Sistem'i ilk kez İmamoğlu ekibinden duydum

İmamoğlu’nun yargılandığı yolsuzluk davasında savunma yapan reklamcı Eyüp Subaşı, İBB’deki rüşvet ve haraç mekanizması olan ‘Sistem’ ile ilgili önemli bir detay verdi. Subaşı, hakimin sorusu üzerine, ‘Sistem’ lafını ilk kez İmamoğlu’nun danışmanlarından duyduğunu söyledi. Subaşı sözlerini şöyle sürdürdü: “Bir iş yapmak istediğinizde eğer Fatih Keleş bir talepte bulunuyorsa, Ertan Yıldız bir talepte bulunuyorsa gayet tabii bunu sistematik olgu olarak algılıyorum. Günün sonunda ‘Sistem’ müsaade etmediği müddetçe iş yapamaz hale geliyorsunuz.”

Burak Doğan
Ertan Yıldız, Ekrem İmamoğlu, Murat Ongun ve Eyüp Subaşı.

‘İmamoğlu Çıkar Amaçlı Suç Örgütü’ne ilişkin 51'i tutuklu 414 sanığın yargılandığı davanın 78. duruşması tamamlandı. İstanbul 33. Ağır Ceza Mahkemesi’nce, Marmara Kapalı Ceza İnfaz Kurumu karşısındaki salonda yapılan duruşmaya, görevlerinden uzaklaştırılan İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu ile Beylikdüzü Belediye Başkanı Mehmet Murat Çalık, Medya A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı Murat Ongun ve Avukat Mehmet Pehlivan'ın da aralarında bulunduğu bir kısım tutuklu sanık katıldı. Duruşmada savunma yapan reklamcı Eyüp Subaşı, etkin pişmanlık kapsamında daha önce verdiği ifadelerin arkasında olduğunu, kendi yatırımıyla büyüttüğü dijital reklam alanlarının Murat Ongun’un yönlendirmesiyle Reklamist isimli firmaya devredilmek istendiğini, buna direndiği süreçte reklam alanlarının indirildiğini ve şirketine 47 milyon TL ecrimisil çıkarıldığını beyan etti.

YILMAZ İMAMOĞLU ADINA KATILDI

Subaşı, alanların devri için Sütlüce’de Murat Ongun, Fatih Keleş ve Tuncay Yılmaz’la bir araya geldiklerini ifade etti. Subaşı daha önceki ifadesinde reklam alanlarının Reklamist’e devir süreci görüşülürken Tuncay Yılmaz’a, “Bu konudan Ekrem İmamoğlu’nun bilgisi var mı?” diye sorduğunu; Yılmaz’ın “Ekrem Başkan’ın bilgisi dahilinde” cevabı verdiğini aktarmıştı. Mahkeme Başkanı’nın, “Buradaki ifadeler doğru mudur?” sorusuna Subaşı, “Doğrudur Sayın Başkan” yanıtını verdi. Dijital reklam alanlarının devri için başlangıçta şifahen 75 milyon TL üzerinde anlaşma sağladıklarını belirten Subaşı, ancak bu rakamın Murat Ongun’un yönlendirmesiyle 46 milyon TL’ye düşürüldüğünü ifade etti.

'SİSTEM'İ DANIŞMANDAN DUYDUM

Subaşı’ya ifadelerinde kullandığı ‘sistem’ tabirini hatırlatan Mahkeme Başkanı, “Nedir bu sistem, bu kelimeyi kim kullanıyordu?” diye sordu. Subaşı, “Sistem” ifadesini Ekrem İmamoğlu’nun danışmanlardan duyduğunu söyledi. Subaşı, “Sistem ifadesi özellikle danışmanlar tarafından sürekli dillendiriliyor. Bir iş yapmak istediğinizde eğer Fatih Keleş bir talepte bulunabiliyorsa, Ertan Yıldız bir talepte bulunabiliyorsa gayet tabii bunu bir sistematik olgu olarak algılıyorum. Günün sonunda da sistem müsaade etmediği müddetçe iş yapamaz hale geliyorsunuz” dedi. Mahkeme Başkanı’nın, “Bu ifade verirken sizin kullandığınız bir tabir mi yoksa savcılık eliyle mi soruldu?” sorusuna Subaşı, “Danışmandan duyduğum. Sistem deniliyor” yanıtını verdi.

FATİH KELEŞ’E NAKİT PARA VERDİM

Duruşma savcısı, Subaşı’nın etkin pişmanlık ifadesinde Fatih Keleş’in alınacak işler karşılığında pay istediği ve paranın nakit verildiği yönündeki beyanlarını gündeme getirdi. Subaşı, Keleş’e yaptığı ödemelerin Florya’daki başkanlık konutunda ve Mermerciler’deki iş yerinde birkaç seferde gerçekleştiğini söyledi. Savunmasının sonunda kendisini 'Sistem'in parçası değil, ticari mağduru olarak tanımlayan Subaşı, “Bir sistemin iradi ve hiyerarşik parçası olmak başka bir şey, o sistemin yarattığı şartlarla karşı karşıya kalmak başka bir şeydir” dedi.

3 PARÇADA 20 MİLYON VERDİM

Subaşı, İstanbul metrolarının girişlerinde yapılması planlanan kanopi projesi için kendisinden 20 milyon TL istendiğini, talebin Ertan Yıldız tarafından iletildiğini söyledi. Parayı Yıldız’a değil, onun yönlendirdiği Mahmut isimli kişiye 5 milyon, 5 milyon ve 10 milyon TL olmak üzere üç parçada verdiğini belirtti. Mahmut’un soyadını yanlış hatırlamıyorsa Coşkun olduğunu söyleyen Subaşı, Keleş ve Murat Ongun’un daha sonra “Ertan’a verilen para tamamlandı mı?” diye sorduklarını da doğruladı.

Duruşmayı Müge Anlı’ya çevirdiniz

  • Duruşmada CHP Parti Meclisi (PM) üyesi Baki Aydöner ile "etkin pişmanlık" ifadesi veren ve tutuksuz yargılanan iş insanı Serbülend Danış arasında gerilim yaşandı. Aydöner, Danış’a ilk ifadesinde ne kendisinden ne de ‘sistem’den bahsetmediğini, sonraki iki ifadesinde ise kendisinin 30, ‘sistem’ ifadesinin 7 kez geçtiğini söyleyerek bunun nedenini sordu. Danış ise Aydöner’e “Siz başkan danışmanı değil misiniz?” diye karşılık verdi. Aydöner’in “Ben başkan danışmanı değilim. İspatlar mısınız?” demesi üzerine Danış, “Öyle dedin” yanıtını verdi. Yaşanan gerilim üzerine Mahkeme Başkanı Aydöner’e müdahale ederek soru hakkının bittiğini belirtti ve “Burası iyice Müge Anlı’nın programına döndü” dedi.

Lojmandan çıkarılma baskısı

  • Mahkemede savunma yapan İBB Reklam Yönetim Müdürü tutuksuz sanık Adem Tuncay, belediye lojmanında oturması üzerinden kendisine baskı yapıldığını öne sürdü. Tuncay, Hakan Karaköse’nin tahliyesinin ardından kendisini cezaevinde ziyaret eden ve kendisini meclis üyesi olarak tanıtan bir kadınla görüştüğünü, bu kişinin Karaköse’nin ifadesiyle ilgili sorular sorduktan sonra belediye lojmanında oturup oturmadığını sorduğunu anlattı. Bu soruyu “üstü kapalı bir mesaj” olarak algıladığını belirten Tuncay, tahliye edildikten sonra da görevine dönmek için İBB’ye dilekçe verdiğini ancak hâlâ göreve başlatılmadığını söyledi. Murat Ongun’un “Yapsalar atarlar lojmandan” sözlerine Tuncay, “Çalışıyorlar, merak etmeyin, onunla ilgili de çalışıyorlar. Sürekli bir baskı altındayım oturduğum lojmanla ilgili zaten” karşılığını verdi.