Öğretmenim canım benim

Türkiye'nin dört bir yanındaki öğretmenler, her türlü imkanı kullanarak öğrencileri için vefakarca çalışıyor. Kimi öğrencileri için her gün kilometrelerce yol katediyor, kimi öğrencileri gelmeden ısınmaları için sınıf sobasını yakıyor. Türkiye'nin çalıkuşlarının hikayeleri farklı olsa da fedakarlıkları hep aynı.

Haber Merkezi Yeni Şafak
Sabri Ergin

Düzce’de görev yapan görme engelli din kültürü ve ahlak bilgisi öğretmeni Sabri Ergin, emekliliğe hak kazanmasına rağmen gönülden bağlandığı mesleğinden ayrılamadı. 54 yaşındaki Ergin, genetik göz rahatsızlığına ve diyabete bağlı olarak 10 yıl önce görme yetisini yüzde 81 kaybetti. Evliliğinde evlat sahibi olamayan Ergin, öğrencilerini adeta çocuğu gibi bağrına basıyor. Ergin, “Öğrencilerimle gönül bağı, gönül köprüsü kuruyorum. Öğretmenlik gönülle, yürekle yapılır” diye konuştu.

Soba yakmayı okulda öğrendiler

Ağrı’nın Tutak ilçesinde görevli okul müdürü ve anasınıfı öğretmeni Gaziantepli Selcan Taş (27) ile sınıf öğretmenleri Giresunlu Beyza Ayhan (32) ve Trabzonlu Asiye Köksal (24), ilk görev yerleri Damlakaya Köyü İlköğretim Okulunda 30’u aşkın öğrenciye eğitim veriyor. Her sabah odunluktan getirdikleri kömürle dersliklerdeki sobaları yakan öğretmenler, boş zamanlarda sınıfta sobanın üzerinde mısır patlatıp öğrencilerle vakit geçiriyor. Öğretmenler, soba yakmayı da

bu okulda öğrendiklerini söylüyor.

Kilometrelerce yol katediyor

Muş’un en ücra köylerinden birinde geçen yıl göreve başlayan sınıf öğretmeni Gülşah Gür, 12 öğrencisini en iyi şekilde geleceğe hazırlamak için çaba gösteriyor. Gür, şehir merkezindeki evinden her gün 40 kilometre yol katederek gittiği köyde, öğrencilerine en iyi eğitimi verebilmek için çaba gösterdi. Gür, “Ülkemizin hangi köşesi olursa olsun oraya ulaşabilmenin, çocukları eğitmenin her öğretmenin üzerine düşen önemli bir görev olduğunu düşünüyorum” dedi.

Köy okuluna projeleriyle geldiler

Bitlis’in köylerinde görev yapan sınıf öğretmeni Seda Yaman ile fen bilgisi öğretmeni Hayriye Olgun, hayata geçirdikleri projelerle öğrencilerine şehir merkezindeki okullarla aynı imkanlara sahip ortamda ders yapma imkanı sağladı. Topladıkları arazi kayaçlarından hazırladıkları proje ile üçüncülük ödülü alan öğrenciler, öğretmenleri sayesinde atıklardan da organik sabun yapıyor.

Eğitim yuvasına kadın dokunuşu

Iğdır’ın Taşlıca köyünde görevli kadın öğretmenlerin içini ve dışını güzelleştirdikleri eğitim yuvasından, öğrenciler ayrılmak istemiyor. Bursa, Ankara ve Burdurlu 3 kadın öğretmen, hayırseverlerin desteği ve kendi imkanlarıyla okulun dış cephesini çizgi film karakterleriyle süsleyip içini de özenle dizayn etti. Soğuk havaların etkili olduğu bugünlerde sobalı sıcak dersliklerde öğrencilerini karşılayan kadın öğretmenler, eğitim yuvasında hayata geçirdikleri oyun parkı, kütüphane gibi sosyal alanlarla çocukların ayrılmak istemediği bir ortam oluşturdu.

Deprem acısını öğrencileri unutturuyor

Hatay’da 6 Şubat’ta yaşanan depremlerde hasar gören ya da yıkılan evlerinden sağ çıkmayı başaran öğretmenler, yaşadıkları acıya rağmen enkaza dönen şehri terk etmeyerek öğrencilerine eğitim veriyor. Depremlerde evleri yıkılan veya ağır hasar alan sınıf öğretmenleri İbrahim Dağdelen, Ömer İbiş ve Hatice Gedikli, tayin hakları olmasına rağmen öğrencileri için 377 öğretmenin hayatını kaybettiği Hatay’da kalmayı tercih etti. Depremde 37 yakınını kaybeden ve hasarlı evinden sağ kurtulan Dağdelen, “Teneffüslerde hepsi elinize, ayağınıza sarılır, kızarsınız, unutur size yine sarılır işte böyle bir şey sınıf öğretmenliği, onun için bırakıp gidemem onları. İnşallah gelecekte yine bu nesil buraya sahip çıkacak” diye konuştu.


Hac için kesin kayıtlar bugün sona eriyor

Cuma hutbesi: İslâm şefkat ve merhameti emreder

Google'dan Öğretmenler Günü'ne özel "doodle"