Elektronik sigara pazarında öne çıkan JUUL ve benzeri pod sistemli cihazlar, özellikle gençler arasında giderek yaygınlaşıyor. “Daha az zararlı” olduğu yönündeki algı nedeniyle tercih edilen bu ürünlerin, bilimsel veriler ışığında ciddi sağlık riskleri taşıdığı belirtiliyor. Uzmanlara göre bir JUUL podu, yaklaşık bir paket sigaraya eş değer nikotin içeriyor. Cihazlarda kullanılan “nikotin tuzu” teknolojisi sayesinde nikotin, boğazda yanma hissi oluşturmadan yüksek dozlarda kana karışıyor ve yaklaşık 10 saniye içinde beyne ulaşıyor. Bu hızlı etki, beynin ödül mekanizmasını tetikleyerek bağımlılığın klasik sigaraya kıyasla çok daha kısa sürede gelişmesine yol açıyor.
CİDDİ YAN ETKİLERİ VAR
Elektronik sigara kullanımının yaygınlaşmasıyla birlikte yan etkiler de daha görünür hale geldi. Kullanıcılarda en sık öksürük, boğaz ve ağız kuruluğu, baş dönmesi ve mide bulantısı görülüyor. Ancak uzmanlar, risklerin bu belirtilerle sınırlı olmadığını vurguluyor. Yapılan saha çalışmaları; bu cihazların akciğerlerde iltihaplanma ve doku hasarı, kalp ritim bozuklukları, damar sertliği ve kan pıhtılaşması riskinde artış gibi ciddi sağlık sorunlarına yol açabileceğini ortaya koyuyor. Özellikle gelişim çağındaki bireyler için tehlike daha büyük. 25 yaş altındaki gençlerde nikotinin beyin gelişimini olumsuz etkileyebileceği, öğrenme ve dikkat süreçlerinde kalıcı hasar bırakabileceği ifade ediliyor.
DAHA FAZLA KULLANILIYOR
Kullanım alışkanlıkları da riskleri artırıyor. Geleneksel sigaradan farklı olarak elektronik sigaraların kapalı alanlarda rahatça kullanılabilmesi, tüketimin gün içine yayılmasına neden oluyor. Kullanıcılar cihazı sürekli yanlarında taşıdıklarını ve farkında olmadan gün boyu nikotin tükettiklerini belirtiyor. Bazı kullanıcılar ağız kuruluğu ve tat kaybı yaşarken, bazıları çarpıntı ve göğüs sıkışması gibi şikâyetlerle karşılaştıklarını ifade ediyor. Bırakma sürecinde ise yoğun sinirlilik, odaklanma güçlüğü ve yoksunluk belirtileri öne çıkıyor.
KANSOREJEN ETKİLER TAŞIYOR
Uzmanlar ayrıca elektronik sigaraya bağlı akut akciğer hasarı (EVALI) riskinin devam ettiğine dikkat çekiyor. Özellikle kalitesiz likitlerin kullanımı ve cihazların yüksek ısıda çalıştırılması, solunum sistemi üzerinde ciddi tahribata yol açabiliyor. Buhar içinde bulunan uçucu organik bileşikler ve bazı kimyasalların ise potansiyel kanserojen etkiler taşıdığı belirtiliyor. Dünya genelinde de elektronik sigaralara yönelik önlemler giderek sertleşiyor. Bazı ülkelerde bu ürünlerin kullanımı ve bulundurulması ağır yaptırımlara bağlanırken, uzmanlar elektronik sigaraların “masum alternatif” olarak görülmemesi gerektiği konusunda yarıyor.
Nesiller boyu kalıcı hasar bırakabilir
- Türk Toraks Derneği Tütün Kontrolü Çalışma Grubu Başkanı Doç. Dr. Pınar Pazarlı Bostan, elektronik sigaranın akciğerlerden üreme sağlığına, DNA yapısından gelecek nesillere kadar uzanan ağır sonuçlar doğurabileceğini söyledi. Bostan, elektronik sigara kullanımının akciğerlerin koruyucu bariyerini zayıflattığını, doğurganlık ile sperm kalitesini doğrudan etkilediğini belirtti. Buna göre e-sigara kullanımı, hücrelerin genetik bütünlüğünü tehdit ederek hem akut DNA hasarına hem de gelecek nesillere aktarılabilecek kalıcı epigenetik değişikliklere yol açabiliyor. Bu nedenle kişinin yalnızca kendisine değil, çocuğuna ve hatta torunlarına da zarar verebildiğini vurguladı.
DOĞURGANLIK VE GEBELİK ÜZERİNDE ETKİ
- Anne karnında elektronik sigaraya maruz kalan erkek bebeklerin ileriki yaşlarda çocuk sahibi olma ihtimalinin azalabiliyor. Kadınlarda ise yumurtalık fonksiyonlarının bozulabiliyor. Östrojen salgısının azalabildiği ve embriyonun rahme tutunmasının gecikebiliyor. Buna göre, hamilelik döneminde e-sigara kullanımı ya da dumana maruz kalma, anne karnındaki bebeğin akciğer ve beyin gelişiminde kalıcı epigenetik bozulmalara yol açabiliyor, bu etkinin genetik miras yoluyla sonraki nesillere taşınabildiği ve davranış bozukluklarına neden olabildiği bildirildi.