Sınamalara karşı ortak çözüm şart

Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, dünyanın teknolojinin ve yapay zekanın öncülüğünü yaptığı keskin bir dönüşüm sürecinden geçtiğini belirterek “İnsanlığın ortak sınamalarına karşı ortak çözüm yolları geliştirmenin daha önce hiç olmadığı kadar kritik olduğu bir dönemin içindeyiz” dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan.

Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, insanlığın ortak sınamalara karşı ortak çözüm yolları geliştirmesi gerektiğini vurguladı.

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı ev sahipliğinde Haliç Kongre Merkezi’nde gerçekleşen Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Örgütü’nün (OECD) 6. Beceriler Zirvesi’nde katılan Erdoğan, konuşmasının hemen başında bir hususun altını çizmek istediğini söyledi.

DÜNYA KESKİN BİR DÖNÜŞÜM SÜRECİNDE

“Sizlerin de takip ettiği üzere dünyamız teknolojinin ve yapay zekanın öncülüğünü yaptığı keskin bir dönüşüm sürecinden geçiyor” diyen Erdoğan, şöyle devam etti: “Bu değişimin insanlığa neler kazandırdığının, neler kaybettirdiğinin hesabını elbette akademisyenlerimiz çok boyutlu bir şekilde yapmaktadır ama şunu hepimiz çok net biçimde görebiliyoruz. Önüne çıkanı sürükleyen bu değişim dalgasını durdurmak, değişime set çekmek mümkün değil fakat değişimi doğru okumak, doğru yönlendirmek ve sağlıklı bir şekilde yönetmek bizim elimizdedir. Dahası, bu biz karar alıcıların asli vazifelerinden biridir.”

MESLEKLER DÖNÜŞÜYOR

“İnsanlığın ortak sınamalarına karşı ortak çözüm yolları geliştirmenin daha önce hiç olmadığı kadar kritik olduğu bir dönemin içindeyiz. Özellikle istihdam alanında ezberlerin bozulduğuna şahit oluyoruz. Teknolojide yaşanan gelişime paralel olarak üretim biçimleri değişiyor, meslekler dönüşüyor, bazı işler hükmünü yitirirken yeni iş alanları ortaya çıkıyor. İçinde bulunduğumuz dönemde ülkelerin başarısını belirleyecek unsurun beşeri sermayelerin niteliği olacağı anlaşılıyor.”

YAPAY ZEKA ENDİŞELERİ BERABERİNDE GETİRİYOR

“Uluslararası araştırmalar OECD ülkelerinin büyük bölümünde çalışma çağındaki nüfusun daraldığını gösteriyor. Nüfusumuz giderek yaşlanırken iş gücü piyasalarımız yeni baskılara, yeni meydan okumalara maruz kalıyor. Dijital ve yeşil dönüşüm beceri özellikle talebinin niteliğini de kökten değiştiriyor. Bazı sektörlerde kaçınılmaz olarak iş gücü talebi azalırken, yeni istihdam alanlarında çalışacak personel bulmakta zorluk çekiliyor. Bunu ülkemiz dahil tüm ekonomiler farklı düzeylerde tecrübe etmektedir. Bilhassa robotik teknolojilerin ve yapay zeka kullanımının yaygınlaşması yeni imkânlarla beraber çeşitli endişeleri de beraberinde getirmektedir.”

25 TRİLYONLUK KÜRESEL ROBOT PİYASASI

“Bakınız, şurası son derece dikkat çekicidir: Küresel robot piyasasının şu anki 100 milyar dolar seviyesinden 2050’ye kadar 25 trilyon dolarlık bir pazara dönüşeceği öngörülüyor. Kimi ülkelerde adına karanlık fabrika denilen tamamen otomasyona dayalı üretim tesisleri hızla yaygınlaşıyor. Yapay zekanın talimat verdiği, robotların uyguladığı, dolayısıyla üretim süreçlerinin hemen hiçbir aşamasında insan unsurunun olmadığı bu yeni durumun nasıl yönetileceği büyük bir muamma olarak önümüzde duruyor.”

DEĞİŞİM DALGASI VAR

Endüstri 4.0 süreci bir taraftan daha ucuz, daha hızlı ve hatasız üretim imkanı sunarken, diğer taraftan da ciddi sıkıntılara yol açıyor. Sadece karanlık fabrika gerçeğine bakmak bile iş gücü açısından Sanayi Devrimi’ne benzer bir değişim dalgasıyla karşı karşıya olduğumuzu görmek için fazlasıyla yeterlidir.

Aile bağlarımız bizim avantajımız

Beceriler Zirvesi’nde ele alınacak üç konu başlığının farklı ufuklar kazandıracağına dikkat çeken Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Şüphesiz eğitim her alanda olduğu gibi bu süreçte de öncelikli meseledir. Bilginin bir ülke, bir şirket veya bir şahıs için en büyük güç kaynaklarından biri olduğunun hepimiz farkındayız. Bizler artık öğrenmenin okul sıralarında başlayıp diploma ile tamamlandığı bir dönemde yaşamıyoruz. Tam tersine, günümüzde öğrenme hayatın tamamına yayılmış dinamik bir süreci ifade ediyor.”

İŞ HAYATINDA GEÇEN SÜRE ARTIYOR

“Dikkate alınması gereken bir diğer husus şudur: 2030’da dünya nüfusunun 5’te 1’inin 60 yaş ve üstü kişilerden oluşacağı, 2050’de ise bu oranın 4’te 1’i bulacağı tahmin ediliyor. Dolayısıyla insanlar iş hayatında her geçen yıl geçmişe kıyasla daha uzun süre kalacak demektir. Bir de buna aşırı bireyselleşmeyi, geleneksel aile yapısının çözülmesini, her koyun kendi bacağından asılır sözünde vücut bulan bencilliğin giderek daha fazla kabul görmesini eklediğimizde karşımıza ciddi bir sorun çıkıyor.”

EN KAPSAMLI SOSYAL GÜVENLİK SİSTEMİ

“Ülkemiz bu konuda dünyanın pek çok ülkesine kıyasla çok iyi bir yerdedir. Aile bağlarımızın halen diri olması, yardımlaşma ve dayanışma kültürünün halen güçlü olması bize önemli bir avantaj sağlamaktadır. Buna rağmen bir taraftan toplumun temeli olan aile müessesesini çeşitli projelerle güçlendirirken, diğer taraftan da dünyanın en kapsamlı sosyal güvenlik sistemiyle kimseyi dışarıda bırakmamaya özen gösteriyoruz. Üzerine titrediğimiz hususlardan biri de yetişkinlerin eğitimidir. Yetişkinlerin becerilerini güncellemesi, yeni alanlarda yetkinlik kazanması ve değişime uyum sağlayabilmesi hepimiz için kritik önemdedir. Bugün pek çok ülkede kadınlar, göçmenler ve dezavantajlı öğrenciler gibi kesimler potansiyellerini maalesef tam olarak kullanamıyor. Türkiye olarak özellikle kadınlara yönelik özgün projeleri devreye alarak bu alanda 20-25 sene önce hayal dahi edilemeyen başarılara imza attık. Göreve geldiğimizde yüzde 27,9 olan kadınların iş gücüne katılım oranını yüzde 34,7’ye çıkardık. Yine aynı dönemde ülkemizde kadın istihdam oranı yüzde 25,3’ten yüzde 31,7’ye yükseldi. Aynı şekilde gençlerimizin eğitimi ve istihdamı için de tüm imkânlarımızı seferber etmiş durumdayız.”

Hedefimiz 3 milyon gencimizi istihdama kazandırmak

  • Göreve geldiklerinden bu yana her yıl bütçede aslan payını eğitime ayırdıklarına dikkat çeken Erdoğan, “Demokrasinin askıya alındığı günlerde ikinci plana itilen mesleki eğitimi tekrar cazibe merkezi haline getirdik. Yine bu süreçte çeşitli programlarla gençlerimizi geleceğin mesleklerine hazırlıyor, eğitim kurumlarımızın iç dünyasıyla irtibatını artırıyoruz. 6 Ocak’ta kamuoyumuzla paylaştığımız Gençliğin Üretim Çağı (GÜÇ) Programı bunlardan biridir. GÜÇ programı ile staj imkânlarından beceri kazandırmaya, mesleki yönlendirmeden, ücret desteklerine kadar pek çok başlıkta gençlerimize ve işverenlerimize yeni destekler sunacağız. Hedefimiz gelecek 3 yılda 3 milyon gencimizi istihdama kazandırmaktır. Projemizle çalışma hayatımıza yüzyıllardır yön veren usta-çırak ilişkisini de günümüz şartlarına adapte etmiş olacağız” ifadelerini kullandı.

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan, Cumhurbaşkanı Erdoğan'a hediye takdim etti.

Reformlarımız hız kesmeden devam ediyor

  • “İnsan merkezli kalkınma anlayışımız doğrultusunda eğitimden istihdama, iş gücü politikalarından sosyal korumaya kadar her alanda reformlarımıza hız kesmeden devam ediyoruz” değerlendirmesi yapan Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Giderek daha fazla dijitalleşen dünyada bilinen çalışma modelleri köklü bir değişime uğramaktadır. Bu süreç bir yandan yeni iş imkânları ortaya çıkarırken, diğer yandan da istihdamın kayıt dışı alanlara kayma riskini arttırmaktadır. Ama biz aldığımız tedbirlerle bunun sayesinde son 23 yılda kayıt dışı istihdamla mücadelede kayda değer başarılar elde ettik. 2000’li yılların başında yüzde 52’nin üzerinde olan kayıt dışı istihdam oranını 2025 yılına geldiğimizde yüzde 24’e kadar düşürmeyi başardık. Üstelik bu başarıya küresel düzeyde kayıt dışılığın arttığı bir konjonktürde işsizlik ve istihdam oranları bakımından son 23 yılın en iyi sonuçlarını aldığımız bir dönemde imza attık. Şunu bir kere daha açık açık ifade etmek isterim: Türkiye yüzyılı vizyonumuzun merkezinde nitelikli insan kaynağı, güçlü aile yapısı, üretken ekonomi ve kapsayıcı sosyal kalkınma vardır. Ancak beceri politikaları devlet kurumlarının tek başına yürütebileceği bir alan değildir. Bu mesele kamu-özel sektör, üniversiteler, sendikalar, yerel yönetimler ve sivil toplum arasında güçlü bir iş birliğini gerektirir.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, şair ve mütefekkir Necip Fazıl Kısakürek’in aynı adlı eserinden beyaz perdeye uyarlanan "Bir Adam Yaratmak" filminin Atatürk Kültür Merkezi'ndeki gala gösterimine katıldı. Erdoğan’a, eşi Emine Erdoğan ile Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy eşlik etti. Programda, Erdoğan ile eşi Emine Erdoğan’a filmin yönetmeni Murat Çeri tarafından hediye takdim edildi.