Ankara Savcısı Ali Alper Saylan'ın düzenlediği iddianamede, eski Cumhurbaşkanı Muhafız Alayı Komutanı Albay Muhsin Kutsi Barış ile firari Nuh Altınsoy, Uğur Karaca ve Yavuz Sezer'in de aralarında bulunduğu 12 şüpheli hakkında müebbet hapis istendi. İddianameye göre, Başoğlu'nun kaçırılmasını 11-15 Temmuz arası Muhsin Kutsi Barış, Muhafız Alayı içinde planladı. Başoğlu'nu kaçıran ekibin başındaki Albay Uğur Karaca ise 14 Temmuz günü Başoğlu'nun konutu çevresinde keşif yaptı.
KAFAYA YEŞİL FANİLA
Barış'ın talimatıyla Org. Başoğlu'nun konutuna Binbaşı Yavuz Sezer ile birlikte giden Albay Karaca, komutanlarını şort ve tişörtlü halde ev kıyafeti içerisindeyken derdest etti. Başoğlu'nun giyinmesine fırsat vermeyen darbeciler, evinden zorla çıkardıkları komutanın ellerini de arkasından bantladı, kafasına ise yeşil fanila geçirdi. Diğer pek çok komutan gibi Akıncılar Üssü'ne götürülen Başoğlu, burada bir odaya konuldu. İddianamede, 'müşteki' sıfatıyla ifadesi yeralan Başoğlu, ambulansla Akıncılara götürülürken gözlüklerinin alındığını bu şekilde göremeyeceğini söyleyince, cuntacıların, “Zaten buna ihtiyacın olmayacak” dediklerini aktarırken, özetle şunları söyledi:
ODADA İKİ PAŞA
“Akıncılar'da bir odada sandalyenin üzerine oturtuldum. Müteakiben kafamdaki atleti çıkartarak bir tane siyah kukuleta gibi bir şeyi kafama geçirdiler, ağzımı da bantladılar, arkasında ayaklarıma plastik kelepçe ile bağladılar. Bu esnada içerde başka biri olduğunu hissettim. O kişi de benim gibi sandalyede oturup oflayıp pofluyordu. Yanımdaki kişi sesimden beni tanıyarak bana 'Kamil sen misin?' diye sordu. Bunun üzerine Jandarma Genel Komutanı Galip Mendi ile konuşmaya başladım. Onunda ağzında bant vardı. Ancak bantlar ıslandığında yapışkanları çözüldü. Sabaha kadar o şekilde sandalyede oturarak konuştuk.”