Ulusal Beslenme Konseyi

Muhammed Gümüş
Keşkek.

Beslenme diye ifade edilen yeme-içme faaliyeti bütün veçheleriyle ele alınması, zarar ve fayda ekseninde değerlendirilmesi gereken bir mevzu. Kıtlık dönemlerinde ölüm-kalım meselesiyken sair zamanda kâr ve kazanç meselesi halini alıyor. İnsanoğlunun başka zorunlu ihtiyaçlarına göre her zaman en başta gelen, pazar büyüklüğüyle de iştah kabartan bir alan. Hâl böyle olunca “nimet” olan gıdanın “ürün”e dönüşmesi rekabeti, maliyeti, pazarlamayı ve reklâmı beraberinde getiriyor. Medyanın da sorumlu ve ilkeli yayıncılığı bir kenara bırakıp çıkar odaklarına alet olması ortaya muazzam bir bilgi kirliliğini çıkarıyor. Bu da sel gibi bilgiyi boğuyor, toplumu felakete sürüklüyor.

Tam bu noktada toplumu sağlıklı beslenme konusunda doğru bilgilendirecek bir oluşum olan “Ulusal Beslenme Konseyi” Resmi Gazete'nin 9 Şubat 2019 tarihli yönetmeliğiyle doğuyordu. Bu iyi bir gelişmeydi. Ancak ölü doğmasına da ne kadar üzülsek az. Gerektiğinde sağlıklı beslenme, yiyecek ve içecekler ile ilgili konularda bilimsel komisyonlar kurabilecek ve raporlar doğrultusunda kararlar alacaktı.Konseyin başlıca görevleri şunlar olacaktı:

Yönetmeliğe göre konseyin görevleri arasındaki konulara kısaca bakalım. Ulusal sağlıklı beslenme çerçevesi içinde politikalar ve stratejiler belirlemek, programları desteklemek ve uygulamak, görüş bildirmek, araştırma ve geliştirmeye yönelik projeler önermek, seminer, konferans gibi faaliyetleri planlamak ve değerlendirmek, kurumlar arası koordinasyon, bilgi paylaşımı ve işbirliğine katkı sağlamak, izleme ve inceleme çalışmalarında bulunmak. Türkiye Sağlıklı Beslenme ve Hareketli Hayat Programı gibi ulusal programların uygulamasını izlemek, görüş ve önerilerde bulunmak. Sağlıklı beslenme, yiyecek ve içecekler konusunda tüketicileri ve özellikle de çocukları yanlış yönlendiren aldatıcı, yanıltıcı algı oluşturucu reklamlar, tanıtımlar konusunda gerekli önlem ve önerilerde bulunmak. Her tüketicinin yeterli ve sağlıklı gıdaya erişme hakkının gerçekleşebilmesi konusunda ekonomik ve sosyal önlemlerin alınması için görüş ve önerileri oluşturmak.

9 bakanlıkla 7 sivil toplum kuruluşunun bünyesinde temsil edileceği konseyde Sağlık, Tarım ve Orman, Çevre ve Şehircilik, Ticaret, Hazine ve Maliye, Kültür ve Turizm, Millî Eğitim, Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler, Sanayi ve Teknoloji bakanlıkları, Radyo ve Televizyon Üst Kurulu, Yükseköğretim Kurulu, Türkiye Gıda ve İçecek Sanayii Dernekleri Federasyonu, Türkiye Lokantacılar, Kebapçılar, Pastacılar ve Tatlıcılar Federasyonu, Türkiye Fırıncılar Federasyonu, Türkiye Esnaf ve Sanatkarları Konfederasyonu, Tüketici Dernekleri Federasyonu, Türkiye Diyetisyenler Derneği ve Türkiye Ziraat Odaları Birliği temsilcileri iştirak edecekti. İhtiyaç duyulması halinde özel sektör temsilcileri de konseye davet edilebileceği, ayrıca Sağlık Bakanlığı tarafından hazırlanan Ulusal Beslenme Rehberinin de kısa süre içinde yayınlanacağı duyurulmuştu.

Konsey ile beslenme konusundaki bilgi kirliliğinin ortadan kaldırılması, tartışmalı konuların açığa kavuşturulması, beslenme okuryazarlığının artırılması, sağlıklı beslenme kültürünün ülke genelinde yaygınlaştırılması, gıda güvenliği ve kronik hastalıklarla mücadele kapsamında politikalar geliştirilmesi hedefleniyordu. Yağ, ekmek ve kurubakliyat gibi bilim komisyonlarının teşekkülü ve bu komisyonların kendi alanlanında hazırlayacağı raporlar hazırlanacaktı.

Kuruluş yönetmeliği, çıkan haberler, ilk toplantı, ekmek, yağ ve kurubakliyat bilimsel komisyonlarının oluşturulması gibi gelişmelerden sonrası gelmedi. İş nerede tıkandı, devam etseydi bu durum ne gibi gelişmeleri beraberinde getirebilirdi, etkisi ne olacaktı? Bütün bu merak edilenlerin yanısıra asıl nokta neden böylesi ciddi bir konunun yarım kaldığı. Eğer yetkililerden bu konuda bir ses gelirse kendimizi mesut sayacağız. Cevaplanması için sorularımız olacak. Neden sözkonusu konsey faal hale gelmedi, yeniden kaldığı yerden devam etmesi gibi bir ihtimal var mı diye.

GÖZÜME TAKILANLAR

Sera gazının sebebi hayvancılıkmış!

Hayvancılığın sera gazına sebep olduğu iddiasıyla yeni bir araştırma yayınlandı. BBC, Nature Food dergisinde yayımlanan Oxford Üniversitesi'ne ait bir araştırmayı servis etti. Et tüketiminin daha fazla sera gazı salımına neden olduğu iddia edilen araştırmaya göre yüksek miktarda et tüketen kişilerin diyeti her gün ortalama 10,24 kg sera gazı salımına yol açarken az et tüketenler için bu miktar 5,37 kiloya düşüyor. Vegan beslenen insanlar ise günlük 2,47 kg sera gazına neden oluyor.

“Zengin Mutfağı” sahnede

Usta oyuncu Şener Şen'in "Lütfü Usta" karakteriyle başrolde yer aldığı "Zengin Mutfağı" uzun bir aradan sonra Denizli, İzmir, Bursa, Antalya ve Adana'da sahnelenecek. Vasıf Öngören'in kaleme aldığı ve bir çok defa sahnede yorumlanıp beyazperdeye uyarlanan oyun 15-16 Haziran 1970 olaylarının zengin bir ailenin mutfağına yansımasını konu alıyor.

Gıda kontrolüne yeni teknoloji

Tarım ve Orman Bakanlığı coğrafi işaretli ürünlerin haritalandırılması, kütüphanelerin oluşturulması ve bu verilerle tescil belgelerinin alınması için en yeni teknolojilerden Nükleer Manyetik Rezonans (NMR) cihazını gıda kontrol laboratuvarlarında kullanmaya başladı.

Çarşamba keşkeği tescil aldı

Samsun yöresi lezzetleri arasında yer alan ve Çarşamba ilçesi adıyla bilinen keşkek lezzeti artık koruma altında. Çarşamba Belediyesinin başvurusu üzerine Türk Patent ve Marka Kurumu tarafından ürüne coğrafi işaret tescili verildi. İnsanların bir kazan etrafında toplanmasına vesile olan bu lezzet özellikle düğün, doğum, asker uğurlama ve benzeri özel günlerdeki törenlerde imece usulü hazırlanır, hep birlikte yenir. Yöreye göre çok çeşitleri vardır. Koca kazanlarda kol gücüyle ezilerek pişirilir. Buna küdellemek denir. Malzemeleri: 2 su bardağı buğday, 1 Tane tavuk göğsü, tavuk suyu, su, tuz, tereyağı. Su ölçeği buğdayın kalitesine göre değişiklik gösterir. Hazırlanışı: Buğdayı yıkayıp bolca su ile bir taşım kaynatarak altını kapatın. Sabaha kadar şişsin. Tavuk göğsünü başka bir tencereye koyup haşlayın ve suyunu ayırın. Tavuğun derisini ayırarak ince ince didin. Buğdayın içine üzerini dört parmak geçecek kadar haşlanmış tavuğun suyundan koyun. Didilmiş tavuğu ve tuzunu koyup karıştırın ve kaynadığında altını kısarak pişirin. Buğday iyice yumuşadığında tahta kaşığın tersiyle keşkeği ezerek karıştırın. Suyu azalırsa haşladığınız tavuğun suyundan ilave edin. Ocağın altı çok kısık ve kapağı yarım şekilde yeterince pişirin. Dibini tutmaması için ara ara karıştırın. Keşkeğin kıvam alması için piştikten sonra bir gün dinlendirilmesi gerekiyor. Tavada tereyağını yakmadan kızdırın. Servis tabağına koyduğunuz keşkeğin üzerine tereyağ gezdirerek sıcak servis yapın. Keşkek dışında Bafra kaymaklı lokum, Bafra nokulu, Bafra pidesi, Samsun kaz tiridi, Samsun simidi, Terme pidesi, Yakakent mantısı, Çarşamba kıvratması, Çarşamba pidesi bugüne kadar Samsun'un tescilli lezzetleri içinde yer alıyor. Bafra pirinci, Salıpazarı kestane balı, Çarşamba kıl biber ise tescil edilmeyi bekleyenler arasında.

HAYAT
Üç kıtanın zenginliği Türk mutfağında