Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Bakü’den dönüşünde gündeme ilişkin açıklamalar yapıp gazetecilerin sorularını cevapladı. Balıkesir Belediye Başkanı Edip Uğur’un “tehdit” açıklaması için “Bizi arasa gereği yapılırdı” diyen Erdoğan, tüm belediyelerin yakın takibe alındığını da vurguladı.
Bürokrasiye dediğiniz türden bir çeki düzen verebilmek, 657 ile bağlantılı bir konudur. Bu 657 var olduğu sürece, siz bürokraside arzu edilen türden köklü düzenlemeler yapamazsınız. Sadece birini bir yerden alır başka bir yere koyabilirsiniz. O da köklü bir düzenleme anlamına gelmez. Gerçek manada bir düzenleme, 657’nin tepeden tırnağa değiştirilmesiyle mümkün olabilir. O da tabii ki anayasa değişikliği yetkisi yapabilecek güçte olmakla mümkündür.. Temenni ederim ki parlamentoda anayasa değişikliğini yapacak güce sahip oluruz. O vakit bu yönde gerekli adımları atabiliriz.
Sayın Başkanın tehdit edildiğine yönelik bize ulaşan herhangi bir bilgi yok. Ben o açıklamasından dolayı üzgünüm. Kendisi, siyasette bunca zaman tecrübesi olan, belediye başkanlığı yapan biri olarak, o türden bir tehdit varsa nereyi ya da hangi mercileri araması gerektiğini gayet iyi bilir.
Araması halinde de pekala olayın üzerine gidilirdi. Bizler ima edildiği türden bir tehdit durumunda kendisini herhalde kendisini yalnız bırakacak değiliz. Bırakın Edip Bey’i, kim olursa olsun, birine o tür bir tehdit durumunda gerekli müdahale tabii ki yapılır.
İÇİŞLERİ BAKANLIĞI DEVREYE GİRECEK
AK Parti olarak biz, kendimizi 2019 Mart’ına nasıl hazırlanacağımızı planlıyoruz. Attığımız adımlar , bu plan çerçevesinde değerlendirilmeli. Diğer siyasi partiler, onların belediye başkanları, benim sorunum değil. Diğer siyasi partiler bu noktada bir sorun, bir sıkıntı görmüyor; bu şekilde devam etmeyi düşünüyor olabilirler. Ama bu sorunlu belediyelere, hukuki anlamda, yargı anlamında herhangi bir müdahale olmayacağı anlamına da gelmez. Neticede hiçbir belediye başkanı layüsel değildir. Milletvekillerinde dokunulmazlık vardı, bu nedenle de laüssal oldukları havasındaydılar. Ama dokunulmazlık kalkınca ne olmaya başlandı? Hesaplar sorulmaya başlandı. Hesaplar sorulmaya başlayınca da bu defa da niçin demeye başladılar. Oysa dokunulmazlığın kaldırılmasını kendileri istemişti. Parlamento dokunulmazlıkları kaldırdı, süreç de başladı. Belediye başkanları için zaten dokunulmazlık yok. Ben de belediye başkanlığı yaptım, 4 buçuk yıl yaptıktan sonra beni de okuduğum şiirden dolayı içeri aldılar, yargıladılar. Öyle veya böyle, içeri girdik. Şu anda da bazı belediyelerin sorunlu olduğuna dair bir çok şey geliyor kulağımıza. O tür sorunlu belediyelerle ilgili olarak, ilgili partiler problemi kendileri çözmek isterlerse zaten gereğini yaparlar. Aksi takdirde İçişleri Bakanlığımızın mülkiye müfettişleri devreye girmek durumunda kalabilir. Bütün belediyeler zaten inceleniyor, takip ediliyor. İncelemeler yapıldığında herhangi bir şey yakalanırsa, öyle bir durumda gerekli müdahale elbette yapılır.
İstifası istenecek başka AK Partili Belediye var mı anlamında sormuştum...
AK Parti’nin üzerinde durduğunuz yeter. Biraz da başka yerlere gidin.
Başkanlarından geri kalacak halleri yok!
CHP’den size yönelik ağır açıklamalar oldu, bunlarla ilgili soruşturma açıldı. Nasıl değerlendirirsiniz?
Tekirdağ’da bir belediye başkanının bir terbiyesizlik yapmasıyla başlayan süreci kastediyorsunuz muhtemelen. Eh, genel başkanlarından geri kalacak halleri yok. Keşke bizi o tür hakaretlere cevap vermeye mecbur etmeseniz… Normalde, bir Cumhurbaşkanı'na o tür hakaretler olduğunda, o partinin genel başkanının müdahale etmesi gerekir. Ama bu yapılmayınca, genel başkan da farklı davranmayınca ister istemez konu yargıya intikal ediyor. Avukatlarım da şahsım da, bu tür insanlara, “İstediğiniz hakareti yapmaya devam edin” diyemeyiz. Hukuk çerçevesinde hukuki haklarımı sonuna kadar kullanırım.
Peşmerge devreden çıkacak
PKK ile mücadele açısından, Sincar’ın durumu ne olacak? İran, Irak ve Türkiye’nin ortak plan dahilinde hareket edebileceklerinden söz ediliyor. Bunun bir kurumsal yapıya, bir tür Sadabad Paktı’na dönüşmesi gündeme gelebilir mi? PKK’ya karşı ortak operasyon yapılabilir mi?
Biz Irak’ın toprak bütünlüğüne önem veriyoruz. Irak, İran, Türkiye olarak bu hususlarda üçlü görüşmelerimiz sürüyor. İbadi’nin Türkiye ziyaretinde de konuştuk bu hususları. Görüşmeler ve ziyaret akabinde, Halil İbrahim Sınır Kapısı’nın Peşmerge tarafından Irak merkezi yönetimine teslim işlemleri başlatıldı. Bu işlem birkaç günde ancak tamamlanır. Devir teslim tamamlanınca bu sınır kapısı açılmış olacak. Bu, bizim tarafımızdan özellikle Irak’a insani yardımların ulaştırılması açısından önemli. Halil İbrahim Sınır Kapısı’nın merkezi yönetime tesliminin ardından, Fiş Habur Sınır Kapısı da devreye alınabilir. Böylece Peşmerge devreden tamamen çıkmış olacak ve insani yardımlar gönderilmeye başlanacak. Biz Kuzey Irak’taki yerel yönetimi muhatap almadığımız için, insani yardımları merkezi yönetim aracılığıyla ulaştırma düşüncesindeyiz.
TÜRKMENLER KENDİ TOPRAKLARINA YERLEŞECEK
Bölgede bizim için önemli bir konu da Telafer’deki Türkmen kardeşlerimizin yerlerine yerleşmelerinin sağlanmasıdır. Telafer’de 400 binin üzerinde Türkmen var, bunların yarısı Şii yarısı Sünni. Bunların 100 bin kadarı bizim topraklara geldi, 100 bin kadarı da Güney’e indi, diğerleri çevrede bölgede duruyor. Gayemiz Türkmen kardeşlerimizin Telafer’de kendi topraklarına yerleşmelerini sağlamak. Bu gerçekleştiğinde, inşallah tam bir dayanışma içinde, Sünni-Şii ayrımcılığı da ortadan kalkmış olacak.
- İdlib konusunda Rusya ile şu anda bir dayanışma içindeyiz. Bu, Afrin’i de kapsayacak. Çünkü Afrin bizim için her an bir tehdit oluşturabilir. Nerede oluşturuyor? Bir tarafta Oğulpınar öbür taraf Hatay, Antakya. Şu anda buralardan kendi topraklarımıza tehdit var. Bölücü terör örgütü mensupları, kuzeyden Akdeniz’e ineceklermiş. Buna Afrin üzerinden ilerleyerek, İdlib’i işgal ederek yeltenebilirler. Biz terör örgütü mensuplarının bu tür bir girişimine tabii ki izin vermeyiz. Buralarda bizi taciz eden törer örgütleri var, bu örgütlere karşı biz her an sınır ötesi operasyonlar yapabiliriz.
- Deyrizor’dan Akdeniz’e ulaşabilmeleri için kuzeyi kullanmaları lazım. Kuzeyi kullanmaları da bizim onlara yol vememiz halinde olabilir ki, bu da mümkün değil.
- Güneyde karşılarında rejim ve de Rusya var. Onlara ne rejim yol verir, ne Rusya yol verir. Şu anda rejim ABD ile uyum içinde değil ki. DEAŞ’ın oradaki yerleri, Deyrizor’un olduğu yerler, petrolün en fazla olduğu yerler. Oralar kolay kolay kaptırılmak istenmez.
Karabağ’ı Putin’le görüşeceğim
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Azerbaycan ziyaretiyle ilgili olarak şunları söyledi: “Azerbaycan ile enerji, savunma, ulaştırma kültür turizm alanında güçlenerek ilişkilerimiz devam ediyor. 2018’de Kafkas İslam Ordusunun kuruluşunun 100. yılını iki ülke olarak beraberce kutlayacağız. Bunun kararını aldık, ilgili birimlerimize talimatları vereceğiz. Bu birimlerimizde gerekli senaryoları hazırlayarak, ki başladılar zaten bu çalışmaya, gerekli adımları atacağız.”
Karabağ’ın durumunu da değerlendiren Erdoğan, “Türkiye olarak, Yukarı Karabağ için haklı davalarında Azerbaycan’ın yanında olmaya devam edeceğiz. Ben de önümüzdeki hafta ya da sonraki hafta Sayın Putin ile yapacağım görüşmede bu konuyu bizzat onunla görüşeceğim. Çünkü burada Putin’in tavrı çok önemli. Eğer Putin hakikaten bu işe asılırsa, netice almak çok daha kolaylaşacaktır, öyle görünüyor” dedi.
- Schröder, ta şansölye olduğu dönemden beri benim gayet iyi görüştüğüm, dayanışma içinde olduğum bir dostumdur. Zaten kendisiyle görüştüğüm biridir. Ama görüştüğümüzde, iddianın aksine o tür bir meseleyi görüşmedik. Biz Türkiye-Almanya ilişkilerini, iki ülke arasındaki ilişkilerin nasıl daha uyumlu bir sürece gireceğini, bunun için nasıl ne şekilde mesafe alınabileceğini görüştük. Ama birkaç köşe yazarının, tutup o görüşmeyi, yargıyla alakalı bir süreci etkilemeye yönelik bir teşebbüs gibi sunması hiç yakışık almamıştır. Bunlar herhalde gaipten haber alıyorlar. Eski dostumla yaptığım bir görüşme hakkında yalan yanlış şeyler ileri sürülmesi çok çirkindir. Türkiye bir hukuk devletidir. Yargı, davalarla ilgili, itirazlar dahil her hususu kendisi değerlendirir ve hukukun gereğini yapar. Kaldı ki bahsettiğiniz davada yargının kararının beraat değil, tahliye yönünde olduğunu gördük. Davanın nasıl sonuçlanacağını bilemeyiz. Ama bir görüşme hakkında birilerinin yalan yanlış şeyler söylemesi, aslı astarı olmayan şeyler yazılması, kabul edilebilir bir şey değildir.
Yerli otomobilde 5 firma devrede
Yerli otomobil start alıyor ne dersiniz?
Perşembe günü yerli oto ile ilgili lansmanı Külliye’deki kongre merkezimizde yapacağız. Bu konu ile ilgili gerek TOBB, gerek Bilim Sanayi Teknoloji Bakanlığımız çalışmalar yaptılar. Neticece sektördeki en önemli beş kuruluşumuzun bir araya gelmeleriyle, inşallah biz de kendi elektrikli otomobilimizi üretir konuma geleceğiz. Bu beş marka firmamız bu işe el atmış durumda. Lansmanını Perşembe günü yapacağız.