Dünyanın bir numaralı sinema ve fotoğraf filmi tedarikçisi Eastman Kodak, doğayı geleneksel yöntemlerle görüntülemeye tutkun olanları son derece üzen bir karar alarak, portföyündeki gelmiş geçmiş en iyi film modeli olarak kabul edilen “Kodachrome”un üretimine son verdi. Sinema ve fotoğrafçılık tarihinde yeri kolay kolay doldurulamayacak bir kalitenin simgesi olan “Kodachrome”, şirketin ürettiği filmler arasında renk canlılığı açısından en iyisi olmakla birlikte, pahalı üretim süreci ve karmaşık banyo tekniği nedeniyle 2000'li yıllarda en fazla zarar eden ürünlerin başında geliyordu.
İlk kez 1935 yılında piyasaya sürülen “Kodachrome”, özellikle pastel renklerde müthiş bir gerçeklik duygusu sunmasıyla kısa sürede tüketicilerin en beğendiği film modeline dönüştü. Zaman içinde hem fotoğrafçılıkta hem de sinemada ustaların en fazla tercih ettiği hammadde olarak rakipsiz bir konuma yükselen bu film için, ünlü şarkıcı Paul Simon 1973'de -“Kodachrome”un doğayı çok güzel yansıtan renklerini övdüğü- aynı adlı bir pop şarkısı dahi bestelemişti. “Hayat kadar gerçek” sloganının doğuşuna kaynaklık eden “Kodachrome” emülsiyonu, 8 mm, 16 mm ve 35 mm sinema filmi, yanı sıra da dia-pozitif fotoğraf filmi formatında üretilmekteydi.
2000'li yıllarda baş döndürücü bir gelişme gösteren dijital fotoğrafçılığın rekabetine daha fazla dayanamayan Kodak yönetimi, 22 Temmuz 2009 günü yaptığı bir açıklamayla, bu modelin ürün portföyünden aşamalı olarak çıkartılacağını ilân etti. Her ne kadar sinema ve fotoğraf çevrelerinden yoğun eleştiriler gelse de son yıllarda ciddi boyutlarda zarar edip sürekli işçi çıkartan Amerikalı fotoğraf devi, aldığı radikal karardan kesinlikle geri adım atmayacaktı.
Haberin duyulmasından hemen sonra şirketin piyasaya süreceği son film rulosuna tâlip olan National Geographic dergisi, üretim bandından düşen son “Kodachrome” kartuşunu satın alarak bunu efsanevî foto-muhabiri Steve McCurry'ye teslim etti. Meslek hayatı boyunca ağırlıklı olarak “Kodachrome” marka filmle çalışmış olan Curry, fotoğraf tutkunları arasında en çok 1984 yılında Pakistan-Peşaver'deki bir mülteci kampında çektiği “Afgan kızı” fotoğrafıyla tanınıyor. Özellikle, kahramanının zümrüt yeşili gözleriyle hatırlanan “Afgan kızı” da yine “Kodachrome” marka dia-pozitif film kullanılarak çekilmiş bir kareydi.
Elindeki son "Kodachrome" rulosuyla çeşitli ülkeleri kapsayan bir dış geziye çıkan McCurry, bu rulodaki 36 pozu özenle tüketerek, geçtiğimiz temmuz ayında Kansas'taki laboratuara banyo edilmesi için gönderdi. Her karesi usta fotoğrafçının stilini yansıtan birbirinden güzel karelerle bezenmiş olan filme bu kez Kodak tâlip oldu ve çekilen 35 mm'lik orijinal şerit McCurry'den satın alınarak şirketin New York-Rochester'daki George Eastman Fotoğraf ve Sinema Müzesi'ne konuldu. Curry'nin son filmde yer alan fotoğrafları ise önümüzdeki aylarda National Geographic tarafından yayımlanacak.
Öte yandan, Kodak, en prestijli ürünü olan “Kodachrome”un üretimine son vermekle birlikte, analog sinema filmi ve fotoğraf çekenlerin malzeme ihtiyaçlarını gidermek amacıyla, daha düşük bir renk kalitesine sahip, ancak hem üretimi hem de banyosu çok daha kolay ve ucuz olan “Ektachrome” serisi üzerinden hammadde üretmeyi sürdürüyor. Dijital teknolojinin artık iyice egemenliğini ilan ettiği bir çağda bu yeni serinin üretim ömrünü ise piyasanın talepleri belirleyecek.
http://www.kansas.com/2010/07/14/1403115/last-kodachrome-roll-processed.html
http://1000words.kodak.com/post/?id=2388083
http://en.wikipedia.org/wiki/Kodachrome