İran’la Suriye mutabakatı

Başbakan Davutoğlu, Suriye’de her türlü oyunun oynanabileceği kirli bir zemin oluştuğunu söyledi. Bölgede, yüzyıl aradan sonra yeni bir Sykes-Picot yazılmak istendiğini belirten Davutoğlu, “İran’da görüşmemizde mutabık kaldığımız en önemli husus, Suriye’nin bölünmemesi. Onlar da İsrail karşısında bölgede güçlü bir Suriye istiyorlar” dedi.

Yeni Şafak Haber Merkezi

Başbakan Ahmet Davutoğlu, Belçika'nın başkenti Brüksel'deki AB liderleriyle mülteci krizinin çözümüne ilişkin zirve dönüşü gazetecilere önemli açıklamalarda bulundu. Başbakan Davutoğlu'nun açıklamaları şöyle:

AB serüvenimiz uzun, altmışlı yıllardan bu yana değişik yollardan geldik. Bizim iktidarlarımız döneminde de kritik zirveler oldu. 2002 Aralık zirvesini hiç unutmuyorum. AB açısından Kıbrıs, Irak konuları zorlu bir zirveydi. 2004 yılında öyle. Uzun bir ara vermişiz. Son üç ay içinde 28 artı bir olarak üçüncü zirvemiz. Fikirdaş ülkelerle mülteciler konusunda ayrı bir zeminde dört veya beş kez bir araya geldik. Bu tempo bile Türkiye-AB ilişkilerinde yeni bir boyut kazanmış oldu. Önümüzde iki boyut vardı; birincisi bu ilişkiyi bir kriz olduğunda buluşmak üzere yöneteceğiz.

KRİZ YÖNETİMİ İÇİN PAKET HAZIRLADIK

İkincisi de tüm bu tecrübelerden sonra AB ilişkilerini yeni bir zemine oturtacağız, kriz geldiğinde göğüsleyebileceğiz. Bu olay ikinci yolun inşa edilmesi gerektiğini gösterdi. Diğerler zirveler ile bu zirve arasında çok ciddi farklar var. Bu başarılı bir zirve oldu. AB ilişkilerinde kriz yönetiminden vizyona geçiş için bir paket hazırladık. Yani hem sorunları giderelim hem de ilişkileri derinleştirelim istedik. Şimdi saatler süren toplantılarda beraber oluyoruz, bu krizden bir şeyler çıkarmalıyız. AB her krizden bir şey çıkarıp büyür. Bu krizden AB birbirini keşfederek çıktı.

İLLEGAL GEÇİŞLER AZALACAK

29'undaki eylem planı iki üç ay bizi belli bir çerçevede beraber çalışmaya yöneltti. Bir yer geldi tıkandı, fark ettik ki sadece bu tedbirlerle sorun açılamıyor, bunun üzerine Türkiye olarak iki hafta önce bir teklifle geldik. Öyle bir çözüm bulalım ki, Türkiye'de mülteci sayısı artmasın. Türkiye'nin cazibe merkezi olmaması için öneri sunduk. Psikolojik eşik aşıldı, yeni dönem, ikili ilişkiler yoğunluk kazandı. Yöntem olursa illegal geçişler azalacak. Türkiye'de mülteci sayısı artmayacak. Ne kadar mülteci alırsak aynı gün aynı hafta aynı ay kamplardan Avrupa'ya o sayı kadar mülteci gidecek. Avrupa içinde illegal geçişler düzenli hale gelecek. Bu süreç içinde Türkiye'nin mülteci sorununu tek başına göğüslemesi konteksinden çıkılacak, AB ile külfet paylaşılacak. Üç milyar avro da altı milyara çıktı, ihtiyaç olursa tekrar değerlendirilecek.

http://image.piri.net/resim/imagecrop/2016/03/20/02/08/resized_91420-b71bc09ddavutogludekupe5.jpg

BELİRLEYİCİ BM KRİTERLERİ

Bugün almaya başlamayacağız. Bugünden itibaren gelenler bu kapsamda olacaklar. İnsanlar kapı kapanıyor deyip son vagona atlamasınlar. Avrupa'dan mülteci almayacağız. Yani bugünden önce gitmiş olanları almayacağız, üç saat önce gitmiş olanlar bile Türkiye'ye girmeyecek. AB'ye gidecek olanlar için tek kriter BM kriterleri. Türkiye'nin içinde olduğu bir heyet var. Muhtaçlık esas alınacak. İhtiyaç hissedenler seçilecek.

MAYIS'TA TAMAMLANACAK

Vize muafiyeti hayal değil, öne çekerek kendimizi de disipline ediyoruz ki şartları bir an önce yapalım, gerekli vize muafiyeti sağlansın istiyoruz. Muhalefete çağrım 4 Mayıs'a kadar 35 şartla ilgili engel olmamaları. En geç Haziran sonuna kadar bitmiş olacak. 3 ayda 72 kriterden 19'unu gerçekleştirdik, 10 günde 37'ye çıkardık. Kalanları da Mayıs'ta tamamlayacağız.

33. FASIL NİSAN'DA AÇILACAK

Türkiye uzun zaman fasıl açamadı. 17. fasılı 29 Kasım'dan sonra açtık. Son zirvede alınan kararla 33. fasıl Nisan ayı içerisinde açılacak. Diğerler fasıllar için de hızlanma kararı alındı. AB, ilk defa Suriye içinde güvenli alan tanımında bulundu. Daha güçlü bir tanım vardı, bir ülke muhalefet etti. Uzlaşma çerçevesine oturuldu. Yanlış anlaşılan hususlar var.

YENİ SYKES- PİCOT PEŞİNDELER

Suriye, maalesef öyle bir noktaya getirildi ki her türlü kirli oyunun oynayabileceği bir zemin oluştu. Bunlardan biri de Sykes-Picot'un 100. yılı, bizi hep böldü. Birileri yüzyıl sonra yeni bir Sykes-Picot yazma peşinde. Biz bunu yok etmeye çalışırken, birileri yazma peşinde. Biz Arap Baharı'ndan önce ekonomik hamlelerle bölgede Sykes-Picot'u ortadan kaldırmayı düşünüyorduk. Bizim hedeflerimiz birilerini rahatsız etti, Arap Bahar'ı bunun için kullanıldı. Şimdi Suriye'yi üçe, dörde bölmek istiyorlar, Irak'ı böldüler. Yeni Sykes-Picot yazmaya çalışılıyor. Bunu gerçekleştirmek isteyenler var.

TAHRAN DA GÜÇLÜ SURİYE İSTİYOR

İran'daki görüşmelerimizde mutabık kaldığımız en önemli husus, Suriye'nin bölünmemesi. Tek bir devlet olarak kalması. Onlar da İsrail karşısında bölgede güçlü bir Suriye istiyorlar. Bugünkü seyre baktığınızda YPG'nin son derece oportünist ve otokratik yöntem benimsediğini görüyorsunuz. Kendileri gibi düşünmeyen Kürtleri o bölgeden sürdüler. Şimdi de de facto durum yaratmaya çalışıyorlar. Onları bir piyon olarak kullanıyorlar, kullanıldıkları ölçüde varlar. Tek tek ülke tavırlarına bakın.

GÜVENLİ BÖLGEYE HALA DİRENÇ VAR

Suriye'deki Kürtlerin hakları ile YPG yan yana getirilmemeli. Suriyeli Kürtlerin hakları için YPG demek Suriye'deki Kürt kardeşlerimize yapılabilecek en büyük ayıp, sorumsuzluk. Gelişmeleri yakından takip edeceğiz. Suriye'de bir güvenli bölge için AB, ABD ve Rusya ile görüşüyor, biz de görüşeceğiz. Direnç var. Ateşkes devam ederse güvenli bölge kolaylaşır.

RUSYA ÇEKİLDİ DEMEK GERÇEKÇİ DEĞİL

Rusya, Suriye'den bütünüyle çıktı diye bir argüman doğru değil. Ama bazı hedeflerin gerçekleştiğini düşünüyorlar. Birinci hedef Lazkiye üssü ve Tarsus limanının korunması. İkincisi Esed rejiminin güçlü olarak masaya oturması. Üçüncüsü muhaliflerin güçsüzleşmesi, çaba gösterdiler tam yapamayacaklarını gördüler. İnşası için bir perspektifleri olmadı, geldiler, bombaladılar. Füzeler orada durdukça, üssü durdukça bölgeden Rusya'nın çektirdiğini söylemek doğru ve gerçekçi değildir.

Terörist tavra sessiz kalınmaz

Dokunulmazlıklar konusundaki bir soruya ilişkin Davutoğlu, “Ben daha önce bütün partilerin tutumunu görmek istiyorum dedim. Bu tartışma yoğunken genel ilkeler dışında da açıklama yapmadım. Geçen hafta tüm hukukçuları partiye çağırdım, saatlerce dinledim, nedir ne yapılabilir, doğru olan ne, vekillerle de toplandım. Doğu'da doğurabileceği sonuçları sordum. Devlet kurumları ile istişare ettim. Terörle mücadelenin meşruiyet zeminini kaybetmeden netice alacak şekilde sürmesi mağduriyet ve psikolojik ortamla halkın tahrik edilmemesi. Ne halk tahrik olmalı ne de şehitler noktasında oluşan psikolojik durumu gözardı eden, terörist tavır karşısında sessiz kalınmalı" dedi. Bu anlamda dengenin bulunması gerektiğini belirten Davutoğlu, “Biz bunu yaparken partiler bizi sıkıştırmaya çalıştı. CHP dokunulmazlığın tümü kalksın dediğinde, kahramanlık edasıyla. HDP vekilleri ile tahrik ederek, gerilim yaşansın, mağdur olalım diye tahriklere devam etti" diye konuştu.

MHP TUTARLI DAVRANDI

Davutoğlu, “MHP daha tutarlı bir tavır sergiledi. Bütün bu oyunu değiştirecek, bozacak hamle gerekiyordu, bu da eldeki tüm fezlekelerin aynı anda dokunulmazlıklarının kaldırılması. HDP'lilerin mağduriyet yaşatmaması, yani halka gidip bakın siyaset kapımızı kapattılar demesinler, AK Parti korkuyor çekiniyor olmasın, kim suçlu ise de yerini bulsun. Amaç bu. Hazırlıksız yakalandıklarını ortaya koydular. Biz kimseyi siyasetin dışına itmiyoruz. Sen suç işlemişsin. Meclis, seni yargılama izni veriyor. Bir ay bütçe ile uğraştıktan sonra, bir ay iki ay dokunulmazlık dosyaları ile Meclis'i bloke edemeyiz. Tek bir madde ile diyeceğiz" dedi.

Yeni krizlere neden olur

http://image.piri.net/resim/imagecrop/2016/03/20/02/09/resized_bc5e7-61c3b438davutucak.jpg

Dokunulmazlıklar konusunda muhalefet partileriyle görüşen Naci (Bostancı) Bey ile temas halinde olduğunu söyleyen Davutoğlu, “Temaslarının neticesini bugün dinlemek istiyorum dedim. Kendisini aradım bilgi verdi. Kendi yetkili kuruluşlarına götürüp tartışıp cevap verecekler. Ümit ederim kendi attıkları adımdan geri dönmezler. Umarın tek adımda yaparız. İstemezlerse, çıktığımız yoldan geri dönmeyiz, Meclis'e getiririz, herkesin tavrı ortaya çıkar, takke düştü kel göründü, ucuz kahramanlık vb. maskesi düşer, kimin ne yapacağı görülür. Doğru olan tüm partilerin birlikte bir önerge ile yapması. Başka yerlerde terörle mücadele metninde buluşamadık ama bunda buluşalım" dedi. CHP lideri Kılıçdaroğlu'nun 'anayasanın 83. maddesini değiştirme önerisini de eleştiren Başbakan, “Bir muhalefet liderinin söylememesi gerekenleri söylemiş. Bu AK Parti'nin sığınacağı konu değil. Çoğunlukta olan parti istediği dokunulmazlık dosyasını kaldırabilir. Dokunulmazlık tamamen kalkarsa, çıkabilecek sonuçları iyi düşünmek lazım. Bundan çekinmiyoruz ama sonra başka bir krizin önünü açabilirsiniz. Bunları hesap ederek konuşmalıyız" dedi.

Fenerbahçe hakeme yenildi

Fenebahçe'nin, Avrupa Ligi'nde Portekiz temsilcisi Braga'ya elendiği maçtaki hakem hatalarına da değinen Davutoğlu, “Benim nadiren vaktim oluyor maç izlemeye. Dün uçakta yoğun gündemden sonra arka odaya geçtim, dedim 'rahat bir şekilde maç izlemek istiyorum.' İlk yarı iyi bitti, neşemiz iyiydi. İkinci yarı felaketti. Fenerbahçe hakeme yenildi" dedi.

Davutoğlu, Cumhuriyet Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Can Dündar'ın Fransız Le Monde Gazetesi'ne yazdığı yazıda, Türkiye'nin AB'ye alınmaması yönünde çağrıda bulunmasının hatırlatılması üzerine, “Ona o yakışır, bize de Brüksel'e gidip Türkiye'yi temsil etmek yakışır" dedi.