Her yıl Ramazan'da farklı bir gündemimiz oluyor. Bu yıl da Mısır'daki olaylar gündemde. Bu hareketlilikler Ramazan'ın ruhuna tesir ediyor mu?
Ramazan, Müslümanlar için kutsal ilan edilmiş vakitlerinden biridir. Dolayısıyla Ramazan etkendir ama edilgen değildir. Konjonktüre göre değildir, gündemi hiç değişmez. Her yıl gündemi aynıdır. O da maneviyattır. Ramazan amiyane tabiriyle bonus ayıdır. İkramiyelerin bolca dağıtıldığı aydır. Bu ay bir ana rahmidir. Yeryüzünün, vahyin doğduğu doğum ayıdır. Yani Kur'an o ayın içerisinde dünyaya gelmiştir. Bundan dolayı Ramazan ayı bir mücbir sebep olmadığı sürece manası dikey olan bir aydır. Maneviyat yoğunlukludur. Peygamberimizin hayatına baktığımızda bunu görüyoruz. Özellikle son on gününde bütün sosyal ilişkilerini en aza indirdiğini ve bireysel yoğunlaşmaya daha fazla vakit ayırdığını görüyoruz.
Bugün Ramazan farklı çevrelere de kültürel boyutuyla yaşanıyor. Bu yaklaşıma nasıl bakıyorsunuz?
Ramazan'ın hakikatini uygulamaya çalışmamız lazım. Fakat bu hakikatin yakalamadığı durumlarda da Ramazan'ın panayırsal, festivale yönelik, sosyal ve içtimai özellikleri de inkâr etmememiz lazım. Her insan mükemmel manada İslam'ı yaşayamayabilir. Yani İslam'da bir ferdin takva ölçüleri umumun üstüne hâkim kılınamaz. Ramazan, bize bireysel manada kemale erme imkânı sunarken elbet kemale eremeyecek insanlar da olacaktır. Peygamberimizin etrafında bulanan sahabelerin bile dereceleri bulunur. Ölünceye kadar içkiyi bırakamamış sahabesi vardır. Her kim olursa olsun Ramazan ayı için ibadet ediyorsa karşılığını alacaktır. O yüzden 'Ramazan festivalleri iptal edilsin' diyemeyiz. Önemli olan ana esasların muhafaza edilmesidir.
Nedir onlar?
Modernitenin en büyük problemi İslam'ın özünü değiştirmesi. Özellikle İslam, Ramazan ve orucun hakikatini bilirseniz ondan sonra yapıp yapmadığınız çok önemli değil. Özellikle modernist Müslümanlar doktrini bozuyorlar.
KAPİTALİZMİ BİLMEDEN ELEŞTİRİYORLAR
Bu durum Ramazan'ın maneviyatını zedelemiyor mu?
Bilgeler derler ki; 'Bir şeyin hakikatini yakalayamayanlar o şeyi merasime boğarlar'. Merasim ritüellerin çoğalması dindeki emrin birincil anlamı değildir. Birincil anlamı yakalayamayanlar onu törenlere boğarlar. Bu bütün ibadetler için geçerlidir. Bunlar hakikat bilmeden şekle bakarak ruhunu bozarlar. Ramazan ayı modern hayatta, dinin ruhu ve özü yakalanamadığı ortamlarda din, sosyal bir entite ve kimlik olarak devam eder. Bugün İslam dünyasında İslam kelimesi bazı çevrelerde politik etiket haline gelmiştir. Bu dinin politik görüşleri elbet vardır. Ama birincil gaye politik düzenleme için değildir. Birincil gayesi hayat nizamıdır.
Beş yıldızlı otellerde pahalı verilen iftarlara tepki olarak 'Antikapitalist Müslüman'ların oluşturduğu halkla