Cezaevine girip girmeyeceğini, ne kadar hapis yatacağını ya da denetimli serbestlikten faydalanıp faydalanamayacağını öğrenmek isteyenler, çözümü sosyal medyada arıyor. Facebook’ta yaklaşık 22 bin üyeye ulaşan “Hapis Cezaları&İnfaz Hesaplama&Suç ve Ceza” grubunda, haklarında verilen mahkeme kararlarını, ceza fişlerini ve infaz belgelerini paylaşan binlerce kişi grup üyelerinden cevap bekliyor. “Kaç yıl yatarım”, “İlk suçum girdi-çıktı olur mu”, “Mükerrerim, infazım ne olur”, “Denetimli serbestliğim yanar mı?” gibi sorulara cevap aranan grupta kullanıcıların isim, soyisim, mahkeme bilgileri ve ceza kararlarının tamamını paylaşması dikkat çekiyor.
GAYRİRESMİ İNFAZ DANIŞMA HATTI
Soruların büyük bölümünü ise avukatlar değil, daha önce benzer süreçlerden geçmiş sosyal medya kullanıcıları cevaplıyor. Aynı dosyaya ilişkin birbirinden farklı infaz hesapları yapılması, yanlış yönlendirme riskini de beraberinde getirirken hukukçular, resmî belgelerin apaçık şekilde paylaşılmasının ciddi risklere neden olabileceği uyarısında bulunuyor.
KENDİ VERİLERİNİ İFŞA EDİYORLAR
Konuya ilişkin Yeni Şafak’a değerlendirmelerde bulunan Avukat Uğur Faruk Tüzün, son dönemde bu gibi sosyal medya grupları ve paylaşımların yaygınlaştığını ifade etti. İnfaz hesaplamasının her dosyada farklılık gösterdiğini belirten Tüzün, paylaşılan belgelerin dosya kapsamındaki kişisel verileri içerdiği için ciddi riskler doğurabileceğini ifade etti: “İnsanlar ad ve soyadlarını, bazen T.C. kimlik numaralarını, dosya bilgilerini ve kendilerine ait özel bilgileri sosyal medyada paylaşarak aslında kendi kişisel verilerini ifşa ediyor. Bu durum kötü niyetli kişilerin söz konusu bilgileri farklı amaçla kullanmasına zemin hazırlayabilir. Vatandaşlar bu tür konuları uzman hukukçulara danışmalı. İnfaz savcılıkları ve mahkemelerin infaz kalemlerinden de bilgi alınabilir.”
HAKİM VE SAVCILAR DA RAHATSIZ
Paylaşılan mahkeme kararlarında yalnızca hükümlülerin değil, karara imza atan hakim, savcı ve adliye personelinin isimleri de yer alıyor. Avukat Uğur Faruk Tüzün, bunun son dönemde yargı mensupları arasında da rahatsızlığa neden olduğunu söyledi: “Normal şartlarda yalnızca dosya taraflarının görebileceği bilgiler, sosyal medya aracılığıyla internete yayılıyor. Bu durum doğrudan yasaya aykırı olmasa da Kişisel Verilerin Korunması Kanunu açısından önemli risk barındırıyor."