Batı Karadeniz’in yemyeşil dağları ve serin havasıyla çevrili Düzce, sadece doğasıyla değil, tarihî zenginlikleriyle de dikkat çekiyor. Şehrin her köşesi, ziyaretçisine hem huzur hem de keşif imkânı sunuyor. Samandere’nin çağlayan suları, Güzeldere’nin orman içindeki şelalesi, Efteni Gölü’nde süzülen kuşlar, yaylaların serinliği ve göllerin dinginliği, doğa tutkunlarını kendine çekiyor. İstanbul’a yalnızca üç saat mesafede bulunan Düzce, kısa bir kaçamak için ideal bir destinasyon. Biz de Yeni Şafak Pazar olarak sonbahara sayılı günler kala Düzce’deydik ve rotamızda doğa kadar tarihin de ağır bastığı bir durak vardı: Prusias ad Hypium Antik Kenti.
Mezardan sura devşirme Atlı Kapı
Adını Bithynia Kralı I. Prusias’tan alan Prusias ad Hypium, Anadolu’nun en eski kentlerinden biri. Düzce il merkezindeki Konuralp Mahallesi’nde yer alması nedeniyle Konuralp Antik Kenti olarak da anılıyor. Tarihi milattan önce 3. yüzyıla uzanan kentte su kemerleri, tiyatro, hamam ve köprü gibi birçok önemli anıtsal yapı inşa edilmiş. Kent, Roma döneminde büyümüş, Bizans döneminde ise dini ve ekonomik değişimlerle şekillenmiş. Kentin giriş kapısı olan ve halk arasında “Atlı Kapı” olarak bilinen bu yapının üzerinde at üzerinde bir insan figürünü gösteren kabartma yer alıyor. İşte bu nedenle yapı bu isimle anılmış. Ancak söz konusu kabartma, aslında kentin nekropolünde yer alan bir anıt mezarın parçası. Daha sonraki dönemlerde devşirme malzeme olarak buraya taşınmış. Zaten sur duvarlarında Roma dönemine ait çok sayıda devşirme taş görmek mümkün.
2 bin yıldır harçsız ayakta
Kentin en etkileyici yapısı kuşkusuz Prusias ad Hypium/Konuralp Antik Tiyatrosu. Halk arasında “Kırk Basamaklar” olarak bilinen bu yapı, yaklaşık 10 bin kişilik kapasitesiyle hem gösterilere hem de dönemin en gözde güreşlerinden biri olan pankration müsabakalarına ev sahipliği yapmış. Anadolu’da üç katlı oturma sırasına sahip ender tiyatrolardan biri olan yapının doğu ve batı yönlerinde üçer giriş yer alıyor. Girişlerdeki yapının en dikkat çekici özelliği de 2 bin yıldır harç kullanılmadan yalnızca kendi ağırlığıyla ayakta duruyor olması.
Oturma sıraları ise üç kademeden oluşuyor. Ne yazık ki orta ve üst kısımlar günümüze ulaşamamış. Ancak hâlâ ayakta duran alt sıralar, tiyatronun görkemini hissettirmeye yetiyor. Orkestranın mermer döşemelerinden ise sadece bir kısmı günümüze ulaşabilmiş. Ön sahnede yer alan sarı taşlar, Konuralp’in yerel kayalıklarından çıkarılmış. Beyaz taşlar ise Yığılca’dan getirilen kireç taşları. Heykeller ve süsleme parçaları içinse uzak bölgelerden mermer taşınmış. Ancak Bizans döneminde ikonoklazmın etkisiyle heykeller ve kabartmalar tahrip edilmiş, kimi parçalar ocaklarda eritilerek kirece dönüştürülmüş. Daha sonrasında sahne binasının taşları farklı dönemlerde sur duvarları, köprü ve çevre yapılar için kullanılmış.
Tiyatronun bulunduğu alanda yapılan kazılar, Roma döneminin sona ermesiyle birlikte, 4. yüzyıldan itibaren bir şapel ve ona bağlı küçük mekânların inşa edildiğini ortaya koymuş. Zeminde büyük taşlarla döşenmiş geometrik desenli taban mozaikleri de gün yüzüne çıkarılmış. Kazılar sırasında ayrıca bir kadın heykeli, Apollon Kitharades heykeli, masklar ve küçük heykelcikler, kemik atölyeleri ve kemikten yapılmış müzik aletleri, Dionysos kült alanına ait mozaikli oda, İskender heykelbaşı ve antik tiyatro bileti gibi önemli buluntular da gün ışığına çıkarılmış.
Doğa ve kültür rotası
- Prusias ad Hypium’u gezdikten sonra, bölgede şu deneyimleri yaşayabilirsiniz:
- UNESCO Dünya Geçici Miras Listesi’nde yer alan Ceneviz Kalesi’nde manzaranın tadını çıkarın.
- Samandere Şelalesi Tabiat Anıtı’nda zengin flora ve jeolojik formasyonları görün.
- Sarıkaya Mağarası ve Güzeldere Şelalesi Tabiat Parkı’nda doğanın sesine kulak verin.
- Doğu Roma İmparatoru’nun kızı Eftelya’ya şifa olmasıyla hikâyelerde yerini edinen Efteni Gölü’nde kuş göçlerine tanıklık edin.
- Çantı tekniği ile inşa edilen Hemşin Köyü Camii, Çayağzı Köyü Orhangazi Camii ve Karaçalı Orhangazi Camii’nin mimari harikalarına tanıklık edin.
- Akçakoca Tarihi Yukarı Mahalle yöresel pazarında coğrafi işaretli ürünleri tadın, mahalledeki taş evleri görün.
- Pürenli ve Balıklı Yayları’nda doğa yürüyüşü, çadır kampı gibi aktiviteler yapın.
- Topuk Yaylası ve Göleti’nde kano, ATV, trekking gibi aktivitelere katılın.