Cumhurbaşkanlığı Savunma Sanayii Başkanı Haluk Görgün, TUSAŞ tesislerinde düzenlenen T625 GÖKBEY Helikopteri Emniyet Genel Müdürlüğü İlk Teslimat Töreni'nde, helikopter programlarının Türkiye ekonomisine katkısı ve savunma sanayiinde gelinen noktaya ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
8 MİLYAR DOLARLIK İTHALATIN ÖNÜNİ GEÇTİ
Türkiye’nin helikopter ihtiyacının yerli ve milli imkanlarla karşılanmasının ekonomiye önemli katkı sağladığını belirten Görgün, “Helikopter ihtiyacımızı yerli ve milli imkanlarla karşılayarak 8 milyar doların üzerinde doğrudan ithalatın önüne geçtik. Bu platformların kullanım ömürleri boyunca oluşacak bakım ve idame giderlerini de hesaba kattığımızda yalnızca helikopter programlarımızla ülkemize sağladığımız toplam ekonomik katkı 35 milyar doların üzerinde" dedi. Söz konusu rakamların yalnızca helikopter projeleri sayesinde Türkiye’de kalması sağlanan tutarı ifade ettiğini vurgulayan Görgün, asıl kazanımın Türkiye’nin bir zamanlar yurt dışından hazır almak zorunda kaldığı platformları bugün tasarlayan, geliştiren, üreten, modernize eden ve ihraç eden bir sanayi yapısına ulaşması olduğunu belirtti.
PROJE HACMİ 150 MİLYAR DOLARI AŞTI
Savunma sanayiindeki dönüşüme ilişkin verileri de paylaşan Görgün, 2003 yılında Savunma Sanayii Müsteşarlığının çoğunluğu yurt dışı tedarik projelerinden oluşan 62 proje yürüttüğünü, bugün ise Savunma Sanayii Başkanlığının 1.486 projeyi eş zamanlı olarak yürüttüğünü söyledi. Görgün, savunma sanayii proje hacminin 23 yıl önce 7,4 milyar dolar seviyesinde bulunduğunu, bugün ise 150 milyar doların üzerine çıktığını belirterek, “Savunma sanayiimizde yerlilik oranımız ise yüzde 20 seviyelerinden yüzde 83’e yükseldi. Bu sayede 23 yıl önce bir yılda yaptığımız ihracatı artık bir haftada yapar hale geldik ve dünyanın 11. en büyük savunma ve havacılık ihracatçısı olduk. Dünyanın en büyük 100 savunma sanayii şirketi arasında 5 şirketimiz var" ifadelerini kullandı.
GÖKBEY PROJELERİNDE 200'ÜN ÜZERİNDE YERLİ FİRMA GÖREV ALIYOR
GÖKBEY'in geliştirme sürecine de değinen Görgün, helikopterin yaklaşık 3 bin saatlik uçuş testiyle yüksek teknik olgunluk seviyesine ulaştığını ifade etti. Görgün, yeni nesil, çift motorlu ve 6 ton sınıfındaki GÖKBEY'in modern aviyonik mimarisi, gelişmiş uçuş kontrol sistemleri ve farklı operasyonel ihtiyaçlara cevap verebilecek esnek yapısıyla geliştirildiğini belirtti.
GÖKBEY ve onu takip eden milli helikopter projelerinin yerli sanayiye sağladığı katkıya dikkati çeken Görgün, şöyle dedi:
“Bugün GÖKBEY ve onu takip eden milli helikopter projelerimiz kapsamında 200’ün üzerinde yerli firmamız çalışıyor. Ana yüklenicimizden alt yüklenicilerimize, KOBİ’lerimizden araştırma kuruluşlarımıza kadar uzanan bu yapı, ülkemize kalıcı yetkinlikler kazandırıyor.”
Görgün, seri üretim kapasitesi, farklı kullanıcı ihtiyaçlarına yönelik konfigürasyonları ile bakım ve lojistik destek altyapısıyla GÖKBEY'i güçlü bir platform ailesi olarak geleceğe taşıdıklarını söyledi.
12 ATAK HELİKOPTERİ İHRAÇ EDİLDİ
Görgün, bugüne kadar gerçekleştirilen helikopter teslimatlarına ilişkin de bilgi verdi. Tüm kullanıcılar dikkate alındığında bugüne kadar 39 T70, 8 GÖKBEY ve 80 ATAK helikopterinin ihtiyaç makamlarının hizmetine sunulduğunu belirten Görgün, ayrıca 12 ATAK helikopterinin dost ve müttefik ülkelere ihraç edildiğini bildirdi.
Savunma sanayiinde üretim ve teslimatın süreklilik kazandığını ifade eden Görgün, şunları kaydetti: “Savunma sanayiimizde teslimat artık münferit bir başarı anı olmaktan çıktı. Platformlardan mühimmatlara, elektronik sistemlerden yazılımlara kadar üretimin ve teslimatın süreklilik kazandığı bir dönemdeyiz.”
EMNİYET'İN GÖKBEY FİLOSU BÜYÜYECEK
Teslimatla birlikte toplam 8'inci GÖKBEY'in, Emniyet Genel Müdürlüğünün ise ilk GÖKBEY helikopterinin envantere alındığını belirten Görgün, ikinci helikopterin de kısa süre içerisinde EGM envanterine kazandırılacağını açıkladı.
Görgün, takip eden teslimatlarla Emniyet Teşkilatının GÖKBEY filosunun kademeli olarak büyütüleceğini ve kullanıcı ihtiyaçlarına göre belirlenecek sistem ve ekipmanlarla helikopterin etkinliğinin artırılacağını söyledi. Eğitim, bakım, lojistik destek, ekipman entegrasyonu ve konfigürasyon geliştirme çalışmalarının da sürdüğünü belirten Görgün, şu değerlendirmede bulundu: “Çünkü bizim için bir platformun teslim edilmesi sürecin sonu değil, yeni bir safhanın başlangıcıdır. Kullanıcımızdan aldığımız her geri bildirim yeni bir geliştirmeye, her görev tecrübesi daha ileri bir kabiliyete dönüşmektedir.”