MİT mensubu Kaşif Kozinoğlu’nun cezaevinde şüpheli ölümü ve sonrasında yürütülen adli süreç bütün yönleriyle yeniden inceleniyor. Silivri Cumhuriyet Başsavcılığı’nın başlattığı soruşturma kapsamında koğuş arkadaşı Hasan Atilla Uğur'un da aralarında olduğu 4 şüpheli hakkında gözaltı kararı verildi.
İKİSİ ESKİ SAVCI
Gözaltı kararının ardından dün sabah 07.00’de İstanbul ve Ankara’da Jandarma ekiplerince eş zamanlı operasyon düzenlendi. Kozinoğlu’nun cezaevindeki koğuş arkadaşı emekli Deniz Yüzbaşı Hasan Ataman Yıldırım, olay tarihinde Silivri Cumhuriyet Başsavcısı olan Ali İşgören ve eski cezaevi savcısı Necip Doğan gözaltına alındı.
TAKİPSİZLİK KARARI VERMİŞTİ
İşgören, Kaşif Kozinoğlu’nun ölümünün ardından yürütülen soruşturmada takipsizlik kararı veren isimdi. Doğan da Kozinoğlu’nun ölümünün ardından olay yeri incelemesine katılan savcıydı. Her iki isim de FETÖ kapsamında meslekten ihraç edilmişlerdi.
HASAN ATİLLA UĞUR KIBRIS’TA
Soruşturma kapsamında hakkında yakalama kararı çıkarılan bir diğer isim ise Kozinoğlu ile aynı koğuşta kalan emekli Jandarma Albay Hasan Atilla Uğur oldu. İşgören, Doğan ve Yıldırım’ın adli işlemleri devam ederken, Kıbrıs’ta olduğu öğrenilen Uğur’un ise yakalanmasına yönelik çalışmalar sürüyor. Kozinoğlu’nun ölümünün ardından yürütülen ilk adli süreçte hangi işlemlerin yapıldığı, hangi delillerin toplandığı ve dosyanın nasıl sonuçlandırıldığı inceleniyor.
Hızlı müdahale edildiğini söylemişlerdi
- Kozinoğlu'nun koğuş arkadaşları Hasan Ataman Yıldırım ve Hasan Atilla Uğur, Kozinoğlu’nun 13 Kasım 2011’de ölmesinin ardından ifade vermişlerdi. Yıldırım ve Uğur, 1 Aralık 2011 ve 15 Aralık 2011 tarihlerinde alınan ifadelerinde, Kozinoğlu'nun kendilerine “daha önce kalp krizi geçirdiğini ve yapılan muayenesinde kırık kalp sendromu teşhisi konulduğunu” anlattığını belirtmişlerdi. Her iki isim de Kozinoğlu'nun o dönem günde 1,5 saat yürüyüş, şınav, mekik ve benzeri spor hareketleri yaptığını ancak 1,5 paket de sigara içtiği yönünde beyanda bulunmuşlardı. Yıldırım ve Uğur ayrıca cezaevi görevlilerinin olaya süratle müdahale ettiklerini, Kozinoğlu’nu hızlıca götürdüklerini, hiçbir ihmal ve gecikme olmadığını gördüklerini söylemişlerdi.