Kaset haberiyle mesaj verdiler

Eski DGM Savcısı Yüksel’e kurulan kaset komplosunun perde arkası deşifre oldu. Yeni Şafak’ın manşetine taşıdığı olayı Akit Genel Yayın Yönetmeni Hasan Karakaya da köşesinde anlattı: “Harun Tokak arayıp ‘mesaj’ için haberi yayınlamamızı istedi”

Yeni Şafak

2000 yılında Fethullah Gülen’e yasadışı örgüt kurmak suçlamasıyla dava açan Ankara DGM Savcısı Nuh Mete Yüksel’e kurulan kaset komplosunda önemli bir gelişme yaşandı. Yeni Şafak’ın dün manşetine taşıdığı kaset komplosunun perde arkasını köşesinde anlatan Akit Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Hasan Karakaya, ‘O seks kasetlerini kim çekiyor, nasıl servis ediyor’ başlıklı yazısında paralel yapının Nuh Mete Yüksel’e kurduğu kumpası anlattı. Yazısında paralel örgütün, ters düştüğü her kesime şantaj yaptığını anlatan Karakaya, 2002 yılında dönemin Gazeteciler ve Yazarlar Vakfı Başkanı Harun Tokak’ın kendisini aradığını ve sözkonusu kasetle ilgili haber yapması için ricada bulunduğunu belirtti. Karakaya, Tokak’ın telefonda kendisine, “DGM Hakimi Nuh Mete Yüksek ahlaksız bir ilişkiye girmiş. Malum Nuh Mete, Hocaefendi aleyhine sürekli davalar açıyor. Şu günlerde bir dava daha açmaya hazırlanıyor. Eğer bu ahlaksız ilişki haberini yayınlarsanız herhalde mesajı alır ve Hocaefendi ile uğraşmaktan vazgeçer” dediğini aktardı.

TEREDDÜT ETTİK

Yazısında, Tokak’a haberle ilgili çekincelerini anlattığını kaydeden Karakaya, Tokak’ın ise “Haber çok sağlam. Elimizde kaseti var. O kasetten bir iki kare göndereceğiz size. Ne olur, bu haberi yayınlayın” dediğini yazdı. Yaşadığı anı, “Haberi yayınlayıp yayınlamama konusunda tereddüt yaşadık. Çünkü dini bir cemaat mensubu insanların niye seks kaseti gibi belden aşağı işlerle uğraştıklarına anlam veremedik” sözleriyle ifade eden Karakaya, sözkonusu konuşmanın ardından Tokak’tan bir telefon daha geldiğini belirtti. Tokak’ın bu sefer “Haberi yayınlamanıza gerek kalmadı” dediğini kaydeden Karakaya, “Tokak, ‘Biz ilgili yerlere bu haberlerin Akit’te yayınlanabileceğini söyleyince Yüksel geri adım atmış ve Hocaefendi ile uğraşmayacağını söylemiş’ dedi” ifadelerini kullandı.

HÜRRİYET YİNE İŞBAŞINDA

Akit’in yayınlamaktan endişe duyduğu haberin 136 gün sonra Hürriyet’te ‘Bir Gecelik Zevk Uğruna’ başlığıyla sürmanşetten yayınlandığını dile getiren Karakaya, haberin yayınlandığı gün Nuh Mete Yüksel’in kınama cezası verilerek sürgün edildiğini yazdı. Karakaya yazısında, paralel yapının Yüksel’in ‘fişini çekmek’ için Hürriyet’i devreye soktuğunu ifşa etti. Karakaya, şu ilginç ayrıntıya da dikkat çekti. “O dönemde Başbakanlık koltuğunda Bülent Ecevit’in oturduğunu hatırlatalım. Yani Nuh Mete Yüksel’i DGM Savcılığından alıp ‘düz savcı’ yapan Ecevit Hükümetidir. Evet Fethullah Gülen’in ‘şefaatçi olacağım’ dediği Ecevit...”

Dokunan yandı

Paralel yapının kaset skandallarını bir bir hatırlatan Hasan Karakaya, Gülen’in daha önce görülmeyen bazı konuşmalarının ekranlarda yer bulduğu 1999 yaz aylarındaki yayınlara ilişkin televizyoncu Ali Kırca’nın da kaset şantajına maruz kaldığını anlattı. Karakaya, “Düğmeye ben bastım” dedikten sonra Kırca’nın +18’lik kasedinin piyasaya sürüldüğüne dikkat çekti. Bir TV programında ‘diyalogcular’ diyerek paralel yapıyı eleştiren Cübbeli Ahmet Hoca’nın da aynı grubun saldırısına maruz kaldığını belirten Karakaya, “Cübbeli Hoca’nın da kaseti çıkmıştı” dedi. Bunu takip eden aylarda, 2010 referandumuna Gülen’in verdiği desteği ve MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin Gülen’e eleştirisini hatırlatan Karakaya, hemen ardından Bahçeli’nin 10 yardımcısına ait seks kasetlerinin de internette servise konulduğunu kaydetti. Sözkonusu isimler 2011 seçimlerinde aday olamamıştı.