
İran ile ABD arasındaki müzakerelerin seyri Hürmüz Boğazı’na kilitlendi. Diplomatik çözüm arayışlarında “önce güvenlik, sonra nükleer müzakere” yaklaşımının öne çıktığı görülüyor. Diplomasi turu kapsamında Rusya'yı ziyaret eden İran Dışişleri Bakanı Arakçi, müzakerelerin ABD tarafının aşırı talepleri nedeniyle başarısız olduğunu öne sürdü.
İran’ın, Hürmüz Boğazı’ndaki krizin çözümünü önceleyen yeni bir diplomatik öneriyi ABD’ye ilettiği iddia edildi. Axios haber platformunun üç yetkiliye dayandırdığı habere göre Tahran yönetimi, Pakistan aracılığıyla Washington’a gönderdiği teklifte, nükleer programa ilişkin müzakerelerin daha sonraki bir aşamaya bırakılmasını önerdi. İddiaya göre İran, Hürmüz Boğazı’nın yeniden açılması ve bölgedeki gerilimin düşürülmesi karşılığında nükleer görüşmelerin ertelenmesini gündeme getirdi. Teklifte, önceliğin deniz trafiğinin güvenli şekilde yeniden sağlanmasına verilmesi gerektiği vurgulanırken, ateşkesin uzun süreli olarak uzatılması ya da tarafların kalıcı bir barış üzerinde anlaşmasının hedeflendiği öne sürüldü.
Tahran'da görüş birliği yok iddiası
Yetkililer, İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi’nin söz konusu öneriyi Pakistan’ın başkenti İslamabad’da yürütülen temaslarda gündeme getirdiğini iddia etti. Aynı kaynaklara göre Arakçi, Pakistan, Mısır, Türkiye ve Katar’dan arabuluculara, İran yönetimi içinde ABD’nin taleplerine nasıl yanıt verileceği konusunda tam bir görüş birliği bulunmadığını da iletti. Axios haber platformunun bilgi sahibi üç yetkiliye dayandığı haberine göre, İran'ın ilettiği teklife göre ateşkesin uzun süreli uzatılması ya da tarafların savaşın kalıcı şekilde sona ermesi konusunda anlaşmasının öngörüldüğünü ileri sürdü.
Görüşmeler boğaz'da tıkandı
Tahran’ın bu önerisinin Beyaz Saray tarafından değerlendirmeye alınıp alınmayacağı ise henüz netlik kazanmadı. Süreç, 8 Nisan’da ABD ile İran arasında varılan ateşkes anlaşmasının ardından yürütülen temasların sonuçsuz kalmasıyla daha da karmaşık bir hal aldı. Görüşmelerden ilerleme sağlanamaması üzerine ABD Başkanı Donald Trump, 13 Nisan’da İran’a yönelik “deniz ablukası” kararı aldıklarını açıklamış ve Hürmüz Boğazı’na giriş-çıkış yapan İran bağlantılı gemilere müdahale edilmeye başlanmıştı. Bu gelişmelerin ardından bölgede tansiyon hızla yükseldi. ABD güçleri Umman Denizi ve Hint Okyanusu’nda bazı İran ticari gemilerine el koyarken, İran da Hürmüz Boğazı yakınlarında, aralarında İsrail ile bağlantılı olduğu belirtilen gemilerin de bulunduğu bazı ticari unsurlara müdahale etti.
Aşırı talepler başarısızlığa sürükledi
Öte yandan İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, ABD ve İsrail’in saldırılarıyla başlayan ve 40 gün süren çatışmaların ardından yürütülen müzakerelerin başarısızlıkla sonuçlanmasından Washington’ı sorumlu tuttu. Rusya’nın St. Petersburg kentinde ülkesinin devlet televizyonuna konuşan Arakçi, “Önceki turda ABD’nin aşırı talepleri nedeniyle müzakereler hedefine ulaşmadı” dedi. Arakçi burada Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ve Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov'la da bir araya geldi.
İran ve Umman güvenliği sağlasın
Arakçi, Umman ziyaretine de değinerek, Hürmüz Boğazı’na kıyısı olan iki ülke olarak İran ve Umman’ın bu kritik geçiş noktasındaki güvenliği sağlama konusunda yakın iş birliği içinde olması gerektiğini vurguladı. Kaynaklar İran'ın, Hürmüz Boğazı’ndan geçen gemilerin belirli hizmetler karşılığında ücret ödemesini öngören bir öneri sunmaya hazırlandığını belirtti. Bu adım, ödemeleri doğrudan bir geçiş ücreti olarak nitelendirmeden, deniz trafiğinden gelir elde etme imkânının önünü açmasıyla dikkati çekiyor. Öte yandan dün açıklanan denizcilik verilerine göre, İran ve ABD arasındaki görüşmelerin çıkmaza girmesiyle beraber Hürmüz'de en az 7 geminin geçiş yaptığı, çoğunun kuru yük gemisi olduğu ifade edildi.
SAVAŞA DÖNÜŞ İHTİMALİ
Öte yandan ABD Başkanı Trump, dün İran gündemiyle ulusal güvenlik ekibini toplarken savaşa dönüş ihtimali de dünya kamuoyunu endişelendiriyor. Bu kapsamda Katar’daki ABD’ye ait El-Udeyd üssüne C-130 askeri sevkiyat uçaklarının indiği görüldü. Flightradar24 verilerine göre ABD’nin 27 Nisan (dün) tarihinde yaptığı sevkiyatlar Körfez ülkelerinden Katar ve BAE’deki askeri üslere yapıldı.









