Diyanet-Sen tarafından düzenlenen programda Atıf Efendi’nin hayatı ve yargılanma süreci, dönemin siyasi şartlarıyla birlikte ele alınırken, tarihî olayların belge ve tanıklıklar ışığında değerlendirilmesi gerektiği vurgulandı.
GECİKMİŞ BİR ADALET ARAYIŞI
Diyanet-Sen Genel Başkanı Ali Yıldız, programın Ulucanlar’da yapılmasının özel bir anlam taşıdığını belirterek, “Bu program aynı zamanda gecikmiş bir adalet arayışıdır. Bugün burada, İskilipli Atıf Efendi’nin şahsında, aslında kendi tarihimizle yüzleşmenin imkânını arıyoruz” dedi. Atıf Efendi’nin yazdığı eserin Şapka Kanunu’ndan önce kaleme alındığını belirten Yıldız, Teali İslam Cemiyeti adına yayımlanan bildiriye imza atmadığını ve bildiriyi tekzip ettiğini söyledi.
“OLGU İLE KANAATİ KARIŞTIRMAMALIYIZ”
Prof. Dr. Yasin Aktay ise tarihî olaylara yaklaşımda belge ile yorumun birbirinden ayrılması gerektiğini belirtti. Atıf Efendi’nin dönemin siyasi koşulları içinde değerlendirilmesi gerektiğini ifade eden Aktay, programın yalnızca bir tarihî şahsiyeti anma değil, Türkiye’nin kendi tarihine bakışını yeniden değerlendirme fırsatı sunduğunu söyledi.