Muğla 2. Ağır Ceza Mahkemesince kabul edilen, 2 polisin şehit edildiği suikast girişimine ilişkin 211 sayfalık iddianamede, Dalaman Deniz Hava Üs Komutanlığında helikopterlere yakıt verilmesiyle ilgili askeri personelin beyanları da yer aldı.
İddianamede, Marmaris ilçesine intikal ederek şüphelileri eylemin yapılacağı otelin yakınına indiren 3 helikopterin, indirme işlemini müteakip yakıt sıkıntısı çektikleri, öncelikle şüpheliler Ali Aktürk ile Davut Uçum'un bulunduğu "Sikorsky" tipi helikopterin yakıt ikmali yapmak üzere Dalaman Deniz Hava Üs Komutanlığına yöneldiği, bu askeri birliğin komutanının albay rütbesindeki şüpheli Cenkbahadır Avcı olduğu belirtildi.
Avcı'nın, İl Jandarma Alay Komutanı tanık Yavuz Özfidan, Dalaman Hava Üs Komutanı tanık Murat Selçuk Çol, olay esnasında Hava Üs Komutanlığında bulunan Korgeneral Yılmaz Özkaya ve Muğla Valisi Amir Çiçek tarafından aranarak, birliğe intikal eden herhangi bir hava aracına yakıt ikmali yapmaması konusunda uyarıldığı vurgulanan iddianamede, 16 Temmuz saat 03.50'de dost-düşman ayrımı yapılmasını sağlayan IFF bilgilendirme sistemini kapatarak kimlik bildiriminde bulunmayan ve çağrılara cevap vermeyen "Sikorsky" tipi helikopter tarafından Dalaman Deniz Hava Üs Komutanlığından yakıt talebinde bulunulduğu ifade edildi.
İddianamede, helikopterin birlikte bulunan meydana iniş yaptığı ancak yakıt ikmal talebinin karşılanmaması üzerine havalanarak bir süre havada beklediğine işaret edilerek, helikopterin, yakıtın kritik seviyede bulunması nedeniyle aynı meydana inerek yakıt ikmali talebini yinelediğine değinildi.
Bu sırada Dalaman Deniz Hava Üs Komutanı olan şüpheli Cenkbahadır Avcı'nın Deniz Hava Üs Komutanı, tuğamiral rütbesindeki şüpheli Tezcan Kızılelma ile irtibata geçtiği ve şüpheli Kızılelma'nın gelen helikoptere yakıt verilmesi talimatı üzerine yakıt ikmali emrini verdiği kaydedilen iddianamede, bu durumun Dalaman Hava Meydan Komutanlığınca anbean tutanak altına alındığına işaret edildi.
Vali Çiçek ve Jandarma Komutanı Özfidan defalarca aramış
İddianamede, İl Jandarma Alay Komutanı olan tanık Yavuz Özfidan'ın, Marmaris'te otele saldırı bilgisinin gelmesi üzerine helikopterlerin nereye ait olduğunu belirleyebilmek için Deniz Hava Üs Komutanı Cenkbahadır Avcı ile konuştuğu belirtildi.
Özfidan'ın ifadesinde şu görüşler yer aldı:
Ben o gece Cenkbahadır Avcı ile çok sayıda telefon görüşmesi yaptım. Ben ısrarla Marmaris'teki baskına katılan helikopterler olduğunu söyledim ve yakıt ikmali yapmamasını ifade ettiğimde kendisine Tuğamiral Tezcan Kızılelma'nın emir verdiğini ve yapacağı bir şey olmadığını söyledi. Özellikte Tezcan Kızılelma'nın emrini yerine getirdiklerini ifade etti."
'Bunlar dost helikopter değil'
Dalaman Hava Meydan Komutanı tanık Murat Selçuk Çol ise ifadesinde, helikopterin gece 03.50 sıralarında Dalaman Deniz Üs Komutanlığına iniş yaptığını, aynı anda kendilerinin de Guard kanalından helikopterdeki şahısların inerek teslim olmaları yönünde çağrıda bulunduklarını anlattı.
Teşhis tanımanın net olarak yapılamaması nedeniyle Korgeneral Yılmaz Özkaya tarafından helikopterlerden ateş açılması durumunda ateşle karşılık verilmesi konusunda gerekli tedbirlerin alınması emri verildiğini kaydeden Çol, şunları anlattı:
'Kule teslim ol çağrısı yaptı'
Dalaman Hava Meydan Komutanlığında görev yapan tanık Gürkan Dirik de ifadesinde, ışıkları kapalı bir helikopterin alçak uçuş yaparak Deniz Üs Komutanlığına doğru yöneldiğini gördüğünü, olay öncesinde de cep telefonu ile iniş yapacak helikopterlere yakıt verilmemesi konusunda talimat verildiğini söyledi.
Kulenin helikoptere "Teslim ol" çağrısı yaptığını anlatan Dirik, şunları dile getirdi:
"Ancak yanıt gelmedi. Korgeneralimize helikoptere ateş edip etmeyeceğimizi sordum. Kendisi bana helikopteri kimliklendiremediğimizi, dost mu, düşman mı bilemediğimizi, bu nedenle ancak helikopterden ateş edilmesi durumunda helikoptere ateş açılması gerektiği talimatını verdi. Deniz Üs Komutanlığına inen helikoptere yakıt verilmeyince helikopter oradan havalandı. Bir süre sonra bir helikopterin daha iniş yaptığını öğrendik.
Bu helikopterin aynı helikopter olup olmadığını bilmiyorum. Murat Albayım, Bahadır Albay'a helikoptere yakıt verilmemesini söyledi. Bahadır Albay ise Deniz Hava Komutanı'nın yakıt verilmesi gerektiğini söylediğini belirtti. Bunun üzerine Korgeneralimiz (Yılmaz Özkaya) Deniz Hava Komutanı'nın kim olduğunu sordu. Sistemden baktığımızda Tezcan Kızılelma olduğunu öğrendik. Korgeneralimiz ile görüştürmek amacıyla kendisini aradım. Emir astsubayı, Tezcan Kızılelma'nın meşgul olduğunu söyleyip telefonu yüzüme kapattı. Bu olaylar olurken Deniz Üs Komutanlığınca helikoptere yakıt verilmiş ve helikopter havalanmıştı."
'Kızılelma bizzat aradı'
Dalaman Deniz Hava Üs Komutanlığında görev yapan tanık Emin Keskin, helikopterin ikinci kez hava üssüne iniş yaptığını gördüğünü, sonrasında odasına çıkarak üzerini giyindiği esnada ofis telefonunun çaldığını, arayan kişinin Deniz Hava Komutanı Tuğamiral Tezcan Kızılelma olduğunu anlattı.
Keskin, şunları belirtti:
'Bütün birliğini silahlandırmıştı'
Dalaman Deniz Hava Üs Komutanlığında görev yapan tanık Savaş Cenik de helikopterin Deniz Hava Üs Komutanlığına indiğini ve Üs Komutanı Cenkbahadır Avcı'nın destek için kendilerinden yardım talep ettiğini anlattı.
O sırada da kulenin ilk helikoptere, "Yakıt verilmeyecek, motor durdur, helikopteri terk et." şeklinde talimat verdiğini anlatan Cenik, şu ifadeleri kullandı:
"Ben bunu telsizden duydum. Sonrasında olay yerine gittiğimde ilk helikopter yakıt ikmali yapmadan kalkmıştı. Bunu da ben yine telsizden, kuleden öğrendim. Saat yaklaşık olarak 03.30 gibiydi. Sonrasında helikopterleri kontrol için uçuş hattı tarafından Deniz Üs Komutanlığına geçtim. Beni orada nöbetçileri karşıladı. Bahadır Albay'ı cep telefonu ile aradım. Destek ihtiyacını görüşmek üzere yanına gittim. Gördüğüm manzara, bütün birliğini silahlandırmıştı. Bu arada ikinci bir helikopterin yaklaştığı bilgisi kuleden telsiz üzerinden geldi. Ben bu sırada Cenk Albay'ın yanındaydım. Cenk Albay, bu helikopterle de çatışmayı göze almıştı. Gerekli silah teçhizat donanımını yapmıştı ancak bu helikopterin pilotlarının motoru durdurup dışarı gelmeleri sebebi ile ve Cenk Albay'ın da kendi deniz hava üs komutanından yakıt ikmali yapılması emrinin gelmesi sebebi ile helikopterin personeli ile çatışmaya giremedi.
Sonrasında zaten bir dakika içerisinde ikinci helikopter Deniz Hava Üs Komutanlığı pistine indi. O sırada Bahadır Albay, helikopter ile çatışmaya girecek gibi mevzi almışlardı. Helikopter motor durdurdu ve pilot indi. Helikopterden önce bir pilot indi, daha sonra bir komando indi. İnenleri daha önce hiç görmedim, tanımıyorum. Daha sonra Bahadır Albay'a Deniz Kuvvetlerinden bir telefon geldiği ve 'Bu helikoptere yakıt verilecekmiş.' dendi, o da bunun üzerine cep telefonu ile Deniz Hava Üs Komutanı olduğunu tahmin ettiğim, ismini bilmediğim komutanını aradı. Bahadır Albay, komutanına, 'Piste inen bu helikoptere yakıt veriyor muyuz?' dedi . Komutanı da muhtemelen 'Evet.' demiş olacak ki Bahadır Albay, 'Bu helikoptere yakıt verecekmişiz.' diyerek kendi personeline emri iletti."
Bu sırada Cenkbahadır Avcı'dan 50-60 metre uzağa giderek, kendi komutanı Murat Çol Albay'ı aradığını söyleyen Cenik, şöyle devam etti:
Dalaman Deniz Hava Üs Komutanlığında görev yapan tanık İlker Karaduman da helikopteri gördüğünü, hemen piste koştuğunu, gerekli askeri personel, er ve erbaşlar ile gerekli mevzileri aldıklarını anlattı.
Daha sonra komutanlarının geldiğini belirten Karaduman, "Komutanımızın bir elinde cep telefonu, bir elinde telsiz vardı. Komutanımızın yanına olayın vehameti ile sürekli bir yerlere talimat verirken kendisini göremediğim ancak net bir şekilde kendisinden duyduğum, muhtemelen bakım komutanlığı personeli gelerek, 'Komutanım Tezcan Amiral aramış, yakıt verebilirsiniz.', yaklaşık 30 saniye sonra ikinci defa 'Komutanım Tezcan Amiral, Emin Yarbay'ı aramış, helikoptere yakıt verebilirsiniz.' dedi. Bunu ben bizzat duydum. Daha sonra komutanımız, 'Fatih, helikoptere yakıt verin.' diyerek emir verdi."
Helikopterlerin 'darbeci' olduğunu biliyordu
İddianamede, tanık ifadelerine de dayanılarak şüpheli Cenkbahadır Avcı'nın yakıt ikmali talep eden helikopterin darbe girişiminde bulunan kişilere ait olduğunu bildiği halde bu helikoptere yakıt ikmali yaptığı kanaatine varıldığı yer aldı.
İddianamede, saat 04.35'te yakıt ikmali yapılan "Sikorsky" tipi helikopterin şüphelileri geri alabilmek için yeniden Marmaris ilçesine yöneldiği, şüpheli Şükrü Seymen'le kurulan telefon irtibatı ve yerde bulunan şüphelilerin flaşörle yer bildirimi yapmaları üzerine şüphelileri alabilmek için alçaldıkları, helikopterde bulunan şüpheli Haldun Gülmez'in ise kullanımındaki makineli tüfek ile yerde konuşlanan güvenlik güçlerine doğru ateş etmeye başladığı, bu ateş neticesinde müştekilere ait taşınır ve taşınmaz mal varlıklarında zararlar husule geldiği, şüphelinin de ifadesinde yaklaşık 200-250 el civarında ateş ettiğini söylediği yer aldı.
Yerdeki güvenlik güçlerinin helikoptere ateş açmaları, helikopterin hasara uğraması ve makineli tüfekçi olarak görev yapan şüpheli Haldun Gülmez'in de çatışma sırasında yaralanması nedeniyle helikopterlerin yere inemedikleri belirtilen iddianamede, diğer helikopter pilotları ile irtibat kurarak Bodrum ilçesi Imsık mevkisinde bulunan Kara Havacılık Eğitim Tatbikat Merkezi Komutanlığına yöneldiklerinin tespit edildiği kaydedildi.