İstanbul-Abdurahman Gürses Hocaefendi 1908 yılında Sakarya'nın Hendek İlçesi Soğuksu Köyü'nde dünyaya gedi..1939-1940 yılları arasında Teşvikiye Camii İmam-Hatipliği, 1990-1944 yılları arasında Beyazıt Camii 2. İmam- Hatibi, 1949-1979 yılları arasında ise Beyazıt Camii Baş İmam-Hatibi olarak hizmet etti. 1979'da emekli olan Hocaefendi Haseki Eğitim Merkezi'nde de uzun yıllar Başhocalık olarak hizmete devam etti. Uzun bir süredir ağır hasta olan Abdurrahman Gürses Hocaefendi, önceki gün evinde vefat etti. Gürses Hocaefendi'nin 40 yıl hizmet ettiği Beyazıt Camii avlusunda toprağa verilmesi için başlatılan girişimler Bakanlar Kurulu Kararı'nın kesinleşmesi üzerine olumlu sonuçlandı.
Abdurrahman Gürses Hocaefendi'nin ölümü doğum yeri olan Hendek'te büyük bir üzüntüyle karşılandı. Hendek Belediyesi vefat haberini anons etti ve cenaze merasimine katılmak isteyenler için otobüs tahsis etti. Hendekliler, "Hocaefendi'nin ölümü bizi büyük bir üzüntüye sevketti. Tek tesellimiz içimizden böyle mükemmel bir şahsiyetin yetişmiş olmasıdır. Bu size onur veriyor. Onun ismiyle bir Kur'an Kursu açtık. Buradan yüzlerce talebe yetişiyor. Kendisi zaman zaman çok ağır hasta olduğu halde Hendek'e gelir, Hafızlık merasimlerine iştirak ederdi. Allah rahmet eylesin" şeklinde konuştular. Abdurrahman Hocaefendi'nin iştirak ettiği 28 Eylül 1996 yılında Hendek'te yapılan hafızlık merasiminden ilginç bir anekdot anlatılıyor. Gürses Hocaefendi uzun bir süredir ağır hasta olduğundan duyma duyularını da yitirmiş bulunuyordu. Diyanet Dergisi'nin Kasım 1996 tarihli nüshasında, " Gürses Hocaefendi duymuyor, ama Kur'an'ı işitiyor. Nasıl olur bu? İşte aklın ve hafızanın stop dediği yer burası. Hocaefendi'nin biraz uzağında Aşr-ı Şerif okuyan hafız yanılnca, Hocaefendi "Tekrar şuradan al diyerek düzetti durumu.. Kanlar doldu, yüzler bembeyaz kesildi." ibaresine yer verildi. ------- Geri OKU ------------------
-------------------------