Kimseyi aldatmadım insanlar çok açgözlü

Yalanlar Büyücüsü (The Wizard of Lies), 2017 yapımı bir film. Ele aldığı mesele mühim. Ülkemizde de yaşanan fon dolandırıcılığı. Filmde Bernie Madoff hiç pişman değil. “İnsanlar da çok açgözlü. Kimseyi aldatmadım” repliği, sistemi kuranların uygulamasının ne denli ahlaksız bir zemine dayandığını gösteriyor.

Yalanlar Büyücüsü (The Wizard of Lies).

Sistem her zaman kazanır mı? Yasalar ve cezalar göstermelik mi? İnsanlık, dünyanın her bölgesinde benzer dönemeçlerden mi geçiyor? Cevapları içinde barındıran sorular son dönemde gündemimizi kaplayan fon krizine vardırıyor bizi. Zira bugün ülkemizde yaşanan, milyarlarca liradan söz edilen durumun bir benzeri çok yakın zaman önce ABD’de yaşandı.

Ve elbette bunun filmi de yapıldı.

Yalanlar Büyücüsü (The Wizard of Lies), 2017 yapımı bir film. Başrolünde Robert De Niro’nun yer almasıyla biliniyor. Oysa ele aldığı mesele daha mühim. Zira ülkemizde yaşanan ‘fon krizi’ ya da ‘fon dolandırıcılığı’ konusunu anlatıyor.

ÜLKEMİZDE YAŞANANLARIN ÇOK DAHA BÜYÜĞÜ

Yalanların Büyücüsü, ABD tarihinin en büyük mali dolandırıcılık hikayesini ele alıyor. Bernie Madoff, yaptıkları ifşa olana kadar ülkesinin en saygın iş adamlarındandır. Hatta Nasdaq gibi kritik kurumlarda başkanlık yapmıştır. Tanımayan yoktur. Politikacılarla da elbette içli dışlıdır. Fekat 2008’de 65 milyar dolarlık servetin esasında ‘Ponzi’ olduğu anlaşılır.

Peki, Ponzi nedir? Ülkemizdeki tabiriyle ‘saadet zinciri’. Özetle; ilk yatırımcılara yapılan ödemenin, sisteme sonradan katılan kişilerin parasıyla yapıldığı bir ortam. Yani ortada gerçek bir kâr veya üretim yok. Ve bunun gizlenmesi söz konusu… Haliyle bir finansal dolandırıcılık yöntemidir.

İşte bu sistemin nasıl oluştuğunu, modern finans sisteminin merkezi olan ABD’de böyle bir şeyin nasıl yaşandığını (Ki, sistemin kurucusu olan yerde yaşanmayacak da nerede yaşanacaktı!), Bernie Madoff ve ailesi cephesinden durumun ne olduğunu anlatıyor, Yalanlar Büyücüsü.

Barry Levinson’ın yönettiği filmde Bernie Madoff’u Robert De Niro, eşi Ruth Madoff’u ise Michelle Pfeiffer canlandırıyor. Gerçekten oyunculuklar iyi. Yönetmenin sinematografik marifeti ve bütüncül olarak film dili kalıcı bir etki bırakıyor. ‘Finansal sihirbazlık’ denen şeye tezat olarak sakin ve dingin dili ile izleyici öfkesini başka noktalara, belki de esas hedefe (sisteme) yönlendiren tarzı ile tebriği hak ediyor.

‘AMERİKAN RÜYASI’NIN EKSİĞİ: AHLAK

Film, ’Amerikan Rüyası’nın ironik şekilde riyaya ve sahtekarlığa nasıl kapı araladığını vurguluyor. Özgürlük iddiasıyla çevrelenen kapitalist sistemin, esasında finansal olarak özgür kılma vaadinde bulunduğu herkesi (büyük aktörler hariç) aldattığını anlatması bakımından mühim. Yaşananları görünce anlıyoruz ki sistem, kendi çarkını çeviriyor. Denetim mekanizması, sistemi kuranların çerçevelediği şekilde işliyor. Sistemi kuranlar da istediği gibi at koşturuyor.

SİSTEMİ KURANLARDAN PİŞMANLIK BEKLEMEK!

Film, Bernie Madoff’un neredeyse hiç pişman olmadığını gösteriyor. “İnsanlar da çok açgözlü. Kimseyi aldatmadım” repliği, sistemi kuranların uygulamasının ne denli ahlaksız bir zemine dayandığına işaret ediyor.

Yalanlar Büyücüsü, yaşananlara bir nebze de olsa içeriden bakmaya çalışırken Bernie’nin ailesine odaklanıyor. Herkesin suçladığı adam… Zaten hiç kimse yaptığı şeyden haberdar değil. Şirketindeki 1-2 kişi hariç… Aile tamamen habersiz. Çünkü idol olarak peşinden gittikleri baba/eş, yanlış yapmayacak kadar düzene hakimdir.

Son günlerde yaşananları anlamak için Yalanlar Büyücüsü çok iyi bir örnek. Filmdeki bir sahne dışında izleyici açısından sakıncalı bir durum da yok. Bu filmi izleyip yaşadıklarımızı yeniden değerlendirelim.

SİSTEMİ AYAKTA TUTAN MÜŞTERİ!

Sistemin ahlaki sorununu ayakta tutanın, sisteme üye olanlar olduğunu unutmayalım. Bu kadar kolay para kazanmanın mümkün olabileceğini düşünmek tam olarak post modern zamanın illüzyonu. Hele hele şimdilerde ‘kolay yoldan zengin olmak’ ve ‘hayallerine geç kalmamak’ yemi ile tuzağa çekilenlerin kendini sorgulamasına yardımcı olabilir.

Filmin de anlattığı gibi…

Yaşananlar ilk olmadığı gibi son da olmayacak. Temel sorun sistem. Politika üreticilerin sisteme dair yenilikçi ve köklü değişiklik adımları tek çözüm.