Ticaret Bakanlığı verilerine göre, Türkiye'nin Tanzanya'ya ihracatı 2024'te 216 milyon dolarken 2025'te 274 milyon dolara yükseldi. Türkiye'nin Tanzanya'dan ithalatı da aynı dönemde 67 milyon dolardan 79 milyon dolara çıktı. İki ülke arasındaki toplam ticaret hacmi ise 283 milyon dolardan yaklaşık 354 milyon dolara ulaştı.
İstanbul'da düzenlenen Türkiye-Tanzanya İş Forumu kapsamında AA muhabirine konuşan Tanzanya Cumhurbaşkanlığı Yatırım Ofisi Genel Sekreteri Dr. Fred Matola Msemwa, Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu (DEİK)/Türkiye-Tanzanya İş Konseyi Başkanı Erdem Arıoğlu, Tanzanya Devlet Madencilik Şirketi (STAMICO) Direktörü Deusdedith G. Magala ve DEİK/Türkiye-Malavi İş Konseyi Başkanı Cihangir Fikri Saatçioğlu, iki ülke arasındaki ekonomik ilişkileri ve yatırım fırsatlarını ele aldı.
Msemwa, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın 2017'de Tanzanya'yı, Tanzanya Cumhurbaşkanı Samia Suluhu Hassan'ın ise 2024'te Türkiye'yi ziyaret ettiğini hatırlatarak, liderlerin oluşturduğu güçlü zeminin ardından iş dünyaları arasındaki ilişkileri geliştirmeye odaklandıklarını söyledi.
İki ülke arasındaki ticaret hacminin son 5 yılda 354 milyon dolara yükseldiğini belirten Msemwa, bunun yüzde 70'in üzerinde büyümeye karşılık geldiğini ifade etti.
Ticaret hacmini 2030'a kadar 1 milyar dolara çıkarmak istiyoruz
Msemwa, Türkiye-Tanzanya ekonomik ilişkilerinde daha iddialı hedeflere ulaşmak istediklerini belirterek, "Hedefimiz, ticaret hacmini 2030'a kadar 1 milyar dolara çıkarmak." dedi.
Türkiye'den Tanzanya'ya doğrudan yatırımların da artırılmasını istediklerini vurgulayan Msemwa, "Tanzanya'da Türk yatırımcılara ait 24 işletme bulunuyor. Bu sayıyı en az 100'e çıkarmak istiyoruz." diye konuştu.
Msemwa, Tanzanya'nın 2050 Kalkınma Vizyonu kapsamında imalat, turizm, madencilik ve tarımsal ürünlerin işlenmesini öncelikli sektörler arasında gördüğünü belirtti.
Türk iş insanlarını Tanzanya'yı yalnızca bir ticaret pazarı olarak değerlendirmemeye çağıran Msemwa, ülkenin Doğu, Güney ve Orta Afrika pazarlarına erişim açısından stratejik konumda bulunduğunu söyledi.
Darüsselam Limanı üzerinden Doğu Afrika'nın yanı sıra Güney Afrika Kalkınma Topluluğu (SADC) ülkeleri ile Kongo Demokratik Cumhuriyeti'ne (KDC) erişilebildiğine dikkati çeken Msemwa, Türk şirketlerinin Tanzanya'da üretim tesisleri kurmasının Afrika pazarlarına yönelik lojistik maliyetlerini azaltabileceğini kaydetti.
Msemwa ayrıca Tanzanya heyetinin Konya'daki sanayi bölgesini ziyaret ettiğini belirterek, Türkiye'nin sanayi bölgeleri konusundaki bilgi ve tecrübesinden Tanzanya'daki sanayi bölgelerinin geliştirilmesinde yararlanmak istediklerini aktardı.
İki devlet başkanının bize verdiği görev 1 milyar dolar
DEİK/Türkiye-Tanzanya İş Konseyi Başkanı Arıoğlu da iki ülke arasındaki ekonomik ilişkileri geliştirmek amacıyla karşılıklı yatırımlar, ihracat ve ithalat fırsatları üzerinde çalıştıklarını söyledi.
Arıoğlu, "Aramızdaki ticaret hacmini 1 milyar dolara çıkarmaya çalışıyoruz. İki devlet başkanının üzerinde anlaştıkları ve bize verdikleri görev bu." ifadelerini kullandı.
Madencilik, tarım, turizm, yurt dışı müteahhitlik hizmetleri ve sağlığın önemli işbirliği alanları olduğunu belirten Arıoğlu, Tanzanya'nın ekonomik potansiyelinin Türk iş dünyası tarafından henüz yeterince bilinmediğine dikkati çekti.
Arıoğlu, karşılıklı ziyaretler ve iş forumlarının iki ülke iş dünyasının birbirini daha yakından tanımasına katkı sağladığını, bu temasların üçüncü ülkelerde de ortak yatırım ve işbirliği imkanları oluşturabileceğini ifade etti.
Tanzanya madencilikte Türk sermayesi ve teknolojisini çekmek istiyor
STAMICO Direktörü Magala da Tanzanya'nın sahip olduğu doğal kaynakların değerlendirilmesinde Türk yatırımcılarla iş birliğini artırmak istediklerini söyledi.
Tanzanya'nın önemli maden kaynaklarına sahip olduğunu ancak bunların değerlendirilmesi için sermaye ve teknolojiye ihtiyaç duyulduğunu belirten Magala, "Tanzanya'da kaynaklarımız ve fırsatlarımız var ancak bunları değerlendirmek için yeterli finansmana ihtiyaç duyuyoruz. Türk yatırımcıların sermaye ve teknolojilerini Tanzanya'ya getirmelerini istiyoruz." dedi.
Türkiye'de üretilen sondaj makinelerinin halihazırda Tanzanya'da kullanıldığını aktaran Magala, Türk şirketleriyle madencilik ekipmanları alanındaki işbirliğini genişletmek istediklerini kaydetti.
Magala, Tanzanya'nın altın, kömür, grafit, lityum, bakır ve nadir elementler dahil çeşitli maden kaynaklarına sahip olduğunu belirterek, Türk yatırımcıları özellikle madencilik sektöründeki fırsatları değerlendirmeye davet etti.
Madenciliğin yanı sıra tarım, lojistik ve altyapı alanlarında da Türk şirketleriyle yeni ortaklıkların kurulabileceğini ifade eden Magala, iki ülke arasındaki işbirliğinin karşılıklı fayda temelinde geliştirilmesini istediklerini sözlerine ekledi.
Türk gıda makineleri için Tanzanya'da yatırım fırsatları
DEİK/Türkiye-Malavi İş Konseyi Başkanı Saatçioğlu da Tanzanya'nın tarım ve gıda sektörünün Türk firmaları açısından önemli fırsatlar sunduğunu söyledi.
Geçen ay Darüsselam'da yaklaşık 30 Türk firmasıyla Tanzanyalı muhatapları bir araya getiren iş forumuna katıldığını belirten Saatçioğlu, Tanzanya'da özellikle mısır ve pirinç üretimindeki artışın Türk gıda makinelerine yönelik talebi desteklediğini ifade etti.
Saatçioğlu, Tanzanya'da pirinç unu, mısır unu ve hayvan yemi gibi katma değerli ürünlerin yerelde üretilmesine yönelik projeler üzerinde çalıştıklarını belirterek, Türk makine sektörünün bu alandaki bilgi ve teknolojisinin Tanzanya'ya aktarılabileceğini kaydetti.
Doğu Afrika'daki tahıl üreticileriyle Türkiye'deki gıda işleme makineleri ve tahıl depolama silosu üreticilerini bir araya getirmeye yönelik çalışmalar yürüttüklerini aktaran Saatçioğlu, bu yatırımların Tanzanya'da yerel üretimin artırılmasına ve iki ülke arasındaki ticaret hacmi hedefine ulaşılmasına katkı sağlayabileceğini söyledi.