‘Ramazan harekettir’

Ramazan ayının ilk haftasını geride bıraktığımız günlerde, heyecan ve özlemle beklediğimiz Ramazan’ın her anını değerlendirmek için gayret sarf ediyoruz. Ramazan, hepimizde uyandırdığı sükûnet ve maneviyatın yanı sıra bereketini ve kendine has telaşını hissettirmeye başladı. Peki, Ramazan ayı ismini verdiği kişilere neler hissettiriyor? Ramazan ayına dair düşüncelerini öğrenmek için ünlü işletmeci Ramazan Bingöl’ü Esenler’deki ofisinde ziyaret ettik.

Yeni Şafak Aslıhan Şimşek

Ramazan: Bingöl Yaş: 49 Meslek: Restoran İşletmecisi Memleketi: Şanlıurfa

Ramazan ayı ve oruç, hayatımızı Kur'an-ı Kerim'e ve Peygamber Efendimiz'in sünnetine göre şekillendirdiğimiz dönem olarak senemizin kıymetli anlarından biri oluyor. Ramazan; ruhun, bedenin ve toplumun değişimini gözlemlediğimiz, değer bildiğimiz ve hassasiyet gösterdiğimiz nadide günlerin toplamıdır aslında…

Ramazan, adını verdiği kişilere de şüphesiz aynı şeyleri hissettiriyor. Ancak Ramazan'la ilgili duygularını bir de hepimizin simasına alışkın olduğu ünlü restoran İşletmecisi Ramazan Bingöl'e sorduk.

Urfa'da bir Türk filmi

Şanlıurfa Birecik'te dünyaya gelen Ramazan Bingöl, hayat mücadelesi için 'bizimki klasik Türk filmi hikâyesi' diyerek söze başlıyor. 12 çocuklu bir ailenin 11. çocuğu olan Bingöl, maddi zorluklar sebebiyle 5 kardeşini kaybetti. Geri kalan kardeşler ise İstanbul'a gelerek su ve sakız satmak gibi çeşitli işlerle uğraşarak hayata tutunmaya çalıştı. Ardından berberliğe başlayan Bingöl, askere gittiğinde kadın kuaförlüğüne başladı. Askerden dönünce kardeşleri ile bir işletme açtı ancak 2008'de ise kendi ismiyle olmaz denileni başararak restoranını kurdu.

http://image.piri.net/resim/imagecrop/2016/06/14/10/05/resized_e1c92-2cc18d76001.jpg

RAMAZAN
'Ramazan bir adacıktır'

Üniversitelere kitap yazdı

Ramazan Bingöl, Açıköğretim Fakültesi'nde Kamu Yönetimi okuduğu halde kendisini ilkokul mezunu olarak değerlendiriyor. Üçüncü kitabı Ramazan ayında yayınlanacak olan Bingöl'e, 'kitap yazmaya yönlendiren şey neydi?' diye sorduğumuzda şu cevabı alıyoruz;

“Uzun dönem bu işi yaptığımda 'daha iyi nasıl yapabilirim' diye bir araştırma yaptım. Bu işle ilgili kitap okuyayım istedim. Fakat Türkiye'de bu işle ilgili hiç kitap yazılmamış olmadığını gördüm. Gastronomi okulları da benim kitabımı okutuyor şuanda. Kitap, bu işle ilgilenen herkesin okuyabileceği ve anlayabileceği nitelikte. Restorandan ziyade daha kurumsal yapıya uygun bir kitap."

'Her meslek bir sanattır'

Yaptığı işi 'Et Sanatı' olarak niteleyen Bingöl, her mesleğin sanata dönüştürülebileceğini söylüyor. Bu noktada önemli olan şeyin ise meslek ile ilgili tüm ayrıntıların bilinmesi olduğunun altını çiziyor.

Mesleği ile ilgili olarak iyi bir gurme olduğunu belirten Bingöl, 'mutfağa girmesem de hangi yemeğe ne konulduğunu iyi bilirim' diyor.

Bingöl, aynı zamanda TÜRES (Tüm Restoranlar Lokantalar ve Tedarikçiler Derneği)'nde başkanlık görevini yürütüyor. Ortak çalışma ile gastronomi okulu açacak olan Bingöl, yurtdışında da şube açmayı planlıyor.

http://image.piri.net/resim/imagecrop/2016/06/14/10/16/resized_3484e-47c0113f00.jpg

İsrafı önlemek için hayvanat bahçeleri

Ramazan Bingöl, bizimle Ramazan ayı ve oruca dair düşüncelerini de paylaştı. Ramazan için 4 ay öncesinden çalışmalara başlanan restoranda iftar anındaki tüm ayrıntılar dakikası dakikasına düşünülüyor. Hangi müziğin çalacağı, kaçıncı dakikada ana yemeğe geçileceği ve tatlı ikramı büyük bir titizlikle takip ediliyor.

Restoranlarda dikkat çeken ayrıntı olarak göze çarpan şey kurulduğu alanın birkaç restoran büyüklüğünde olması. Bunun sebebi ise çocukların iyi vakit geçirebileceği park alanı oluşturabilmek ve aynı zamanda israfı önlemek için kurulan hayvanat bahçeleri. Bingöl, restoranlarında müşterinin isteğine ve beklentisine göre hareket edildiğini söylerken israfı minimum düzeye indirmek için artan yemeklerin restoranın bahçesinde bulunan hayvanlara vererek değerlendirildiğini belirtiyor.