Bayramlar birlik için fırsat

Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Ali Erbaş, bayramların bir tatil fırsatı olarak değil, toplumsal dayanışma ve birlik ruhunun pekişmesi için değerlendirilmesi gereken zamanlar olduğunu açıkladı. Yeni Şafak'a konuşan Erbaş, ziyaretler, hediyeleşmeler, sohbetlerle anlam bulan bayramların asıl sahipleri olan çocukların, yetimlerin ve muhtaçların da unutulmaması gerektiğini kaydetti.

Resul Ekrem Şahan
Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Ali Erbaş

Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Ali Erbaş, Yeni Şafak’a Ramazan ayı ve bayramın manevi ruhunu anlattı. “Bayramlar, Rabbimizin ‘Müminler ancak kardeştir’ ilahi fermanıyla bildirdiği İslam kardeşliğinin yeryüzünün her yerinde derinden hissedildiği bir vahdet sahnesidir. Bugün ne yazık ki bu sahneden uzağız” diye konuşan Erbaş, “Modern yaşayış biçimlerinin hayatımızı bütün yönleriyle etkisi altına aldığı dolayısıyla gerek bireysel gerekse sosyal bağlarımızın giderek anlamını yitirmeye yüz tuttuğu bir dönemi yaşıyoruz. Sılairahim, dayanışma, yardımlaşma ve paylaşma gibi değerler, çoğu zaman gündelik hayatın hengâmesine feda edilebilmektedir. Böylece bireyselleşme girdabında giderek yalnızlığa mahkûm olan insan, varlığını anlamlı hale getiren toplumsal değerlerden de peyderpey uzaklaşmaktadır” değerlendirmesinde bulundu.

TATİL FIRSATININ ÖTESİNDE

Bayramlarımızın toplumsal dayanışma ve birlik ruhunun pekişmesi için bir tatil fırsatı olmanın ötesinde sevgi, saygı, paylaşma ve sorumluluğa dayalı bir ilişkinin yeniden anlam bulduğu bereketli zamanlar olarak idrak edilmesi gerektiğini vurgulayan Erbaş, “Zira bayramlar, barış ve sevinç zamanlarıdır. Yardımlaşma, dayanışma vakitleridir. Coşku ve sevinç atmosferiyle, çeşitli sebeplerle ayrı düşen kalpleri tekrar buluşturur, birleştirir. Bayramların toplumsal gücü de buradan; hoşgörü zemininden, birleştiriciliğinden, dayanışma ruhuyla idrak edilmesinden gelmektedir” dedi.

SORUMLULUK ALMALIYIZ

Küresel krizlerin etkisiyle Müslümanların zor bir süreçten geçtiğini belirten Erbaş, “Açlık susuzluk içinde ölümle karşı karşıya iken, yoklukla, yoksullukla mücadele ederken, bir bölümü de geniş imkân ve zenginlik içinde rahat bir hayat sürüyor. Milyonlarca insan vatanlarında özgür bir hayat yaşarken, milyonlarca insan da katlediliyor, soykırıma uğruyor, farklı bölgelerde mülteci olarak hayata tutunmaya çalışıyor” dedi. Müminlerin sorumluluğuna vurgu yapan Erbaş, “Müminler olarak birbirimizin dertlerini ve sevinçlerini paylaşmayı ve kardeşliğimizi pekiştirmeyi ihmal edilemez bir sorumluluk olarak omuzlarımıza yüklemeliyiz” ifadelerini kullandı.

GENÇLERİ KORUMAMIZ LAZIM

Gençlerin geleceğin en temel dinamiği olduğunu vurgulayan Erbaş, günümüzde bilginin, inancın ve ahlakın örselendiği bir döneme tanıklık edildiğini söyledi. Erbaş, küresel sosyo-kültürel ve ekonomik değişimlerin birey ve toplum üzerinde ciddi etkiler oluşturduğunu belirterek, “Bu durumun olumsuz yansımalarından da en fazla gençler ve çocuklar etkileniyor. Bu sebeple gençlerimizi ve dolayısıyla geleceğimizi tehdit eden pek çok olumsuzluğa ve yaşadığımız zamanın problemlerine karşı onların mukavemetini artırmak için bugün her zamankinden daha fazla çaba göstermemiz kaçınılmazdır” dedi. Değerler açısından derin savrulmaların yaşandığına dikkat çeken Erbaş, gençlere özel ilgi gösterilmesi gerektiğini vurgulayarak, onların maddi ve manevi gelişimleri için yeni hizmet anlayışlarının geliştirilmesinin zorunlu olduğunu söyledi. Gençleri iyi bir insan ve vatandaş olarak yetiştirmek için stratejiler geliştirilmesi gerektiğini belirten Erbaş, bu süreçte herkesin sorumluluk alması gerektiğini dile getirdi. Erbaş, ziyaretler, hediyeleşmeler, sohbetlerle anlam bulan bayramların asıl sahipleri olan çocukların, yetimlerin ve muhtaçların da unutulmaması gerektiğini kaydetti.

İHTİYAÇ DUYULAN HER YERDEYİZ

Erbaş, Türkiye Diyanet Vakfı ile birlikte dünyada ihtiyaç duyulan her yere, yardım eli uzatıldığını söylerek, “Bu doğrultuda “Kardeşlerini Unutma Beklenen Sensin” temasıyla yurt içinde 81 il ve tüm ilçelerde, yurt dışında ise 81 ülke 437 bölgede 2025 yılı Ramazan ayı programları gerçekleştirilmiştir. Yurt içinde 793 bin 775 ihtiyaç sahibine alışveriş yardım kartı, bayramlık kıyafet ve gıda yardımında bulunulmuştur. Yurt dışında ise 1 milyon 296 bin 920 kişiye ulaşılması planlanarak 187 bin 25 gıda paketi, 343 bin 825 iftar-kumanya ve 17 bin 970 bayramlık kıyafet dağıtımı yapılmıştır. 7 Ekim 2023’ten bu yana toplam 603 tırla, 5 milyondan fazla Gazzeli kardeşimize insani yardım ulaştırılmıştır. Ramazan ayında da bu sayıya 50 tır daha ilave edilmiştir” diye konuştu.

BAYRAM HUTBESİ

"Bugün bayramdır. Bayramlar, anne ve babamızdan, akraba ve dostlarımızdan, ihtiyaç sahibi kardeşlerimizden uzaklaştığımız günler değildir. Bilakis bayramlar; varlık sebebimiz olan anne babamızın varsa ihtiyaçlarını giderme, ellerini öpüp hayır dualarını alma günleridir. Hayatın yükünü birlikte omuzladığımız eşimize tatlı dil ve güler yüzümüzü; göz nuru evlatlarımıza ilgi ve şefkatimizi sunma günleridir. Bugün bayramdır. Yüce Rabbimizin, 'Müminler ancak kardeştirler. Öyleyse kardeşlerinizin arasını düzeltin. Allah’a karşı gelmekten sakının ki size merhamet edilsin' emri gereğince yüreklerimizi ağırlaştıran dargınlıkları ve küskünlükleri bir kenara bıraktığımız; el ele, gönül gönüle verdiğimiz muhabbet günüdür. Sevgili Peygamberimiz'in (s.a.v), 'Müminler, birbirini sevmede, birbirine merhamet ve şefkatte, tıpkı bir organı rahatsızlandığında diğer organları da bu acıyı paylaşan bir beden gibidir' hadisi gereğince birbirimize karşı şefkat ve merhamet gösterdiğimiz hoşgörü ve dayanışma günüdür. Cenâb-ı Hakk’ın 'Allah’a ve Resûlüne itaat edin, birbirinizle çekişmeyin. Sonra gevşersiniz, gücünüz elden gider' emrine uyarak, birbirimize tutunduğumuz, birbirimizin hak ve hukukunu gözettiğimiz kardeşlik günüdür."