‘İmamoğlu Çıkar Amaçlı Suç Örgütü’ davasında Avukat Süleyman Atik ve İBB çalışanı Burak Karakuş savunma yaptı. Atik, Tarabya’daki bir otel için konuşulan yaklaşık 250 bin dolarlık ödemenin amacını, “Orada yapılacak olan işlemlere göz yumulması içindi” sözleriyle açıkladı. Önceki günkü duruşmada savunmaları dinlenen avukat Atik ve İBB çalışanı Karakuş, imar işlemleri kapsamında yapılan ödemeler ile belediye şirketlerinden alınan ihalelerdeki para trafiğini anlattı.
YA PARA YA SOSYAL DESTEK
Boğaziçi’ndeki imar dosyalarında önce Yakup Öner’le, ardından Fatih Keleş’le görüştüğünü anlatan Atik, “Fatih Bey belli bir ya sosyal destek ya nakit üzerinden bir şey iletirdi bana. Müvekkilimle görüşürdüm. Kabul etmesi durumunda süreci başlatırdık” dedi. Savcının, para verilmesine rağmen sonuçlanmayan bir iş olup olmadığı sorusuna ise “Yok, olmadı hatırladığım kadarıyla” yanıtını verdi.
500 BİN DOLARLIK MARKET KARTI
Fatih Keleş’in yönlendirmesiyle Süleyman Çetinsaya’dan 500 bin dolar karşılığında market kartı istendiğini anlatan Atik, “Geldiğinde nakit olarak getirdi bu parayı” dedi. Çetinsaya’nın kart temin etmek yerine nakit getirdiğini belirten Atik, “Ben de bu şekilde alıp ilettim” ifadelerini kullandı. Zafer Keleş’e Florya’daki Plevne Sokak’ta yaptığı para teslimatlarını da anlatan Atik, “Arabadan arabaya teslim eder, işime devam ederdim” diye konuştu. Atik, teslim ettiği paranın daha sonra nereye götürüldüğünü bilmediğini öne sürdü.
BAĞDATLI İLE YAZIŞMALAR DOSYADA
Savunmasına, “Emniyete ve savcılığa verdiğim etkin pişmanlık ifadesini aynen tekrarlıyorum” diyerek başlayan Burak Karakuş ise Murat Ongun’un kendisini Emrah Bağdatlı’ya yönlendirdiğini anlattı. Bağdatlı’nın yönlendirmesiyle şirket devraldığını vurgulayan Karakuş, “Her ayın 15’i ile 20’si arasında elden 100 bin lira Emrah Bağdatlı’dan aldım” dedi. Medya A.Ş. ihalesindeki rolüne ilişkin soruyu “Dahlim olmadı sayın savcım” diye açıklayan Karakuş, “Gümüşsuyu ofiste kaşe imza yapıp kendileri kargo yapıp gönderdiler” dedi. İhalenin tamamlanmadığını belirterek, “O şirket işi 11 milyonda kaldı” dedi. Karakuş, şirketin devralınması ve işlerin yürütül-mesine ilişkin Emrah Bağdatlı ile yaptığı WhatsApp yazışmalarını da mahkemeye sundu. “En başından beri var, sayın başkan” diyen Karakuş’un sunduğu yazışmalar dosyaya alındı.
ÖDEMELERİ TATLI, TÜRKAY’A İLETİYORDU
Şirket hesabına gelen ödemelerin nasıl yönlendirildiğini anlatan Karakuş, “Gelen ödemeler Başak Tatlı tarafından Büşra Türkay’a iletiliyordu” dedi. Nakit çekimlerini de “150 bin, 200 bin, maksimum 300 bin liralık limitlerle elden para çekip orada arkadaşlara teslim ediyordum” sözleriyle anlattı. İşleri kontrol etmek istediğini ancak buna imkân verilmediğini öne süren Karakuş, “Bütün işlere gerekirse çekim yerlerine bile gitmek istediğimi söyledim, nerede nasıl çekildiğine dair. Bunun mümkün olmadığı söylendi” diye konuştu. Yurt dışındaki bir firmaya yapılan transfer için ise “Ben de bu sözleşmeyi imzaladım ve apar topar bu firmaya 39 bin Sterlin gönderildi” diyen Karakuş, işlemden şüphelendiğini belirtti. Tutuksuz 9 sanığın savunmasının alınmasıyla davada, toplam 263 tutuksuz sanığın savunması tamamlanmış oldu. Duruşma, 28 Eylül Pazartesi gününe ertelendi.