Depresyonda en dikkat çekici belirtilerden biri, kişinin daha önce keyif aldığı şeylerden artık zevk alamaması. “Anhedoni” olarak adlandırılan bu durum, yalnızca geçici bir keyifsizlik ya da isteksizlik olmayabiliyor. Depresyon; uyku, iştah, enerji düzeyi ve bedensel işleyişte de değişikliklere yol açabildiği için uzun süren keyif kaybı, yorgunluk ve isteksizliğin ruhsal ve fiziksel belirtilerle birlikte değerlendirilmesi önem taşıyor.
BEDEN 'HASTAYMIŞ' GİBİ DAVRANIYOR
Klinik Psikolog Dr. Ayşe Kaya Göktepe, depresyonun yalnızca mutsuzluk ve çökkünlükten ibaret olmadığını belirterek, “Kişinin duygudurumunda belirgin bir çökkünlük olmasa bile ağır anhedoni, yani hiçbir şeyden keyif alamama ve isteksizlik görülebilir” diye konuştu. Anhedoninin basit bir isteksizlik olmadığını vurgulayan Göktepe, danışanların bu durumu, “Yemek yiyorum ama tadı yok”, “Sevdiklerimi görünce eskisi gibi mutlu hissetmiyorum, sadece olması gerekeni yapıyorum ama anlamsız geliyor”, “Müzik dinliyorum ama içimde hiçbir şey kıpırdamıyor” sözleriyle anlattığını aktardı. Depresyonda uykusuzluk ya da uyku ihtiyacında artış, iştah değişiklikleri ve belirgin enerji kaybının da görülebildiğini söyleyen Göktepe, “Araştırmalar, inflamasyonun tetiklediği ‘hastalık sendromu’ ile depresyonda görülen bazı belirtilerin büyük ölçüde örtüşebildiğini gösteriyor. Sosyal geri çekilme, iştahsızlık, uyku artışı ve ağrı eşiğinin düşmesi gibi belirtiler, bedenin hastalık sırasında gösterdiği davranışlarla benzer” ifadelerini kullandı. Uzun süreli stresin fiziksel süreçleri de etkileyebildiğini belirten Göktepe, “Vücudun stres yanıt sistemi uzun süre açık kaldığında stres hormonu kortizolün düzeni bozulabiliyor. Bu durum düşük düzeyli bir iltihaplanma sürecini tetikleyebiliyor. Ayrıca kronik stresin bağırsak mikrobiyotasındaki dengeyi bozduğuna dair de çalışmalar var” dedi.
KRONİK STRES İZ BIRAKIYOR
Depresif belirtilerin yalnızca psikolojik açıdan ele alınmaması gerektiğini vurgulayan Göktepe, şu bilgileri verdi: “Bazı kişilerde düşük enerji, iştah ve uyku değişiklikleri ile motivasyon kaybı ön planda olabilir. Böyle durumlarda yalnızca psikoterapi değil, hekimin yapacağı tıbbi değerlendirme de önemlidir. Tiroid sorunları, vitamin eksiklikleri veya inflamasyonla ilişkili durumlar değerlendirilebilir.
Fiziksel sağlığı destekleyen yaşam tarzı unsurlarının depresif belirtiler üzerinde de etkili olabileceğine ilişkin bulgular bulunuyor."
2 haftadan uzun sürüyorsa dikkat
- Zaman zaman keyifsizlik ve isteksizlik yaşamanın normal olduğunu belirten Ayşe Göktepe, belirtilerin süresinin ve günlük yaşama etkisinin belirleyici olduğunu belirtti. Göktepe, “İsteksizlik hali neredeyse her gün veya günün büyük bölümünde en az iki hafta süreyle görülüyorsa, iş, aile veya okul gibi birden fazla yaşam alanına olumsuz yansıyorsa, kişinin belirgin düzeyde rahatsızlık hissetmesine yol açıyor ve günlük yaşam işlevlerini yerine getirmesini zorlaştırıyorsa klinik destek alma gerekliliği ortaya çıkar” dedi. Kişinin bir aktiviteye başlayacak enerjiyi bulamamasının sıklıkla “tembellik” olarak yorumlandığını anlatan "Bu yanlış etiketleme suçluluk duygusuna dönüşerek depresyonu besleyen bir kısır döngüye neden olabilir” diye konuştu.