Dünyanın Sumud’u sinema olabilir mi?

Sumud filolarının Gazze için yola koyulması insanlığa net bir şey anlatıyor. İnsanlığın ortak iradesi budur. “Azim, kararlılık ve sebat” manasına gelen ‘sumud’ kelimesine de hakkını sinema vermeli. İnsanlığın umudu olan Sumud, filmler olabilir… Sinema, bunu başarabilecek bir araçtır…

Abdulhamit Güler
Sumud Filosu.

Gazze’deki ablukayı kırmak için harekete geçen vicdanlı insanların küresel simgesel eylemi haline gelen Sumud filoları umudumuzu diri tutuyor. Küresel sistem ve yönetimler soykırıma ve işgale karşı bir şey yapamazken, tamamen sivil inisiyatifle ortaya koyulan Sumud iradesinin bize anlatacağı çok şey var.

Arapça olan ve “direnç, sebat, sarsılmaz azim ve kararlılık” anlamına gelen Sumud’un, filolara isim olmanın ötesinde işlev göreceği kesin. Tarih bunu yakın zamanda yazacak. İsrail saldırganlığı ve zorbalığına karşı sesleriyle ve duruşlarıyla mücadele eden Sumud aktivistlerinin yaşadıkları çok önemli. Dünyanın her köşesinden, farklı inançlardan ve milletlerden insanların, insanlığın umudu için yola çıkıyor oluşu surda bir gedik açtı.

SİNEMA ÜZERİNE DÜŞENİ YAPIYOR MU?

Peki, Sumud’un azim ve direnç manasını sinemada ne zaman göreceğiz? Filistin özelinde soykırıma sessiz kalınmasının manasını sinemada ne zaman hakkıyla göreceğiz? Siyonist zulme karşı insanlığın direnci, sebatı, sarsılmaz azmi ve kararlılığını sinema temsil edemez mi?

Cevap hem evet hem de hayır… Gerçekler, hayır dememizi zaruri kılıyor. Fekat yine gerçekler ve olması gerekenin tarifi bize sinemayı işaret ediyor. Sinema perdesinden dijital mecralara, Youtube gibi video paylaşım mecralarından sosyal medya içeriklerine kadar çok çeşitli bir yelpazede ürün havzasına dikkat kesilme zamanıdır.

“HİND RECEB’İN SESİ” ÖRNEKTİR

Bakın Tunuslu yönetmen Kevser Ben Hania’nın çektiği “Hind Receb’in Sesi”, festival filmi olmasına rağmen 2025’in en çok ses getiren yapımlarından biri oldu. Oscar’da kısa listeye kaldı. Venedik’te büyük ödüllerden birini aldı. Ve şimdi TRT Tabii platformunda yayında. Filmin ele aldığı mesele ‘küçük’ ama etkisi çok büyük. 5 yaşında bir kızın İsrail askerleri tarafından acımasızca katledilmesini ve hayatının son saatlerinde görevlilerden yardım talep etmesini anlatan filmde gerçek ses kayıtları kullanıldı. Sadece Hind’e ve onu kurtarmak için o aranın yanına bir

türlü gidemeyen görevlilere odaklanıldı. Duygusu, anlamı ve katkısı çok büyük.

Dünyanın en eski film festivali olan Venedik Film Festivali’nde 20 dakika ayakta alkışlanması, filme Brad Pitt, Joaquin Phoenix, Alfonso Cuarón ve Rooney Mara gibi isimlerin yapımcı olması hayati derecede önemli. Film sayesinde bu akılalmaz katliam bütün dünyanın gündemine girdi.

İşte olması gereken, Hind Receb’in Sesi gibi yapımların çokça yapılması. Zira bu filmler, Filistin direnişini, azmini ve kararlılığını ortaya koyuyor. Çünkü yaşanan bütün zulümlere rağmen Filistinliler vazgeçmiyor. Dünya sessiz kalsa da umud oluyorlar. Ve bunun en etkili anlatımı sinema olabilecektir.

FİLMLERLE ANLATILAN HİÇBİR ŞEY SONUÇSUZ KALMAZ

Sinemanın, insanlığın “s/umud”u olabilmesi için gecikmeden, daha büyük bir azim ve kararlılıkla üretim yapılmalı.

5 yaşındaki Hind’in yaşadıklarına benzer o kadar çok insani hikaye var ki… Her yıl onlarca film yapılması halinde yakın gelecekte insanlığın Filistin meselesine ve İsrail barbarlığına karşı tutumu kesinlikle değişecektir. Çünkü filmler, bugüne bugünü anlatmanın ötesinde, yarına bugünü izah eder. Yarın ise Sumud gibi eylemlerle şekillenecektir.

TÜRKİYE’YE BÜYÜK GÖREV DÜŞÜYOR

Türkiye’ye burada çok ciddi görev düşüyor. Çünkü dünyada Filistin davasının Filistin dışındaki taşıyıcı unsuru ülkemiz oldu. Yakın gelecekte bu durum daha da perçinlenecektir. TRT’nin hazırladığı “Sumud” dizisi bu adımlar için önemli bir gösterge. Sinema perdesinde, dijital mecralarda, sosyal medyada daha fazla üretime ihtiyacımız var. Gençleri bu alana kanalize edecek organizasyonlar düzenlenmeli. Sivil toplum örgütlerinin öncelikli görevlerinden biri bu olmalı.

Nasıl ki şimdiye kadar İsrail, Hollywood başta olmak üzere dünya sineması eliyle masum gösterildi, bundan sonra İsrail’in ve Siyonistlerin insan içine çıkmaya utanacakları açıklıkta anlatımlarla ibre tersine çevrilmeli.

Evet. Sumud umuttur. Filolarla denize açılan her bir vicdana saygı ve minnetimizi ifade etmekle birlikte, yaşananların anlatılması noktasında yapımcı, yönetmen ve kurumları da harekete geçmeye çağırıyoruz.