Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan yerel yönetimlerde reform sinyali: Belediyeler milletin parasını yine milletin yoluna harcamalı

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Suudi Arabistan ve Mısır ziyaretleri dönüşünde uçakta yaptığı açıklamalarla, yerel yönetimlerde radikal bir değişim sürecinin işaretini verdi. Türkiye’nin su stresiyle mücadelesinden belediyelerin mali denetimine kadar pek çok kritik başlığa değinen Erdoğan, 2026 yılını "kapsamlı bir reform yılı" olarak ilan ederek, hizmet odaklı belediyeciliği yasal bir zorunluluk haline getirecek yeni sistemi duyurdu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan Suudi Arabistan ve Mısır'a yaptığı ziyaret dönüşü uçakta gazetecilerin sorularını yanıtladı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, küresel su krizinden yerel yönetimlerdeki yolsuzluk iddialarına kadar geniş bir yelpazede önemli değerlendirmelerde bulundu. Su yönetiminin "tecrübe ve vizyon" gerektirdiğini vurgulayan Erdoğan, belediyelerin yetersiz kaldığı noktalar için Devlet Su İşleri'nin (DSİ) harıl harıl çalıştığını vurguladı. Öte yandan, belediyelerin mali disiplini ve denetimine yönelik "neşter" niteliğindeki düzenlemelerin yolda olduğunu belirterek, "Sistem öyle olmalı ki; belediye başkanı ve yönetimi mutlaka çalışmak zorunda kalsın" dedi.

'SU YÖNETİMİ TECRÜBE VE VİZYON İSTER'

Su konusundaki endişeler ve yerel yönetimlerin rolü hakkındaki soru üzerine Erdoğan şu ifadeleri kullandı:

"Öncelikle su medeniyetin, üretimin, enerjinin, kısaca yaşamın kaynağıdır. Su yönetimi konusu da tecrübe ve vizyon ister. Biz, su kaynaklarının korunması, insanımıza temiz, sağlıklı su ulaştırmanın gayreti içinde olduk. Yıllar yılı “Su akar Türk bakar” dediler. E ne oldu? Biz tam aksini yaptık. Ben, belediye başkanlığından geliyorum. Istranca Dağları’ndan biz suyu İstanbul'a getirdik. Belediyeyi kimden devralmıştık? O zaman malum CHP zihniyetinden devralmıştık. Istranca dağlarından 180 kilometre öteden suyu, biz İstanbul'a getirdiğimiz zaman, hepsi şok olmuştu. Biz, onunla da kalmadık. Aynı şekilde yine hattı Boğaz'dan, Boğaz'ın altından Anadolu yakasına geçirmek suretiyle Sakarya nehrinin suyunu da bir taraftan İstanbul'a getirdik. Devamlı takviyeler yaptık. Hep su kaynaklarının korunması ve insanımıza temiz sağlıklı su ulaştırmanın gayreti içinde olduk.

'CHP'Lİ BELEDİYELER SUYU MİLLETE ULAŞTIRAMIYOR'

Şimdi CHP'li belediyeler, ellerindeki suyu millete ulaştıramıyor. Geceleri bakıyorsun benim vatandaşım elinde bidonlarla gidiyor, tankerlerin kuyruğunda su bekliyor. Aramızdaki fark bu. Biz su zengini bir ülke değiliz. Bu nedenle sizin de söylediğiniz gibi su stresi, hatta sıkıntısı yaşayan bir ülkeyiz. Öncelikle tasarrufu önemsiyoruz ve milletimizi su tasarrufuna teşvik için sürekli projeler geliştiriyoruz. Peki ne yapmamız lazım? Belediyelerimizin su temini ile ilgili yaptığı çalışma dışında bizim bir diğer kaynağımız Devlet Su İşleri'dir. Devlet Su İşleri de bu noktada harıl harıl çalışıyor. Çünkü biz, belediyelerin su temininin dışında ayrıca Devlet Su İşleri'nin de su teminiyle inşallah bu işi yoluna koyacağız."

'HİZMET ODAKLI BELEDİYECİLİK'

2026 reform yılı ve belediyelerin denetimi konusundaki soruya ise Cumhurbaşkanı Erdoğan şu yanıtı verdi:

"CHP'li belediyelerdeki yolsuzluk, hırsızlık, rüşvet çarkına yargımız özellikle çomak sokmuştu. Yargı şu anda bunların üzerine kararlı bir şekilde gidiyor. O süreci, bizler de milletimizle birlikte yakından takip ediyoruz. Ortaya çıkanlara baktığımızda, belediyelerin millet adına kullandıkları kaynakların denetiminde problemler yaşandığını görüyoruz. Merkezi idare ile yerel yönetimler arasındaki o hantal, yetki çatışmalarına neden olan yapıyı bir defa modernize etmeliyiz."

'MİLLETİN PARASI YİNE MİLLETİN YOLUNA HARCANMALI'

Düzgün işleyen, şeffaf bir sisteme kavuşmak çok önemli. Mali disiplinin artırılması, daha etkin ve verimli hizmet üretilmesi konusu, bir gereklilik halini almıştır. Şehirlerimiz bakıyorsunuz bir partinin ya da belediye başkanının yönetiminde 50 yıl ileri giderken bir başka yönetim geldiğinde aynı kaynaklarla yönetilen belediye, çağın gerisinde kalıyor. Milletin vergileriyle oluşan bütçeler, yine milletin yoluna, suyuna, parkına harcanmalı. Milletin desteğiyle gelen belediye yönetiminin, millete hizmet etmesi şarttır. Yani, sistem öyle olmalı ki; belediye başkanı ve yönetimi mutlaka çalışmak zorunda kalsın. Hizmet odaklı verimli belediyeciliği, sistem zorunlu kılsın. Bunu yapmayanlar için de müeyyideler uygulansın, tanımlansın. Bunu sağlayacak sistemi planlamalı ve hayata geçirmeliyiz."