Kömürün külü lityuma dönüşecek

Türkiye'de güneş ve rüzgâr enerjisi arttıkça kömür santrallerinin çalışma biçimi de değişebilir. Santraller, elektriğin azaldığı saatlerde devreye girerek şebekeye destek verirken, yıllardır biriken kömür külleri ve maden atıklarından lityum, nikel, kobalt ve nadir toprak elementleri gibi değerli ham maddelerin çıkarılması hedefleniyor.

Merve Safa Akıntürk
Arşiv.

Türkiye'de yenilenebilir enerji yatırımları büyürken ortaya çıkan enerji açığının nasıl kapatılacağı da önemli gündemleeden biri haline geldi. Çözümlerden biri, mevcut kömür santrallerini tamamen kapatmak yerine daha esnek çalışabilecek hale getirmek ve santrallerin yıllardır biriken atıklarını yeni bir ham madde kaynağı olarak değerlendirmek.

İHTİYAÇ HALİNDE ÜRETİM

Bugünkü kömür santralleri çoğunlukla uzun süre kesintisiz çalışacak şekilde tasarlandı. Ancak yeni sistemde santrallerin ihtiyaç olduğunda üretimini artırıp azaltabilmesi amaçlanıyor. Örneğin güneşin güçlü olduğu öğle saatlerinde güneş santralleri daha fazla elektrik üretirken kömür santralinin üretimi düşürülebilecek. Akşam güneş battığında ise santral yeniden üretimini artırarak elektrik sistemine destek verebilecek. Böylece kömür santralleri sürekli tam kapasite çalışmak yerine, elektriğin ihtiyaç duyulduğu saatlerde devreye giren bir destek kaynağı olarak kullanılabilecek.

KÖMÜR KÜLLERİ DEĞERLENECEK

Önerinin bir başka ayağı ise santrallerin çevresinde biriken atıklarda. Kömür küllerinin içinde bazı değerli mineraller bulunabiliyor. Bunların arasında lityum, nikel, kobalt, titanyum ve nadir toprak elementleri sayılıyor. Bu maddeler elektrikli otomobillerin bataryalarından rüzgâr türbinlerine, elektronik ürünlerden savunma sanayiine kadar pek çok alanda kullanılıyor. Özel işlemlerle bu maddelerin atıklardan ayrılması mümkün olursa, bugün çevre sorunu oluşturan büyük kül ve atık sahaları aynı zamanda ekonomik değeri olan bir hammadde kaynağına dönüşebilir.