Örgüt var veya yok diyemem!

İBB davasının 67’nci duruşmasında Ekrem İmamoğlu ile eski İBB Bilgi İşlem Daire Başkanı Naim Erol Özgüner arasında dikkat çeken bir çapraz sorgu yaşandı. İmamoğlu’nun “Örgüt var mı?” sorusuna Özgüner, “Var veya yok diyemem ama ben örgüt üyesi değilim” yanıtını verdi. Duruşmada ayrıca Özgüner’in avukatı Mehmet Yıldırım, emniyet aşamasında bazı İBB avukatlarının savunmaya müdahale etmeye çalıştığını iddia etti.

Muhammed Vefa Yürekli
Naim Erol Özgüner

İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) davasının 67’nci duruşmasında Ekrem İmamoğlu, eski İBB Bilgi İşlem Daire Başkanı Naim Erol Özgüner ile yüzleşti. Örgütlü bir yapılanmanın bulunmadığı yönünde cevap almak isteyen İmamoğlu, çapraz sorguda Özgüner’e defalarca “Örgüt var mı?” diye sordu. İmamoğlu, birlikte çalıştıkları dönemi hatırlatarak Özgüner’e “Beş yıl birlikte çalıştık. Çalıştığınız sürede bir örgüt gördünüz mü, bir örgüte üye misiniz?” diye sordu.

İSTEDİĞİ CEVABI ALAMADI

Özgüner ise “Örgüt var veya yok diyemem. Ama ben bir örgüt üyesi değilim” karşılığını verdi. İmamoğlu, bunun üzerine “Erol Bey, ne oldu size? Ne oldu size?” ifadelerini kullandı. Mahkeme Başkanı, İmamoğlu’nu “Böyle soru sorulamaz, sanığı baskı altına almaya çalışıyorsunuz” diyerek uyardı. İmamoğlu ise “Kötü bir soru sormadım. Aşağılamadım, soru sordum” karşılığını verdi.

İMAMOĞLU’NUN TELEFONUNU SAKLADI

İmamoğlu, duruşmada Özgüner’e “Benim telefonumu neden evinizde sakladınız” diye sordu. Özgüner, “Saklamadım, muhafaza ettim” şeklinde yanıt verdi. Ardından İmamoğlu “Size demediler mi bu 4 sene öncesinin telefonu diye” şeklinde soru yöneltti. Bunun üzerine Özgüner, “Demediler Başkanım. Ben zaten odaya girdiğimde ‘Başkanın telefonu bu’, Melih, ‘Al bunu’ dedi. Ben ‘Her şeyi bana yaptırıyorsunuz’ dedim Melih'e, çıktım. Sonra Burcu Hanım ile biz kaldık, bana verdi telefonu” şeklinde yanıtladı.

İBB AVUKATLARI MÜDAHALE ETMEYE ÇALIŞTI

Özgüner’in avukatı Mehmet Yıldırım, karakol aşamasında İBB adına geldiklerini söyleyen bazı avukatların savunmayı üstlenmek istediğini iddia etti. Yıldırım, “Ben vekâletli avukatı olduğumu söylediğimde, ‘Siz girmeyeceksiniz, biz gireceğiz’ dediler” ifadelerini kullandı. Söz konusu kişilerin İmamoğlu’nun avukatlık bürosu tarafından yönlendirildiğini öne süren Yıldırım, “Vekâleti olmayan bir avukat, vekâleti bulunan avukata ‘Sen girmeyeceksin’ diyemez” dedi. Yıldırım, “Burada örgütlü bir yapıdan bahsederim. “Vekâleti olan bir kişinin sorgusuna, vekâleti bulunmayan bir avukat gelip ‘Sen girmeyeceksin, ben gireceğim’ diyemez. Bana kimse hikâye anlatmasın. Burada o zaman başka bir şey var” sözleriyle savunmaya yönelik müdahale iddiasını gündeme taşıdı.

Hamit Demir

Ruhsat için 8 milyon verdim

  • Ekrem İmamoğlu Çıkar Amaçlı Suç Örgütü Davası’nda ifade veren iş insanı Hamit Demir, dönemin Beylikdüzü Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’yla görüştükten sonra Demir Country projesinin ruhsat işlemleri için kendisinden 8 milyon TL istendiğini anlattı. Demir, 2017’de ruhsat aşamasına gelindiğinde belediyedeki bir başkan yardımcısı tarafından ödeme talebini ileten görevliye yönlendirildiğini söyledi. Ödemeyi yapmak zorunda kaldığını belirten Demir, tutarın bir bölümünü daire, bir bölümünü çek, kalanını ise nakit olarak verdiğini kaydetti. Demir, dairelerin “Ekrem Başkan’ın işlerini de yapıyorum” dediğini aktardığı ve Mehmet Murat Çalık aracılığıyla tanıştığı Adem Soytekin’in talebi üzerine devredildiğini ifade etti. Hamit Demir’in 8 milyon TL’lik ödeme zincirini ayrıntılarıyla anlatmasının ardından Ekrem İmamoğlu’nun kendisine soru yöneltmemesi dikkat çekti.

Maliyetine villa isteyip ödemeyeceğiz dediler

  • Davanın öğleden sonraki duruşmasında iş insanı Adem Kameroğlu’nun savunması alındı. Kameroğlu, iddianamede "Eylem 3"te yer alan "Pelican Hill" villaları projesini Ekrem İmamoğlu ile ailesinin gezdiğini ifade ederek, İmamoğlu İnşaat Genel Müdürü Tuncay Yılmaz’ın talebi doğrultusunda “Biz, bu evi Ekrem Başkan'a almak istiyoruz ama her türlü indirimi yap bize, gerekiyorsa maliyetine” denildiğini söyledi. Kameroğlu, şunları kaydetti:

ÇEK SENET YAPTIRIP İADESİNİ İSTEDİLER

  • “Güzel bir yer seçtiler. Ben maliyet fiyatını çıkarttım, 1,5 milyon. 'Ama biz bu parayı hemen ödeyemeyiz.' dediler. Ne yapacağız? 'Bize 2-3 seneye yayılan bir vade süreci olsun.' Peki iyi. Yaklaşık olarak 2017 ile 2019 yılları arasında oluşan 1,5 milyon lirayı parça parça, yani 12 tane 100 bin liralık senet, bir tane 300 bin liralık çek olarak anlaşma yapıldı.”
  • Ödeme safhası geldiğinde kendilerine bir haber daha geldiğini, "'Biz, bu villaların ödemesini yapmak istemiyoruz. Bunlar kayıtta gözüksün, biz bunları yatıracağız. Siz bize sonra tekrar bunları iade edeceksiniz' dendiğini aktaran Kameroğlu, "Pek iyi, Tuncay (Yılmaz) Bey, yapacak bir şey yok' dedik” ifadelerini kullandı. Kameroğlu, "Şimdi buradaki Pelican Hill'deki 155 no'lu villanın hadisesi budur. Ben bu villayı bilâbedel olarak Sayın Ekrem İmamoğlu'na verdim" ifadelerini kullandı.