“Thrift Shop” ve “Same Love” şarkılarıyla dünya çapında tanınan Grammy ödüllü ABD’li rapçi Macklemore, Filistin’e verdiği desteğin ardından Ed Sheeran’ın “The Loop” turnesinin ABD ayağındaki konser programından çıkarıldı. İsrail’in Gazze’ye saldırılarına karşı sesini yükselten ve “Hind’s Hall” şarkısıyla Filistin’e destek veren sanatçı, sosyal medya hesabından yayımladığı açıklamada kararın perde arkasını anlattı.
Your browser doesn't support HTML5 video.
Macklemore neden turneden çıkarıldı?
Macklemore’un, New Jersey’deki MetLife Stadyumu’nda sahneden “Özgür Filistin” çağrısı yapmasının ardından turneden çıkarılması yönünde kampanya başlatıldı. Turnenin organizatörü Messina Touring Group, bazı konser mekânlarının Macklemore’un yer aldığı etkinliklere izin vermeyeceklerini bildirdiğini ve bunun turnenin iptaline yol açabileceğini açıkladı. Sanatçı, kalan sekiz konserin programından çıkarıldı.
Macklemore ise açıklamasında, Gillette Stadyumu’nun sahibi Robert Kraft’ın diğer bazı stadyum sahipleriyle birlikte Ed Sheeran’a baskı yaptığını ileri sürdü. Sanatçı, 13 yıldır tanıdığı Sheeran ile zor konuşmalar yaptıklarını belirterek dostluklarının, yaşananları anlatma sorumluluğunu değiştirmeyeceğini vurguladı.
Macklemore'un açıklamasının Türkçe metni
“Ed Sheeran ve ekibi, beni The Loop turnesinden çıkarma kararı aldı.
Şu anda bunun önemli olduğunu düşünüyorum. Ben kurban değilim.
Kurbanlar Filistin halkıdır. Öldürülen, aç bırakılan, yerinden edilen ve akıl almaz bir şiddet içinde yaşamaya zorlanan erkekler, kadınlar ve çocuklar.
Sadece Gazze’de 20 binden fazla çocuk öldürüldü. İnsanlar bugün öldürülüyor ve yarın da öldürülecekler.
Bu hikâyeyi anlatırken, bunu gözden kaçırmadığımızdan emin olmak istiyorum.
Ed benim arkadaşım. Onu 13 yıldır tanıyorum. Onu bir kardeş olarak görüyorum. Geçtiğimiz hafta bazı zor konuşmalar yaptık.
Ancak telefonda Ed’e defalarca söylediğim gibi, dostluğumuz benim olan biten hakkındaki gerçeği söyleme sorumluluğumu değiştiremez.”
Macklemore turnede kalırsa bizim mekânlarımızda çalmanıza izin verilmeyecek
Bu ayın sonlarında Kraft Group’a ait olan Gillette Stadyumu’nda çalmamız planlanmıştı.
Ed, Robert Kraft’ın kendisini aradığını söyledi. Kraft’ın, kendi stadyumunda performans sergilememe izin verilmeyeceğini söylediğini anlattı.
Ed ayrıca Kraft’ın diğer bazı stadyum sahiplerini de bir araya getirdiğini ve topluca ona bir ültimatom verdiklerini söyledi: "Eğer Macklemore turnede kalırsa, bizim mekânlarımızda çalmanıza izin verilmeyecek."
Ed berbat bir durumun içindeydi. Bana "Özgür Filistin" sözlerinin ve Filistin bayrağı görüntüsünün, konuştuğu pek çok insanı incittiğini söyledi.
Ona, eğer bu sözler İsrail tarafından öldürülen on binlerce Filistinli çocuktan daha inciticiyse, o insanların durduğu yer ile benim durduğum yer arasında temel bir kopukluk olduğunu söyledim.
Ancak o, dışarıya yansıttığı ‘Ben taraf tutmuyorum’ duruşunu aşamadı.
Zalim ile mazlum arasında tarafsız bir konum olamaz
İnsanların neden taraf tutmadığını anlıyorum. Taraf tutmanın size bir bedeli olabilir. Para, marka anlaşmaları, sponsorluklar, festivaller, özel gösteriler, ilişkiler ve erişim.
Ben bunların hepsini kaybettim. Ancak zalim ile mazlum arasında tarafsız bir konum olamaz. Bir tarafın elinde bombalar ve Amerika’nın sınırsız mali ve askerî desteği varken, taraf tutmayı reddetmek sizi ortada bırakmaz.
MetLife’ta söylediklerimi neredeyse üç yıldır dünyanın dört bir yanındaki sahnelerde zaten söylüyordum. Peki neden şimdi mesele oldu?
Çünkü şimdi Amerika’nın en büyük stadyumlarından bazılarında, dünyanın en büyük sanatçılarından biriyle aynı sahneyi paylaşıyorum.
Belli bir görünürlük seviyesinden sonra ‘Özgür Filistin’ demek çok büyük bir risk hâline geliyor.
Eğer konserlere devam etseydim, Özgür Filistin deseydim ve Ed bunu zımnen destekleseydi, kalabalığın sesi yükselip Filistin’in kurtuluşuna inkâr edilemez bir destek verseydi, bir sonraki adımda hangi sanatçı sesini çıkarabilirdi ki?
Sahne direnişe dönüşür. Belki de bu yüzden, bu sefer beni susturmak bu kadar önemli hâle geldi.
Ed’in 10 konserine ihtiyacım yoktu, iki tanesine ihtiyacım vardı
Umarım 13 yıllık dostluk, acı verici bir anlaşmazlık yüzünden öylece yok olmaz. Umarım ikimiz de Filistin’de olanları incelemeye ve böyle bir anda tarafsızlığın ne anlama geldiği üzerine kafa yormaya devam ederiz.
İnternette kimin kazandığı, kimin linç edildiği, stadyumda kimin sahne alıp kimin alamayacağı... Gazze ve Batı Şeria’da gerçekten tanık olduklarımızla karşılaştırıldığında tüm bunlar o kadar önemsiz kalıyor ki.
Ed’in 10 konserine ihtiyacım yoktu. İki tanesine ihtiyacım vardı. 90.000 kişinin önüne çıkıp, her nasılsa söylenmesi çok tehlikeli hâle gelen o sözleri söylemek için iki şansa.
Özgür Filistin. Ancak bu sözler bana sahneye mal olurken dikkati yeniden Filistin’e çektirdiyse, o hâlde bu şimdiye kadar katıldığım en başarılı turneydi.”
“Hind’s Hall” şarkısıyla Filistin’e destek vermişti
Macklemore, 2024’te yayımladığı “Hind’s Hall” şarkısında Filistin’e destek için düzenlenen üniversite protestolarını ve Gazze’de yaşananları gündeme taşımıştı. Şarkı adını, Columbia Üniversitesi’ndeki protestocuların Gazze’de öldürülen Filistinli çocuk Hind Receb’in anısına “Hind’s Hall” olarak adlandırdığı binadan alıyor. Sanatçı, şarkının gelirlerini Birleşmiş Milletler Filistinli Mültecilere Yardım ve Bayındırlık Ajansı’na (UNRWA) bağışlayacağını duyurmuştu.