Refah Partisi 26 yıl önce kapatıldı

Tarihe ‘post modern darbe’ olarak geçen 28 Şubat sürecinde Türkiye’nin en büyük partilerinden Refah Partisi’nin kapısına kilit vurulmasının üzerinden 26 yıl geçti. 16 Ocak 1998’de dönemin AYM Başkanı Ahmet Necdet Sezer’in açıkladığı kararla, Necmettin Erbakan, Şevket Kazan, Ahmet Tekdal, Şevki Yılmaz, Hasan Hüseyin Ceylan ve İbrahim Halil Çelik’e 5 yıl süreyle siyaset yasağı getirildi.

Haber Merkezi Yeni Şafak
Necmettin Erbakan.

Tarihe ‘post modern darbe’ olarak geçen 28 Şubat sürecinde Refah Partisi’nin (RP) 16 Ocak 1998’de kapatılmasının üzerinden 26 yıl geçti. Merhum Necmettin Erbakan ve 6 arkadaşına siyaseti yasaklayan Anayasa Mahkemesi’nin (AYM) Başkanı Ahmet Necdet Sezer, daha sonra cumhurbaşkanı oldu.

HEP ENGELLERLE KARŞILAŞTI

Necmettin Erbakan’ın, aktif siyaset girişimleri, farklı siyasi kanatlarca pek çok kez engellenmek istendi. 1969’da TBMM’ye giren Erbakan, kendi siyasi hareketi için ilk adımı, 1970’te Milli Görüş’ün ilk adresi olan Milli Nizam Partisi’ni kurarak attı. 12 Mart 1971 Muhtırası ile Milli Görüş Hareketi’nin önü ilk kez kesildi. Milli Nizam Partisi, laiklik karşıtlığı gerekçesi ile kapatıldı. Erbakan, daha sonra 1972’de Milli Selamet Partisi’ni kurdu. Ancak bu partinin ömrü de 12 Eylül 1980 darbesi ile sona erdi. Erbakan ve arkadaşları yasaklı konuma düşürüldü.

REFAH 1983’TE KURULDU

12 Eylül’ün beş paşasından oluşan Milli Güvenlik Konseyi’nin siyasi partilere izin vermesi üzerine 19 Temmuz 1983’te ‘hilal-başak’ amblemi ile RP siyaset sahnesine çıktı. 6 Eylül 1987’de halk oylaması ile siyasi yasaklar kaldırılınca hareketin yasaklı lideri Erbakan, emaneti Ahmet Tekdal’dan geri aldı. RP, etkili siyaseti sayesinde 1994 yerel ve 1995 genel seçimlerinde büyük başarı yakaladı.

VESAYET HAREKETE GEÇİYOR

RP’nin yükselişi dönemin vesayet unsurlarını da harekete geçirdi. RP’nin iktidara gelmesinin önüne set çekmek için DYP-ANAP, ‘Ana-Yol’ formülü ile zoraki koalisyona itildi. Ancak bu formül uzun süreli olmadı. Hükümet 4 ayda dağıldı. Bunun üzerine RP ve DYP, ‘Refah-Yol’ adıyla anılan hükümeti kurdu. Hükümet 28 Haziran 1996’da güvenoyu alarak toplumda büyük etki uyandıran ve bazıları bugün bile hatırlanan icraatlara imza attı. Bu dönemde hükümet çeşitli bahanelerle yıpratıldı.

28 ŞUBAT KARARLARI

Refah-Yol’u hedef alan girişimler 28 Şubat 1997 MGK kararları ile zirve yaptı. Dönemin askeri yetkililerinin “Gerekirse bin yıl sürer” dediği kararlara dönemin vesayetçi yargısı da kapatma hamlesi ile destek verdi. Takvimler 21 Mayıs 1997’yi gösterdiğinde dönemin Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı Vural Savaş, iktidarın büyük ortağı RP’nin laikliğe karşı eylemlerin odağı olduğu gerekçesiyle kapatılması için Anayasa Mahkemesi’nde dava açtı. Bu sırada toplumdaki tansiyonu düşürmek ve koalisyon içinde bayrak değişimi yapmak isteyen Başbakan Erbakan, görevin ortağı Tansu Çiller’e verilmesini sağlamak için istifasını sundu. Ancak Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel, beklenmedik bir hamle yaparak hükümet kurma görevini ANAP Genel Başkanı Mesut Yılmaz’a verdi.

HALKA RAĞMEN KİLİT

Siyaset, vesayet eliyle dizayn edilmeye çalışılırken RP’yi de yargı katliamı bekliyordu. Kapatma davası 8 ay sürdü. Başsavcı Vural Savaş, Erbakan ve parti yöneticilerinin başörtüsü serbestliğinin anayasal bir hak olduğunu savunmasını kapatma gerekçesi yaptı. Erbakan, 18 Kasım’da Yüksek Mahkeme’de üç gün boyunca RP’nin savunmasını yaptı. Beklenen kararı dönemin AYM Başkanı Ahmet Necdet Sezer 16 Ocak 1998’de açıkladı. Sezer, RP’nin ‘laikliğe aykırı fiillerin odağı olduğu gerekçesiyle ve oy çokluğuyla kapatıldığını’ söyledi. Necmettin Erbakan, Şevket Kazan, Ahmet Tekdal, Şevki Yılmaz, Hasan Hüseyin Ceylan ve İbrahim Halil Çelik’e 5 yıl süreyle siyaset yasağı getirildi.

FETÖ tasfiyeyi destekledi

28 Şubat sürecine zemin hazırlayanlardan bir diğeri de FETÖ oldu. Elebaşı Fetullah Gülen, 16 Nisan 1997’de bir televizyon programında hükümeti devirmeye yönelik Milli Güvenlik Kurulu kararları için “İslami usullere göre değerlendirildiğinde bu, bir içtihattır” fetvası vererek konuşmasının devamında darbeci askerler için “Hata yapsalar bile bir sevap alırlar” dedi. RefahYol hükümetinin istifasıyla sonuçlanan MGK bildirisinden övgüyle bahseden elebaşı Gülen, örgütün kapatılan Samanyolu TV’deki 29 Mart 1997’deki programda “Bugün Türkiye’yi idare edenler, gerekli performansı ortaya koyamadılar zannediyorum. Ülkemiz kriz içinde. Bu krizi gücü temsil edenler önlemelidir. ‘Bu hükümeti değiştirin’ demek daha demokratik olur. Askeriye ‘muhtıra verdi’ diye suçlanmak isteniyor. Askerler isteselerdi, ‘Bu, böyle olacak’ diyebilirlerdi. Oturup onlarla meseleyi altı saat mülahaza etmezlerdi. Demokratik yollarla problemler çözülsün istediler” ifadeleriyle darbeyi desteklediğini ilan etti.

CHP’li Güneş’in vesayet özlemi

Eski CHP Milletvekili Hurşit Güneş, X hesabından yaptığı paylaşım yaparak vesayetin ve darbenin gölgesi altında kapatılan Refah Partisi üzerinden AK Parti ve Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ı hedef aldı. RP’nin kapatıldığı gün Necmettin Erbakan’ın yaptığı açıklamanın bir bölümünü de paylaşımına ekleyen Güneş, “Anayasa Mahkemesi Refah Partisi’ni Ocak 1998’de kapattı. O tarihte bugün Cumhurbaşkanı olan Recep Tayyip Erdoğan, aynı partinin İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı idi. O zaman partisinin lideri bakın ne diyor? Gerici ama demokrat ile gerici ama otokrat farkı!” ifadelerini kullandı.


Nedim Şener tvnet'te HDP-CHP iş birliğini değerlendirdi: Özgür Özel tepki alacağını bilerek patronu için bunları yapıyor

CHP'de Lüleburgaz çatlağı: Kırmızı çizgisini ezdiren Özgür Özel'e adaylardan sert tepki

Cumhurbaşkanı Erdoğan İstanbul İl Başkanlığını ve Ankara'daki yeni AK Parti Konferans Salonu'nu ziyaret etti