Yurdun değişik yerlerinde, her biri ayrı kültürden doğan gelenekler, ramazan aylarına farklı bir tat katıyor.Ramazan geleneklerinin başında "iftar davetleri" geliyor. Bu gelenekle evlerdeki sofralar her zamankinden daha şen oluyor.Yörelerin kendine özgü gelenekleri ise birbirinden ilginç... Farklı gelenekler, yardım severliği öğütlemesi, birlik ve beraberliği sağlaması, dostlukları perçinleştirmesi ile ortak noktada buluşuyor. Yüzyıllarca sürdürülmüş, ancak son zamanlarda unutulmaya yüz tutmuş bazı gelenekler ise artık belli yaştaki kişilerin aktarımlarıyla birer nostaljiye dönüşmüş. Her şeye rağmen yüzyıllarca korunan geleneklerin büyük bölümü, yurdun dört bir köşesinde, tüm canlılığı ile sürdürülüyor.
Çocuklar için horoz şekeri
Sivas'ta Ramazan ayının başlamasıyla birlikte horoz şekerleri de satışa sunuluyor. Köz ateşinde eritilerek şekil verilen horoz şekerleri, Sivas'ın vazgeçilmez geleneği. Horoz şekerleri özellikle misafir gidilen evlere ya da oruç tutan çocuklara iftariyelik olarak ikram ediliyor. Çubuklu tek kalıp şekerler ve içi hava dolu kalıp şekerler halinde satışa sunulan horoz şekerleri tanesi 50-75 YKr ile 1 YTL arasında değişen fiyatlardan satılıyor. Her yıl sadece Ramazan ayında satılan bu şekerler, özellikle çocukların ilgisini çekiyor.
SELLİME ÇIKALIM
Ramazan ayının 15'inden itibaren düzenlenen etkinlikte gençler, taşıdıkları maket kayıkla "sellime" çıkıyorlar. İftar sonrası birkaç kişinin taşıdığı ve özenle süslenmiş kayıklar eşliğinde ellerinde fener ve mumlarla mahalleler dolaşılarak bahşiş toplanıyor. Gençler evlerin kapılarına giderek mani söyleyip bahşiş istiyor. Bahşişler ise bir mendile sarılarak ve düştüğü yer görülsün diye de mendilin ucu yakılarak helesacılara atılıyor.
İftara bando ekibi
Amasya'da geçmişi 150 yıldan uzun bir zamana dayanan müzikle iftar açma geleneği sürdürülüyor. Zamanın Amasya Mutasarrıfı Ziya Paşa'nın 1860'lı yıllarda bir Ramazan günü Amasya Kalesi'nden davul zurna çaldırmasıyla başlayan gelenek bugün belediye bandosunun günün popüler parçalarını çaldığı bir bando şenliğine dönüşmüş durumda.
ÇOCUKLARA GÖLGE OYUNU
Adana'da gölge oyunu, meddah, orta oyunu, kukla, fasıl ve ramazan şerbetigibi unutulmaya yüz tutan gelenekler yerel yönetimlerin etkinlikleriyle yaşatılmaya çalışılıyor. Belediyelerin parklarda kurulan çadırlarda, iftar sonrası eğlenceler düzenleniyor.
Gölge oyunu, meddah, orta oyunu, kukla gösterilerinin yanı sırafasıl grupları, çeşitli sanatçılar da sahne alıyor. Gösterilerde geleneksel giysilerle görevliler, yöreye özgü şalgam, meyan kökünden yapılan "aşlama" isimli şerbetten konuklara dağıtıyor.
Ramazan kahkesi
Gaziantep ve yöresinde, hemen her evde Ramazan kahkesi yapılması geleneği bozulmadı. Ramazan ayının sonlarına doğru evlerde yöresel "yuvalama" yemeği yapma telaşı başlıyor. Kadınlar bir araya gelerek, bayramda ikram edecekleri "yuvalama" ve "bayram kahkesi" yapıyor. Gaziantep'te çok eski yıllarda Ramazan davulcuları, eşeklerle dolaşarak bahşiş topluyordu. Ramazan davulcularına verilen bulgur, simit, pirinç ve şeker, eşeklerin sırtındaki heybelere yükleniyordu. Bugün ise sadece para veriliyor.
Teravih sonrası fasıl var
Trabzon'da Ramazan'da, vatandaşlar teravih namazından sonra biraraya gelerek musiki toplantıları yapıyor. Kültür ve sanatın ele alındığı toplantılarda, uzun sohbetler yapılıyor. Ancak bu gelenek son zamanlarda azaldı.Eski Trabzon evlerinde iftar genellikle evlerin üst katında yapılıyordu. Evlerin giriş katlarında sofralar kurulur, gelenler kimseye görünmeden burada iftarlarını yaparlardı
Bafra'da sele sepet
Samsun'un Bafra ilçesinde onlarca yıldır sürdürülen "sele-sepet"şenliği tüm coşkusuyla Ramazan ayına ayrı bir anlam katıyor."Sele-sepet" adıyla bilinen ve Ramazan ayının 14. gününü 15'ine bağlayan gece düzenlenen etkinlik, ilçe halkının katılımı ile yapılıyor. İftarın ardından başlatılan şenlikte, çocuklar taşıdıkları, "sele-sepet" adı verilen fenerlerle evleri dolaşarak bahşiş topluyor.