEBİLİR HALE GELİYOR
PPA'nın diğer tarafında ise yüksek miktarda elektrik tüketen sanayi kuruluşları bulunuyor. Sanayici, uzun vadeli anlaşmayla elektrik maliyetlerini daha öngörülebilir hale getirirken piyasa fiyatlarındaki dalgalanmalardan daha az etkilenebiliyor. Yenilenebilir elektrik kullanımı ve buna eşlik edebilen YEK-G sertifikaları da özellikle Avrupa'ya ihracat yapan şirketler açısından önem taşıyor. Avrupa Birliği'nin Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması'nın (SKDM) etkisinin artmasıyla birlikte, üretimde kullanılan elektriğin kaynağı ve karbon yoğunluğu şirketler için daha önemli hale geliyor.
200 milyar dolarlık potansiyel var
- Türkiye'nin enerji sektöründe 2035'e kadar yaklaşık 200 milyar dolarlık yatırım potansiyeli bulunuyor. Rapora göre bu yatırımın tamamı yenilenebilir enerjiden oluşmazken, yaklaşık 80 milyar dolarlık bölümünün şebeke yatırımlarına ayrılması planlanıyor. Bu nedenle Türkiye'nin önündeki temel sorunlardan biri, artan enerji ihtiyacı için gerekli yatırımların finansmanını sağlamak. PPA modeli, gelecekte üretilecek elektriğin bugünden sözleşmeye bağlanarak yatırımın gelir tarafının güvence altına alınmasını ve böylece özel sektör kaynaklarının enerji yatırımlarına yönlendirilmesini amaçlıyor. Önümüzdeki dönemde güneş ve rüzgar projelerinin yanı sıra batarya depolama sistemlerinin de bu anlaşmalara dahil olması bekleniyor.