Anadolu Kızılelma’yla buluştu

İçinde dünyanın ilk silahlı insansız hava aracının da (SİHA) yer aldığı gemiyi görmek isteyen çok sayıda ziyaretçi Sarayburnu’na adeta akın etti. İnsanlar, önünde hatıra fotoğrafı çekilmek ve dokunmak için İstanbul’un ve Anadolu’nun dört bir yanından akın akın Sarayburnu’na geliyor. Yeni Şafak Pazar hem gemiyi gezdi hem de içindeki Kızılelma’ya dokunmaya gelenlerle konuştu.

Dilber Dural
TCG Anadolu hayal değil gerçek.

Türkiye’nin en büyük askeri gemisi TCG Anadolu’yu görmek için Topkapı’dan Sarayburnu’na doğru yola çıktım. Sirkeci Tramvay Durağı’nda inip Sarayburnu’na doğru yürümeye başlayınca yoğun bir kalabalık beni karşıladı. Kimi arkadaşıyla, kimi eşi, dostuyla kimisi de tek başına gemiyi ziyaret için gelmiş. Karşılaştığım insanlara ilk önce nereden geldiklerini soruyorum. Kahramanmaraş ve Hatay gibi deprem bölgesinden gelenler de var otobüse atlayıp gemiyi görmeye gelen aileler de. Yine İstanbul’un dört bir yanından yoğun bir ziyaretçi akını dikkat çekiyor. Silivri’den arkadaşlarıyla gelen gençlerle tanışıyorum önce sonra da Gebze’den çocuklarını alıp gezmeye gelen bir aileyle sohbet ediyorum. 7’den 70’e Türkiye’nin dört bir yanından insanlar akın akın Sarayburnu’ndalar diyebilirim. Kalabalığın arasına karışıp biraz dolaşıyorum. Kimisi cep telefonundan yakınlarını görüntülü arayarak gemiden canlı yayın yapıyor kimisi ise geminin önünde hatıra fotoğrafı çekiliyor. Gemiyi gezmek için sıraya girenler ise uzun bir kuyruk oluşturmuşlar. Bütün bu telaş ve heyecan karşısında TCG Anadolu Gemisi ise bütün heybetiyle öylece duruyor. Boğaz’ın girişine demirleyen bu dev gemiye vatandaşlarımızın yoğun ilgisi ve sevgisini bir süre ben de gururla izliyorum. Ardından da gemiye binmek için limana doğru ilerliyorum. Limanda bizi güler yüzlü deniz astsubayları “Hoş geldiniz” diyerek karşılıyor. İçeriye 20 ila 30’ar kişilik gruplar halinde alıyorlar. Bir deniz astsubayının mihmandarlığı eşliğinde sıraya giriyoruz. Polis ve askerin sıkı kontrolü altında gemiye biniyorum. Tuzla’daki Sedef Tersanesi’nde inşa edilen TCG Anadolu, 230 metre uzunluk, 32 metre genişlik ve 9 bin 200 metrekare büyüklüğe sahip.

Uçuş güvertesinin yer aldığı gemiye aynı anda 6 helikopter iniş ve kalkış yaparken, SİHA’lar da konuşlanabiliyor. İnsansız hava araçlarının bulunduğu uçuş güvertesine asansörle çıkılıyor. Ben ise L400 TCG Anadolu Gemisi’nin 14 katlı merdivenlerini yürüyerek güverteye çıkıyorum. Ancak bütün yorgunluğumu 11 SİHA’nın havalanmaya hazır bekleyebileceği uçuş güvertesini görünce bir anda unutuyorum. Dünyada bu ölçekte gemiye sahip sadece 12 ülkeden biri olmak ise ayrıca gurur verici. Eşsiz Boğaz manzarası ve İstanbul’un silüeti ile bütünleştiğimiz Sarayburnu Limanı’nda bulunan TCG Anadolu Gemisi’nde; Bayraktar tarafından geliştirilen Kızılelma Muharip İnsansız Savaş Uçağı, Baykar tarafından kanatları katlanabilen Bayraktar TB3 SİHA’ları, AH-1 W Süper Cobra Deniz Taarruz Helikopteri’ni, denizaltı ve suüstü savunma arama kurtarma helikopteri olan SH-70 Seahawk güvertede yer alıyor. Hangarda ise Alman Leopard tanklar, zırhlı personel taşıyıcıları ve yine zırhlı Amfibi Hücum araçlarını görüyorum. Aynı zamanda geminin 30 yataklı hastanesi ve 2 ameliyathanesini geziyorum. Unutamayacağım bu gezinin ardından TCG Anadolu Gemisi’ni ziyarete gelenlerle sohbet edip onların da izlenimlerini not alıyorum.

Bu gemi donanmamızın bel kemiği

Dört kişilik genç bir grup dikkatimi çekiyor. Heyecanlı ve gurur dolu sözlerle birbirlerine gördüklerini anlatan gençlerin yanına gidiyorum. 18 yaşındaki lise son öğrencisi dört genç, Silivri’den TCG Anadolu Gemisi’ni görmek için üç saat yol gelmişler. Aralarında Mücahit İsmen ben daha soru sormadan “Beni buraya getiren milli ruhumuzdu” diyerek heyecan dolu sözlerle hemen anlatmaya başlıyor. İsmen, geminin içinde atmosferin çok farklı olduğunu, herkesin çok heyecanlı ve gözlerindeki gururu çok rahat bir şekilde görebildiğini anlatıyor. İsmen ve arkadaşlarını geminin içindeki askeri personellerin güler yüzlü oluşu ve yardımcı oluşu daha da ilgisini ve merakını artırmış. Geminin en üst katında Bayraktar TB3’ü, Amerika’nın ürettiği aldığımız helikopterleri, insansız zırhlı araç Ejder’i, tankları görmüşler. “Bu gemi donanmamızın bel kemiği” diyen İsmen, “Bir başlangıç olduğunu düşünüyorum. Burada bu araçları gördüğünüzde ve baktığınızda biz ürettik diyorsunuz. Bu gurur anlatılmaz bir şey” diyor. Türkiye Savunma Sanayisinin geldiği noktanın da son 20 yılda ilerlediğini düşündüğünü söyleyen İsmen, “Zaten asker olarak hiçbir zaman sıkıntımız olmadı. Ek teçhizatlarımızı da gördüğünüz üzere kendimiz de üretiyoruz. Son yıllarda daha da iyiye gideceğini düşünüyorum” şeklinde konuşuyor. Milli Savunma Üniversitesi’nde subaylık düşündüğünü söyleyen İsmen, TCG Anadolu Gemisi’ni gördükten sonra kendisini daha da çok teşvik ettiğini söylüyor ve her gördükleri askerle ve komutanla birlikte fotoğraf çektirmiş.

18 yaşındaki lise son öğrencisi Suriyeli Cihat Gavsani ise kuzeniyle birlikte Fatih’ten gelmiş. Beş yıl önce Türkiye’ye yerleşen Gavsani geminin içinde çok güzel vakit geçirmiş. Gavsani, “Gemi inanılmazdı. Organizasyon ve sistem olarak çok güzeldi. Ayrıca sistem olarak çok iyi çalışılmış ve çok iyi yapılmış bir gemi” diyor ve ekliyor: “Bu gemi benim için güç ve güven demek. Suriye’de böyle bir şey hiç yok. Gemi de yok. Suriye’de otururken kendimizi güvensiz hissediyoruz.”

Dursun Ali Boyukısa eşi ve çocuklarıyla.

Çocuklarımın hayatına dokunsun

Selçuk Bayraktar geçtiğimiz günlerde sosyal medya hesabından TCG Anadolu’yu ziyaret eden küçük bir çocuğun videosunu “O uçaklara yalnızca tam bağımsız Türkiye hayaliyle yanıp tutuşan o güzel çocuklar gelip dokunabilecekler” notu ile paylaşmıştı. Tıpkı o videodaki gibi çocukların gelip bu uçaklara dokunuşlarını seyrediyorum bir süre. Amiral gemimizle fotoğraflar çektiriyorlar, ve helikopterlerin önündeki asker abilerine meraklı gözlerle sorular soruyorlar. Kızılelma’nın önünde eşi ve iki çocuğuyla beraber fotoğraf çektiren bir ailenin yanına gidiyorum. Dursun Ali Boyukısa eşi ve iki çocuğuyla birlikte Gebze’den gelmiş. “Burada yerli İHA’mızı, SİHA’mızı görmek çok güzel” diyen Boyukısa ziyaret sebeplerini şöyle açıklıyor: “Çocuklarımızı bu alanda teşvik etmek amacıyla geldik aslında. Onların ileride hayatına dokunmasını temenni ediyoruz.”

Dosta güven vereceğiz

Ayşe Güleç adlı bir hanımefendi yanıma gelip “Instagram’da canlı yayın nasıl açılıyor?, Yardımcı olur musun kızım?” diye soruyor. Güleç’e Instagram’da canlı yayınının nasıl açıldığını gösterdikten sonra eşiyle sohbete koyuluyorum. 55 yaşındaki İrfani Güleç eşi Ayşe Güleç ve kayınbiraderi ile Bağcılar’dan gelmiş. Güleç, “İlk günler kalabalık olur diye gelmemiştim. Ama bugün de geminin ziyaretçilere açık olduğunu duyunca koşarak geldim. Bu gemi dışında bugün beni hiçbir şey evden çıkaramazdı” diye gülerek ziyaretinin hikayesini anlatıyor. “Böyle bir gemiden bu vatanın evladı olup kim gurur duymaz ki? Bu gemiyi gördük daha çok mutlu olduk daha çok gurur duyduk” şeklinde duygularını paylaşıyor ve ekliyor: “Bu gemiyle daha ileriye gideceğiz. Dostlarımıza güven vereceğiz, düşmanlarımıza korku vereceğiz bu sayede.” Tuncay Yeşilyurt’la tanışıyorum. Yeşilyurt da önceki günlerde oluşan uzun kuyruklardan dolayı gelememiş. Makine mühendisi olan Yeşilyurt, “Benim zamanımda böyle değildi tabii, teknoloji böyle gelişmemişti” diyor ve ekliyor: “O zamanlar başka milletlerininkini gezmek için can atıyorduk.“ Yeşilyurt gemiyle ilgili izlenimlerini ise şöyle paylaşıyor: “Geminin içinde inanamayacağım şeyler gördüm. Ama hayal değil gerçekmiş.” Kız kardeşi ve iki çocuğuyla birlikte gelen Tuğba Keskin depremzede olduğunu söylüyor. Aslında Kahramanmaraş’ta oturan ama aslen Hataylı olan Keskin, Hatay’da yaşadığı depremin ardından İstanbul’daki kız kardeşinin yanına yerleşmiş. 6 yaşlarındaki kızı ve bebek arabasındaki çocuğuyla Avcılar’dan gelen Keskin, TCG Anadolu Gemisi’ni gezdikten sonra “Çok güçlü bir millet olduğumuzu bir kez daha gördüm. Çok duyguluydu. Geminin içinde helikopterlerimizi görmek ne kadar güçlü olduğumuzu gösteriyor” diyerek gururla izlenimlerini paylaşıyor.