İsrail gazetesinden NATO Zirvesi analizi: Türkiye kazanıyor İsrail kaybediyor

İsrail medyasında yayınlanan bir NATO Zirvesi analizinde, Türkiye'nin ABD, Avrupa ve Ortadoğu'da diplomatik ağırlığını artırdığı, İsrail'in ise uluslararası alanda nüfuz kaybetti kaydedildi. Analize göre Washington, Ankara'yı bölgesel krizlerde vazgeçilmez bir ortak olarak görmeye devam ediyor.

Türk Askeri.

The Times of Israel, Türkiye'nin son dönemde başta ABD olmak üzere Avrupa ve Ortadoğu'da diplomatik ağırlığını artırırken, İsrail'in ise uluslararası alanda etkisini kaybetmeye başladığını yazdı. "NATO Zirvesi ve Trump'ın F-35 Satışına Desteği Türkiye'nin Konumunu Güçlendirirken, Gerileyen İsrail Nüfuz Kaybediyor" başlıklı analizde, İsrail'in Washington-Ankara arasındaki yakınlaşmayı engelleme çabalarının sonuç vermediği vurgulandı. Gazeteye göre Başbakan Binyamin Netanyahu'nun, ABD Başkanı Donald Trump'tan Türkiye'ye savaş uçağı motorlarının satışına izin vermemesini ve Ankara'nın yeniden F-35 programına dahil edilmemesini istemesine rağmen, Trump'ın Türkiye ile ilişkileri geliştirme yönündeki tutumu değişmedi.

WashIngton-Ankara Hattı Güçleniyor

Haberde, Trump'ın NATO Zirvesi kapsamında Ankara'da Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile verdiği ortak mesajların, Türkiye'nin Washington nezdindeki konumunun güçlendiğini gösterdiği belirtildi. Trump'ın Türkiye'yi "pek çok açıdan diğer bazı ülkelerden daha sadık" olarak nitelendirmesi ve F-35 satışını değerlendireceklerini açıklaması, iki ülke arasındaki ilişkilerde yeni bir dönemin işareti olarak yorumlandı. Analizde, Netanyahu ve İsrailli yetkililerin Türkiye'ye yönelik sert açıklamalarına rağmen Beyaz Saray'ın Ankara'yı bölgesel denklemin dışında bırakmak yerine stratejik ortak olarak değerlendirmeyi sürdürdüğü ifade edildi.

Batı ve Ortadoğu'da Etkisini Artırıyor

Türkiye'nin son yıllarda izlediği normalleşme politikası sayesinde Mısır, Suudi Arabistan ve Körfez ülkeleriyle ilişkilerini yeniden inşa ettiğine işaret edilen analizde, Ukrayna Savaşı sonrasında Avrupa'nın güvenlik mimarisinde Türkiye'nin vazgeçilmez hale geldiği, gelişen savunma sanayisi ve NATO'nun ABD'den sonraki en büyük ordusuna sahip olması nedeniyle Ankara'nın Avrupa açısından stratejik öneminin arttığı kaydedildi. Gazete ayrıca Türkiye'nin Hamas-İsrail ateşkes görüşmelerinde ve İran krizinde üstlendiği arabuluculuk rolünün Trump tarafından takdir edildiğini, Washington'un Ankara'yı krizleri yönetebilen ve sonuç alabilen bir aktör olarak gördüğünü aktardı. Bu nedenle Türkiye'nin hem Batı hem de Ortadoğu ile aynı anda etkili diplomatik ilişkiler kurabilen nadir ülkelerden biri haline geldiği değerlendirmesi yapıldı.

Ankara artık merkezde

Gazete, aynı dönemde İsrail'in uluslararası alandaki hareket alanının giderek daraldığına dikkat çekti. İran savaşının ardından yürütülen diplomatik temaslarda İsrail'in masanın dışında kaldığı, bazı Arap ülkeleriyle normalleşme sürecinin durma noktasına geldiği ve Tel Aviv'in bölgesel girişimlerde eski etkisini koruyamadığı ifade edildi. Buna karşılık Türkiye'nin NATO Zirvesi'ne ev sahipliği yapması, Avrupa ile savunma iş birliklerini geliştirmesi ve ABD yönetimiyle yakın temasını sürdürmesi, Ankara'nın uluslararası diplomasinin merkezindeki yerini güçlendirdi. The Times of Israel'e göre mevcut tablo, Trump yönetiminin Türkiye'yi bölgede istikrar sağlayan ve krizlerin çözümünde rol oynayan önemli bir ortak olarak değerlendirmeye devam ettiğini ortaya koyuyor. Haberde özetle, Türkiye'nin başta ABD olmak üzere Avrupa ve Ortadoğu ile ilişkilerini geliştirerek diplomatik etkisini artırdığı, İsrail'in ise yalnızlaştığı sonucuna ulaşıldı.

Türkiye bölgesel süper güce dönüşüyor

  • Israel Hayom gazetesi de Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan'ın Türkiye'yi bölgesel bir süper güce dönüştürmeye başladığını yazdı. Gazeteye konuşan Ariel Üniversitesi Orta Doğu Çalışmaları ve Siyaset Bilimi Bölümü'nden Türkiye uzmanı Dr. Assa Ophir, “Türkiye'nin politika yapıcıları, diplomatik hedeflerin askeri güçle desteklenmesi gerektiğini anlıyorlar” dedi. Ophir, "Türkiye, sadece bölgesel statükoyu değil, küresel güç dengesini de reddeden; oyunun kurallarını yeniden yazmayı hedefleyen daha bağımsız ve kararlı bir tutum takındı” ifadelerini kullandı.