Her günün ayrı bir kokusu var

Muhammed Gümüş
Arşiv.

Cahildiler. Okuma yazma bilmiyorlardı. Kendi hallerinde mutlu mesut yaşıyorlardı. Derme çatma evlerinde çalınacak hiçbirşeyleri olmayacak kadar fakirlerdi. Ta ki bir gün bir mektup gelene dek.

Rosana aylardır haber alamadığı oğlu Pastor’dan bir mektup alır. Hamile olan Hermalinda da kocasından haber aldığına çok sevinir. Ama mektupta ne yazdığını bilmiyorlar. Çünkü bu mektubu okuyacak kadar okur yazarlıkları yok.

Aslında evde olmadıkları için postacı getirdiği mektubu okuduktan sonra gitmek istese de okuyamaz, bir süre bekledikten sonra oradan ayrılır.

Şehirden ve medeniyetten uzakta bir hayat. Bir kocakarı, gelini Hermelinda ve ineği Corina’nın başrolde olduğu bir hikaye böyle başlar. Sahip oldukları varlıkları sadece bir inek. İnek onları hayata, doğacak çocuk ise geleceğe bağlıyordu onları adeta.

Sözünü ettiğim “İki Kadın ve İnek” isimli film. Orijinal ismi “Two Women And A Cow”, yönetmeni ise Efraín Bahamón.

Rosana ineğini ve Pastor’un karısı olan Hermelinda’yı da yanına alarak en yakın köye yakınlarına ulaşmaya çalışırlar. Tek umutları okuma yazma bilen birini bulmak. Tabii, yanlarına da tek sahip oldukları ineği de alarak.

Meşakkatli bir yolculuk olur bu. Uzun bir yoldan sonra köye vardıklarında buranın işgal altında olduğunu görürler. Bir anda kendilerini çatışmanın ve keşmekeşin ortasında bulurlar. Onları burada kötü sürprizler beklemektedir.

Yolda askerler, her yeri yağmalayan gerillalar, anasız babasız kalan bir çocuk ve bir suçlu ve Hermelinda’nın doğumu...

Filmde aforizma gibi sözlere rastlamak mümkün. Kitaplara ve hatıralara bakış açınızı değiştiren türden iki etkili cümle şöyle:

“Kitaplar ve savaşlar erkeklerin işidir. Ve horoz dövüşleri.”

“Anılar akrep gibidir. En iyisi onları tahrik etmemek.”

İşte bu filmden ilgi çeken bir diyalogu buraya almak istiyorum. Bu uzun girizgah da bu diyaloga biraz olsun izahat getirmek içindi. Zamana kırsaldan derin bir bakış muhteva eden aforizma gibi konuşma...

-Acıktın mı? Ya, torunum acıktı mı? Yakında koşuşturan bir torunum olacak değil mi?

-Rosana hangi günde olduğumuzu nerden biliyorsun. Ben gökyüzüne bakıyorum ve hep aynı günmüş gibi geliyor.

-Gökyüzünden değil. Yaşlı anneciğimden öğrendiğim bir şey.

-Hm. Bana da öğretir misin?

-Okumak gibi bir şey. Ama kelimeler olmadan tabi.

-Hm. Ama onu ben beceremem.

-Her günün ayrı bir kokusu var. Pazartesi kabak çiçeği gibi kokuyor, Salı kadife çiçeği gibi, Çarşamba mileniye gibi. Perşembe papatya gibi.

-Bazı günler kahve gibi.

-Pazar günleri kahve.

Değinmeler

Coğrafi işaret alan yöresel lezzetlerin tanıtılması ve gençlerin aşçılığa teşvik edilmesi amacıyla Diyarbakır'da "2. Genç Şef Yöresel Yemek Yarışması"nın finali yapıldı. Sur ilçesinde bulunan tarihi Cemilpaşa Konağı'nda yapılan yarışma finaline kalan 10 şef hünerlerini sergiledi. Büyükşehir Belediyesi ile Dicle Üniversitesi desteğiyle yapılan yarışmada hazırlanan yemek ve tatlılar beğeniye sunuldu. "Hebenisk çorbası" ile Özlem Aydın birinci, "tereyağlı kengerli bulgur yatağında incik" ile Dilber Ekinci ikinci ve "kaburga dolması” ile İpek Tekin üçüncü oldu.

TBMM lokanta ve işletmelerinde İsrail'i boykot kararı alındı. İsrail'in Gazze'de işlediği soykırım suçuna destek veren şirketlerin ürünleri Meclis kampüsü ve tesislerindeki lokanta, kafeterya ve çay ocaklarında satılmayacak.

Niğde Belediyesi, Turizm ve Gastronomi Profesyonelleri Derneği (TURİGAP) ve Slow Food Niğde işbirliğinde "Cumhuriyet'in 100. Yılında Niğde'de 100 Lezzet" sergisi açıldı. Yöreye ait 100 çeşit yemek, geleneksel yöntemlerle pişirilerek ziyaretçilerin beğenisine sunuldu.

Suda eriyen bitki çayı poşeti

Türk bilim adamları mikroplastik riski olmayan yenilebilir bitki çayı poşeti geliştirdi. Sivas Cumhuriyet Üniversitesi ekibinden Doç. Dr. Emre Hastaoğlu ve öğrencilerinin çalıştığı TÜBİTAK destekli projenin amacı çevre kirliliğini ve mikroplastik kullanımını azaltmak. Mikroplastiğin olumsuz etkilerinin tamamen ortadan kaldırıldığı yeni ürün yenilebilir kılıf içinde, kurutulmuş meyve-sebze kabuklarından elde edilmiş poşet toz bitki çayıyla birlikte suda çözünebiliyor.

Gastronomi lisesi açılacak

Milli Eğitim Bakanlığı geleneksel Türk mutfağının lezzetlerini dünya mutfakları içinde hak ettiği bir noktaya taşımak, küresel çapta en iyi şekilde tanıtmak için gastronomi lisesi açacağını duyurdu. Bakan Yusuf Tekin konuyla ilgili ünlü şefler, akademisyenler, restoran kurucuları ve sivil toplum kuruluşları temsilcileriyle istişare toplantısı yaptı.

İzmir ve Bodrum'a Michelin yıldızı

Michelin Rehberi 2024 İstanbul-İzmir-Bodrum seçkisi özel bir törenle açıklandı. İstanbul’dan sonra İzmir ve Bodrum da bu rehbere girdi. Yeni seçkiye 58 restoranla beraber rehberde Türkiye'den 111 restoran yer almaya başladı. Açıklanan restoranlarla beraber 16 restoran da Bib Gourmand ile ödüllendirildi.

Yoğurda bitki bazlı alternatif

Bitki bazlı beslenenlere farklı ürün gamlarında kendi markası Metro Chef Veggie ile hizmet veren Metro Türkiye, yoğurda alternatif ürün arayışını ve talebini göz önüne alarak “Fermente Süzme Kaju” ürününü geliştirdi.

V-Label sertifikasına sahip, koruyucu ve katkı maddesi içermeyen ürünün bir diğer özelliği ise glüten içermemesi. Şeker ilavesiz ve protein kaynağı olmasıyla beslenmesine dikkat edenlere alternatif olarak öne çıkıyor. Dünya Vegan Günü Buluşması’nda lansmanı gerçekleştirilen yeni ürün çorbalardan makarnalara, kahvaltılıklardan tatlılara kadar birçok lezzetin bitki bazlı şekilde hazırlanmasına imkân sağlıyor.

Şirketin CEO'su Sinem Türüng firma olarak tüm beslenme şekillerine saygı duyduklarını ve tüm ihtiyaçları dikkate aldıklarını belirtiyor ve “Sofrada herkese yönelik tabakların olması gerektiğine inanıyoruz. Sofralamızda herkese yer var.” diyor.

Geçtiğimiz yıllarda market raflarında gördüğümüz probiyotik ürünlerin yeterli pazar payına ulaşamadığı için fiyatlar sebebiyle tüketiciden ilgi görmemişti. Bitki bazlı ürünlerde de alternatifi ürünlere göre 4-5 kat fiyatının yüksek olması, tercih etmek isteyen tüketicinin erişimini engellediğini belirtmekte fayda var.

HAYAT
Mezatta kadınlara ve gençlere pozitif ayrım