Darbe davaları bizim vatan müdafamız

15 Temmuz hain darbe girişiminin ardından 1 yıldan fazla zaman geçti. 15 Temmuz'la ilgili açılan onlarca davada, 50’ye yakın kadın avukat gönüllü olarak görev yapıyor. Darbe davalarının kadın avukatları, Gerçek Hayat'a yaptıkları açıklamada, "Biz şehitlerin, gazilerin haklarını savunan kesimde olacağız. Para için yapmayacağız" diyor.

Yeni Şafak
15 Temmuz Darbe Davalarını Takip Platformu’nda 50’ye yakın kadın avukat gönüllü olarak görev yapıyor.

15 Temmuz darbe girişmininin üzerinden bir yılı aşkın zaman geçti. Darbe girişimiyle ilgili açılan davalarda 50'ye yakın kadın avukat gönüllü olarak görev yapıyor.

Kadın avukatlar, Gerçek Hayat'tan Emeti Saruhan'a konuştu.

15 Temmuz gecesi kimi sokağa çıktı, kimi de yüreği ağzında sabaha kadar dua etti. Fakat 16 Temmuz sabahı hepsi çok iyi biliyordu ki, cüppelerini giyip mahkeme salonu sıralarında oturacak, Türk milletinin, şehit ve gazilerin haklarını savunacaklardı. “Biz şehitlerin, gazilerin haklarını savunan kesimde olacağız. Para için yapmayacağız. Tankın önünde duran adam öldüyse, bu mücadelenin cephede olan kısmıysa, biz de hukuki alanda vereceğiz mücadeleyi” diyen 15 Temmuz Darbe Davalarını Takip Platformu’nun sayısı 50’ye varan kadın avukatları, darbe davalarında gönüllü olarak görev alıyorlar. 10 klasöre varan dava dosyalarını okuyor, şehit ve gazi yakınlarıyla görüşüyor, dava günleri çocuklarını okula yollayıp Silivri’nin yolunu tutuyorlar. Evladını şehit veren annenin yürek yangınını en iyi onlar anlıyor, yeri geldiğinde müvekkillerine bir anne, bir kadın olarak el uzatıyorlar. Şehit yakınları ve gaziler de onların daha çok görünür olmasını istiyor. Sağlıklı bir yargılama süreciyle, tüm dünyaya örnek olacak darbe yargılamalarını gerçekleştirmek konusunda oldukça hassas olan avukatlar, “Hepimizin amacı en hızlı şekilde adaletin yerini bulması” diyorlar.

"Bizi aramanızı bekliyorduk. Çünkü Allah davasını sahiplenenleri sahipsiz bırakmaz”

Avukatlardan Gülcan Ertekin, "O gece dışarı çıkan insanları tanıdıkça rastgele dışarı çıkan insanlar olmadığını anlamaya başlıyorsunuz. Çünkü bir gazi bana şöyle dedi: “Bizi aramanızı bekliyorduk. Çünkü Allah davasını sahiplenenleri sahipsiz bırakmaz” dedi. Beni çok etkiledi bu. Aranızda bir yakınlık oluşuyor. Şehit Çetin Can’ın annesi Emine Can’ın vekaleti bende değil ama dava süreçlerinde karşılaşıyoruz, sohbet ediyoruz. Demek ki bir yakınlık hissetmiş, Köprü davasının son oturumuna gidebildim. O beş gün gelmiş ve avukatlar arasında beni aramış. Bana “Seni avukatlar arasında aradım göremedim” dedi. İşe sadece avukat müvekkil ilişkisi olarak bakmıyorlar. Çok farklı bir ruh halleri var" ifadelerini kullanıyor.

"Bizi yüreğinizle savunun"

Avukatlardan Işıl İlgin Oktay ise şöyle konuştu:

"Silivri’de katıldığım çatı davada bir şehit yakını ile sohbet etme imkanım oldu. Yüreği yanmış bir anne ve eş kendisi. Davalarla ilgili yaptığımız konuşmada elini kalbimin üzerine koyarak “Bizi savunurken buradan gelen sesle, yangınla savunun ne olur!” demişti. Kadın avukatların varlığını önemsiyorum. Dosyalara tüm bahsettiğim milli dava oluşunun verdiği duygu ve sorumluluğa ek olarak kadın hassasiyeti, özeni ile yaklaşılıyor. Kimsenin endişesi olmasın kadın avukatlarımız bu davalara şehid annemizin söylediği gibi elini kalbine vicdanına koyarak yüreğimizden gelen ses ve yangınla bakmaktalar"

Gerçek Hayat'ta yer alan röportajların tamamını okumak için tıklayınız...