ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio'nun, Washington ile Tahran arasındaki müzakerelerin tıkanmasıyla, İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi'nin de aralarında bulunduğu heyetten ülkeyi derhal terk etmesini istediği ileri sürüldü. Axios haber platformuna konuşan ABD'li yetkili, Beyaz Saray'ın 28 Eylül Pazartesi sabahı İran ile görüşmelerde gün içinde ilerleme sağlanabileceğini değerlendirirken öğleden sonra müzakerelerin çıkmaza girdiği kanaatine vardığını iddia etti. Bunun üzerine Rubio'nun talimatıyla aynı günün akşamı Birleşmiş Milletler (BM) Genel Kurulu'na katılmak üzere ülkede bulunan Arakçi ve beraberindeki heyetten New York'tan derhal ayrılmasının istendiği öne sürüldü.
Birkaç saat sonra ayrıldılar
İran heyetinin birkaç saat sonra havalimanına giderek Katar'ın başkenti Doha'ya hareket eden uçağa bindiği belirtildi. Associated Press (AP) ajansına konuşan ve isimlerinin açıklanmasını istemeyen iki ABD'li yetkili de Arakçi'nin başta 30 Eylül'e kadar New York'ta kalmasının planlandığını öne sürdü. Yetkililer, bu süre içinde Erakçi'nin Hürmüz Boğazı'nın yeniden açılması, çatışmaların sona erdirilmesi ve İran'ın nükleer programına ilişkin müzakerelerin yeniden başlatılması amacıyla ABD ile dolaylı görüşmeler yürütmesinin öngörüldüğünü bildirdi. Hafta sonu Katarlı arabulucuların da dahil olduğu temaslarda sınırlı ilerleme sağlandığını belirtilmişti.
İran'dan yalanlama
İran'ın BM Daimi Temsilciliğinin ABD merkezli X şirketinin sosyal medya platformundaki hesabından konuya ilişkin açıklama yapıldı. Heyetin ABD tarafından New York'tan ayrılmaya zorlandığı yönündeki iddiaların reddedildiği açıklamada, 17 Eylül'de ABD Dışişleri Bakanlığı'na önceden bildirilen program doğrultusunda heyetin pazartesi akşamı ülkeden ayrıldığı belirtildi.
Iraklı gruplara süre
Öte yandan Irak Başbakanı Ali ez-Zeydi, ABD öncülüğündeki uluslararası koalisyonun ülkeden tamamen çekildiğini belirterek, "1 Ekim 2026, tam egemenliğin ve silahın devlet kontrolüne alınmasının başlangıcı olacak" dedi. Zeydi, yayınladığı açıklamada, uluslararası koalisyonun Irak'taki görevinin sona ermesini ve güçlerinin kara, hava ve deniz yoluyla tamamen ve nihai olarak ülkeden ayrılmasını "büyük bir ulusal başarı" olarak nitelendirdi. Zeydi, bu konuda anayasal yükümlülüklere uyulacağını, açık bir yol haritası ile takvim belirleneceğini ifade etti. Bu yol haritasının 30 Haziran 2027’yi geçmeyecek şekilde uygulanacağını belirten Zeydi, savaş ve barış kararının anayasal kurumların yetkisinde olduğunu ve bunun dışında herhangi bir askeri eyleme izin verilmeyeceğini kaydetti.