ABD Başkanı Donald Trump’ın Türkiye’ye F-35 satışı ile ilgili bir karar alacaklarını söylemesi ve CAATSA yaptırımlarını kaldırmak istediğini duyurmasıyla birlikte, “CAATSA kalkarsa etkisi ne olur” sorusu gündeme geldi. Yaptırımların kalkması ve “ABD Ulusal Savunma Yetkilendirme Yasası’nda (NDAA) muafiyet gelmesi halinde kısa vadede, 7 yıldır ABD hangarlarında bekleyen Türkiye’ye ait 6 adet F-35’i teslim edilecek. Orta vadede, Ankara’nın F-35 üretim programına geri dönüşü ve Milli Muharip Uçak KAAN’ın geliştirme sürecinde ihtiyaç duyulan ABD menşeli motor ve alt bileşenlerin tedariki önündeki yasal engeller kalkacak. Savunma Sanayii Başkanlığı’nın (SSB) ABD’den askeri teknoloji, parça ve ekipman ithal etmek için ihtiyaç duyduğu tüm ihracat lisansları onaylanmaya başlayacak. TSK envanterindeki F-16’ların modernizasyonu ve yedek parça (motor, aviyonik) tedarik sürecinin hızlanması beklenirken, jetlerin hangarda kalma (gayri faal) süreleri minimuma inecek. MİLGEM gibi milli gemi projelerinde kullanılan ve ABD ambargosuna takılan gaz türbinleri, dikey atım sistemleri (VLS) ve gemi motorları doğrudan tedarik edilerek gemilerin denize iniş süreleri kısalacak.
WAIVER İLE BYPASS EDİLECEK
Kongre’de İsrail yanlısı siyasetçilerin ve Türk karşıtı lobinin karşı çıkması nedeniyle CAATSA yaptırımlarının Başkan Trump’ın uygulayacağı muafiyetle (waiver) kalkacağı değerlendiriliyor. Ekonomi ve Dış Politika Araştırmalar Merkezi (EDAM) Başkanı Sinan Ülgen, CAATSA’nın tamamen kalkması yerine başkanlık kararıyla muafiyet getirilmesinin F-35 konusundaki yasal engelleri aşmak için daha muhtemel bir formül olduğunu belirtti.