Sergideki eserlerinin yıllar boyu sürdürdüğü resim anlayışının devamı niteliğinde olduğunu belirten Taktak, “Ben aslında bir mekanı 3 boyutlu kolaj yapar gibi tasarladım. Bir kutuyu tasarlarken resmi oluşturan ögeleri bir araya koyuyorsunuz. Burada da renklerin katılımı, dağılımı, dengesi, serginin hareketi adeta bana bir kutu izlenimi yarattı” ifadelerini kullanıyor. Taktak, resimlerinde bisiklet ve dikilitaş metaforunu çokça kullandığını kaydederek, “Bisiklet bende insanı, dolayısıyla beni simgeliyor. Bisiklet insan yaşamı gibidir. Enerjiniz bittiği zaman inersiniz. Geri vitesi de yoktur bisikletin. Dikilitaş da 1980 öncesi İstanbul meydanlarında gördüğüm grev çadırlarını hatırlatıyor. Askeri darbe sonrası üzerimizde yoğun bir baskı olduğu için bu grev çadırlarını soyutladım ve dikilitaş şeklinde anlatmaya başladım” diyor. Sergi, 15 Ekim’e kadar ziyaret edilebilir.