İlacı bırak, arınmaya bak...

Türkiye'nin ilk Kür Hekimi olan Dr. Yaşar Yılmaz kızı Eylem Yılmaz ile birlikte kaleme aldığı Arınma Ktabı'yla sağlığımız konusunda bugüne kadar bildiklerimizi sorgulamamıza neden olacak. Tansiyon, şeker, kolestrol gibi kronik tüm hastalıkların tedavisinin ilaçlar değil arınma olduğunu söyleyen Yılmaz, "Kronik hastalıklarda arınma yapılmadan yapılan her türlü yaklaşım pansumandır, geçicidir, ertelemektir, ötelemektir" diyor

Arzu Akyol
İlacı bırak, arınmaya bak...

2001 yılında Kuşadası'nın Davutlar Beldesi'nde kurduğu Natur Med Arınma Merkezi ile Türkiye'de yeni bir sağlık anlayışını hayata geçiren ve bütünsel tıp ile entegratif kür tıbbı konseptinin öncüsü olan Dr. Yaşar Yılmaz, kızı Eylem Yılmaz ile birlikte kaleme aldığı ve Hayy Kitap'tan çıkan 'Arınma Kitabı'yla Natur Med'deki arınma uygulamalarını ayağımıza getiriyor. Türkiye'nin ilk Kür Hekimi olan Dr. Yılmaz'la bütünsel tıbbı, arınmayı ve ilaçlarla yaşadığımız kısır döngüyü konuştuk.

TÜRKİYE'NİN İLK KÜR HEKİMİ

Dr. Yaşar Yılmaz Almanya'da Anestezi ve Yoğun Bakım İhtisası yapmış. Kısa bir süre sonra da kendi arzusuyla memlekete dönmüş. Klasik tıbbın içinde geçen14 yıl boyunca klasik tıp metotlarının ve anlayışının hekim olarak kendisini mutlu etmediğini anlamış. Sonrasında Avusturya Doktor Akademisi'nde 'İntegratif Kür Tıbbı' eğitimi almış. Türkiye'de diploması olan ilk kür hekimi. Şu an yönettiği kuruluş da Türkiye'nin ilk kür merkezi.

HİPOKRAT'IN BRANŞINA GERİ DÖNDÜM

Klasik tıp hekimliği sırasında edindiği deneyimler ve yaptığı sorgulamalarla bütünsel tıp yaklaşımına yönelen Dr. Yılmaz, hala kurucusu olduğu Natur-Med Doğal Tedavi ve Termal Kür Merkezi'nde Sorumlu Kür Hekimi olarak görev yapıyor. Dr. Yaşar Yılmaz, "Bana en çok 'Sizin branşınız nedir' diye soruyorlar. Ben de 'Hiporat'ın branşına geri döndüm' diyorum. İnsanları ilaçlardan kurtarıp, kendi bedenlerindeki eczaneyi kullanmayı öğretiyorum" diyor.

HASTALIK YOKTUR HASTA VARDIR

Dr. Yaşar Yılmaz benimsediği 'Bütünsel Tıp' yaklaşımını ise şu sözlerle anlatıyor: "Bütünsel tıp yeni bir icat değil. Tıbbın kendisi. Hipokrat'ın tıbbı insanı organlarına ya da dokularına göre yorumlamaz. İnsanı bir bütün olarak görür. İnsan sadece etten kemikten oluşan bir varlık da değildir. Duyguları, kederi, sevinci, aklı, zihni, inançları vardır. Bütün bunlar birlikte değerlendirildiğinde insan insandır. Bütünsel tıbbın genel sloganı şudur: 'Hastalık yoktur, hasta vardır'. Bir de öncelikle asıl olan hastalığın peşinden koşmak değil hastalığı önlemektir. Klasik tıpta başrol oyuncusu doktor, ikinci, başrol oyucusu ilaçtır. Hasta figürandır. Bütünsel tıpta ise hasta başroldedir. Doktor ise danışmandır."

ANTİ TIP ÇAĞINI YAŞIYORUZ

Yaşar Yılmaz, "Hekimlere 'İnsanlara ilaç verme, sağlığını korumayı öğret' diyoruz. Örneğin bir insana sigarayı bıraktırmadan ya da fazla kilolarından kurtulması gerektiğini telkin etmeden, önünde antidepresan, antihistaminik, antibiyotik, anti bilmem ne yazan ilaçlar vermek ne derece doğru. Anti tıp çağını yaşıyoruz aslında. Verdiğiniz ilacın yan etkisi için yeni bir ilaç, yeni bir doktor derken, hasta denen kişi ortada kayboluyor. İnsanları aletlere havale etmişiz, sağlıklarını tahlil kağıtlarının içinde arıyorlar. Doktorlar kimliğini tanımadıkları insanları kağıtlar ve dosyalar içinde tedavi ediyorlar. Bu otomatiğe bağlanmış sistem içerisinde, insanlara bozulmuş bir makine gibi yaklaşılıyor." Yaşar Yılmaz, kişinin fiziksel ve ruhsal olarak arınmayı öğrendiğinde ilaca ihtiyacı kalmayacağını söyleyerek, "Kişinin asit baz dengesi ayarlandığında, bağışıklık sistemigüçlendirildiğinde, kendini iyileştirme potansiyeline sahip olduğuna inandığında ve ona göre yaşadığında yani arındığında, ilaca gerek olmadığı görülecek" diyor.

İLAÇLARDAN ÖLÜM TRAFİK KAZALARINDAN DAHA ÇOK

Yılmaz, "Birçok Avrupa ülkesinde ve Amerika'da yapılan çalışmalar gösteriyor ki bugün trafik kazalarından ölenlerden daha çok insan ilaçların yan etkilerinden ölüyor. Bu açıdan da 'Ömür boyu sen bu ilacı alacaksın' diye insanları ilaca bağlamak marifet değil. İnsanları heyetlere sokuyorlar, heyet raporuyla hastalığını tescil ediyorlar ve o ilaçlardan artık kurtulamayacağını alnına yazar gibi yazıyorlar. İnsanlar da, yaşamlarında o hastalıklara neden olan alışkanlıklarında hiçbir değişiklik yapmadan ilaçlarla yaşıyorlar. Bunu ciddi bir biçimde ele almak lazım."

KRONİK HASTALIKLARIN TEDAVİSİ İLAÇ DEĞİL ARINMADIR

Yaşar Yılmaz, bütün kronik hastalıkların tedavisinin ilaç değil arınma olduğunu söylüyor ve şöyle devam ediyor: "Akut yani aniden gelişmiş hastalıklar dışındaki, ülser, gastrit, tansiyon, şeker, kilo, kolestrol, depresyon, hastalığın adı ne olursa olsun bütün kronik hastalıkların ana tedavisi arınmadır. Diyelim ki adam apandisit olmuş, tabii ki bunu mutlaka ameliyatla alacaksınız. Ama kronik hastalıklarda arınma yapılmadan yapılan her türlü yaklaşım pansumandır, geçicidir, ertelemektir, ötelemektir. Kanser hastalığı da kronik bir hastalıktır ve bütün diğer kronik hastalıklar gibi iyileşebilir. Elbette ki arınma terapileri bir onkolojik tedavi metodu değildir. Ama kanser sistemik bir olaydır. Metastaz dediğimiz olay da sistemik olduğunun kanıtıdır. Onun için sistemleri topyekun destekleyen ve solunumu, dolaşımı, boşaltımı, sinir sistemini, immün sistemini, kas iskelet sistemini ve kişinin ruhsal stabilitesini destekleyen doğal tedaviler ve arınma yöntemleri bu hastalarda çok önemlidir.

HASTALIK DEĞİL SAĞLIK HİZMETİ İSTEYİN

Dr. Yaşar Yılmaz, ülkemizin en temel ihtiyacının Koruyucu Sağlık Hizmetleri Merkezleri olduğunu vurguluyor ve şöyle devam ediyor: "Tedavi edici sağlık hizmetleri merkezlerinden gereğinden fazla var. Türkiye'de kür hekimine, kür merkezine ihtiyaç var. Bütünsel tıp uygulamalarının hepsine üvey evlat muamelesi yapılıyor. Koruyucu sağlık hizmetlerine devlet desteği sağlanmalı ve bütçeden daha fazla pay ayrılmalı. Bu merkezler Sosyal Güvence kapsamına alınmalı. Mesela 3 sene evvel Almanya'nın arınma gibi koruyucu sağlık hizmetlerine ödediği para 3 milyar Euro'dur. Halkımızın görevi de hastalık hizmeti istemekten vazgeçip, sağlık hizmeti istemektir.

Doğa ve sağlık vakfı

Yaşar Yılmaz, kendi adını taşıyan 'Dr. Yaşar Yılmaz Doğa ve Sağlık Vakfı' kanalıyla enstitü kurmayı ve çeşitli akademik organizasyonlar oluşturmayı hedefliyor. "Anadolu binlerce bitki çeşidi, termal suları, güneşi, doğası ve yaylasıyla kürortolji kapsamında çok zengin bir toprak. Sadece bunu organize etmek, eleman yetiştirmek lazım. Bu vakıf aracılığıyla bunu gerçekleştirmek istiyorum" diyor .

Arınma kitabında neler bulacaksınız

Kür merkezlerine gidip arınma yöntemlerini öğrenme şansı olmayanlar her şeyi bu kitapta bulabilecekler. İşte bu bilgilerden bazıları: