10 bin kişi Doğu Ekspresi için sıraya girdi
Ekonomi
10 bin kişi Doğu Ekspresi için sıraya girdi
Geçtiğimiz yıl yoğun talep haberleri ile çok sık gündeme gelen Doğu Ekspresi için bu yıl gezginler erkenden harekete geçti. Ankara-Erzurum-Kars arası sefer yapan Doğu Ekspresi'ne şimdiye kadar gelen talep 10 bine ulaştı.
IHA
Elazığ'ın mermeri kutsal topraklarda
Ekonomi
Elazığ'ın mermeri kutsal topraklarda
Elazığ'ın "vişne mermeri", ihraç edildiği Orta Doğu ülkelerindeki bir çok prestijli rezidans, otel ve konut projesine zenginlik katıyor.
AA
Netanyahu'nun Kudüs adayı belediye seçimlerini kaybetti
Dünya
Netanyahu'nun Kudüs adayı belediye seçimlerini kaybetti
İsrail'e bağlı Kudüs Belediye Başkanlığı için yarışan adaylardan, Başbakan Binyamin Netanyahu'ya yakın Zeev Alkin ilk turda elendi. İki hafta sonra yapılacak ikinci tur seçimlerde Moshe Lion ve Ofer Berkovitch yarışacak.
AA
Tahterevallideki İsrail siyaseti
Hayat
Tahterevallideki İsrail siyaseti
İsrail siyaseti, Yahudi yeni yılına girerken, tahterevallinin ortasında ayakta durarak dengeyi sağlama çabasında. Tel-Aviv, yeni toplumsal aktörlerin, siyasi kültürün ve jeopolitiğin yükselişiyle çeşitlenen meydan okumalarla karşı karşıya. İsrail’in Ortadoğu’nun demokrasi vahası olma iddiası ve medeniyetler çatışması teziyle eş güdümlü politik konumlanışları sallantıda.
Yeni Şafak
* Fırat’ın Doğu’su için  geri sayım başlamıştır  * Ana savunma hattımız Halep-Musul çizgisidir  * Üç bölgeye müdahale,  o harita parçalanacak..
* Fırat’ın Doğu’su için geri sayım başlamıştır * Ana savunma hattımız Halep-Musul çizgisidir * Üç bölgeye müdahale, o harita parçalanacak..

Fırat’ın Doğu’su için Türkiye’de en fazla yazı yazan kişiyim. Daha kimsenin gündeminde bile değilken “Terör Koridoru” kavramını kullanan, onlarca yazı yazıp dikkat çekmeye çalışan benim.

Video: * Fırat’ın Doğu’su için geri sayım başlamıştır * Ana savunma hattımız Halep-Musul çizgisidir * Üç bölgeye müdahale, o harita parçalanacak..

Suriye savaşının mahiyetini, geldiği noktayı, “Türkiye Cephesi” projesini ve bunun bir kuşatma planı olduğunu, yüz yıl sonra yeni harita planlarında Türkiye’nin parçalanmasının ilk adımı olduğunu vurgulayan kişiyim.

İşte o yazılar yüzünden hedef haline getirildim..

Savaş çığırtkanlığı yapmakla, Türkiye’yi savaşa sokmaya çalışmakla suçlanmak bir tarafa, bu yüzden hedef haline getirilmek bir tarafa, örtülü bir ambargoya maruz bırakıldığımı biliyorum.

Bunu kimlerin yaptığını, bu yazıların kimlerin örtülü hesaplarını hedef aldığını, aslında gizli ajandalarının ne olduğunu, siyasi aklı bulandırarak başka başka teklifler hazırladıklarını, bütün bu tekliflerle “terör koridoru” ve “Fırat’ın Doğu’su” projelerinin hangi noktalarda buluştuğunu, bu trafiğin 15 Temmuz çokuluslu müdahalesi ile nasıl bağlantılı olduğunu, Türkiye Fırat’ın Doğu’suna müdahale etmesin diye şimdilerle ne tür angajmanlarla hareket edildiğini izleyen, anlayan, bu konuda zihni gayet net olan biriyim.

Türkiye Ekseni hedefi: Aldığımız pozisyon kimlik ve kişiliğimizdir.

Şahsen; Türkiye’nin milli çıkarlarının, bu vatan ve milletin coğrafyamızdaki bin yıllık tarih yürüyüşünün, yüz yıl sonra bugün bu yönde verilen mücadelenin ötesinde siyasi bir kimlik ve taraf seçmenin ahlaksızca olduğuna inandım. Hiçbir ajandayı, hiçbir hesabı, hiçbir gelecek düşüncesini bunun üstünde tutmadım, tutmam da. Çünkü diğer bütün siyasi kimliklerin, bu büyük hesaplaşmanın neresinde yar aldığını gördüm, içeride olanı da, yabancı olanı da gördüm.

Öyleyse bütün hesapların üstündeki tek hesabımız “Türkiye Ekseni” mücadelesidir. Vatan, coğrafya, tarih, gelecek, dünya algımız buna göre biçimlenmek zorundadır. Tarihin en keskin kavşaklarından birini yaşarken aldığımız pozisyon kimliğimiz ve kişiliğimizdir.

Yerlilik ve dışarıdanlık: Bu müdahale milli mücadeledir

Diğer ideolojik kimliklerin bu pozisyonu belirlemesinde “yerlilik” ve “dışarıdanlık” ölçütlerinin çok belirleyici olduğuna, muhafazakarlık ve İslamcılık kavramlarının bile bu çerçevede sorgulanması gerektiğine inanıyorum. Çünkü bu kimliklerin ağırlıklı bölümünün çokuluslu müdahaleler için “operasyonel alanlar” olarak kullanılabildiğini fark ettim.

“Terör Koridoru” da, “Fırat’ın Doğu’su” da mili bir meseledir, milli mücadeledir, İstiklal Savaşı gibidir. Çünkü bir dış müdahaledir, işgaldir ve müdahale doğrudan Türkiye’yi hedef almaktadır. Bölgedeki ABD-PKK-İsrail ekseni bir cephe inşasıdır. Irak işgali öncesi gibi, Suriye savaşı öncesi gibi bir büyük projenin ön çalışmasıdır ve o proje Türkiye’dir.

Ana savunma hattımız Halep-Musul çizgisidir..

Öyleyse savuma hatlarımız sınırlarımızın sıfır noktasında değil, Halep-Musul çizgisinin üstü olan her yerdir. Fırat Kalkanı ve Afrin operasyonundan sonra Münbiç ve Fırat’ın Doğu’sundan İran sınırına kadar olan kuşak, hiçbir şekilde bir örgütün ya da bölge dışı bir devletin hakimiyetine girmemelidir, giremez.

Gözümüzün önünde yüzlerce kilometrelik Türkiye cephesi açılmasına hiçbir siyasi akıl müsaade etmemelidir, edemez. Türkiye ile Arap dünyasını birbirinden koparacak coğrafyanın en keskin harita projelerinden birine sessiz kalınmamalıdır, kalınamaz. Bu bir Kürt meselesi ya da terör meselesi değildir, bu bir Batılı istiladır, Haçlı işgalleri ödemindeki parçalama planlarının aynısıdır.

Yüzlerce yıllık bilgelik ve akıl müdahale edecektir

“Bedeli ne olursa olsun, intihar anlamına gelse bile müdahale edilmelidir” dememin nedeni budur. Bugünün değil yarının coğrafyası inşa ediliyorsa, Türkiye ve bölgenin dinamikleri kendi coğrafya tasarımlarını dinç tutmalı, yüz yıl önceki çöküşü bir kez daha yaşamamak için aklını başına almalıdır.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın son günlerde ardı ardına “Fırat’ın Doğu’su” vurgusu yapması Türkiye’nin siyasi aklının yüzlerce yıl derinden gelen bilgeliğidir. Hesap anlaşılmıştır, oyun görülmüştür, duruş belirlenmiştir, müdahale edilecektir. Bu müdahale Türkiye’nin asla vazgeçemeyeceği bir sorumluluktur. Gelecek nesillere, Anadolu’ya, coğrafyamıza, tarihe karşı sorumluluktur.

Üç bölgeye müdahale, o harita parçalanacak..

Öyle görünüyor ki, “ansızın” bir süreç başlayacak ve o bölgedeki çokuluslu planlar altüst olacaktır. Kimsenin PKK üzerinden, DEAŞ üzerinden, ülkemiz içindeki etki çevreleri üzerinden bu ülkeyi oyunun dışına itme çabaları sonuç vermeyecektir.

“Zor oyunu bozar” dönemindeyiz. Sahada olma dönemindeyiz. Elini uzattığın yere kadar ulaşabildiğin dönemdeyiz. Öyleyse bu oyun bozulacaktır. Türkiye Akdeniz kapısını kapattığı harita projesinin, Doğu kapısını engellediği projenin belini kırmak zorundadır. Bu da Tel Abyad, Ayn el Arap ve Sincar gibi üç bölgeden söz konusu uğursuz harita tasarımını paramparça etmekle mümkündür.

Kimse endişelenmesin, hiç bir ülke Türkiye’nin bu müdahalelerine açıktan tavır alamayacaktır. ABD ya da İsrail veya bir bölge ülkesi buna cesaret edemeyecektir. Bölgesel ve küresel konjonktür onların bu cesaretini yok etmiştir.

Siz o zaman içerideki ‘ikame yapıları’ izleyin, neler göreceksiniz!

Evet, hazırlıklar tamamlanmıştır ve bu müdahale yapılacaktır. Bu coğrafyada kimlerin tarih yaptığını, coğrafya inşa ettiğini, harita çizme gücüne sahip olduğunu bir kez daha gösterme vakti gelmiştir.

Siz sadece, Fırat’ın Doğu’suna müdahale başladıktan sonra “içeride” kimlerin nasıl pozisyon değiştirdiğini, kimlerin gizli ajandası için harekete geçtiğini izleyin. Kendilerini gizleyemeyeceklerdir. İşte o zaman, 15 Temmuz sonrası FETÖ’den kalan boşluğa kimleri ikame ettiklerini çok daha net göreceksiniz.

Hava Kuvvetleri'nde kırmızı alarm
Gündem
Hava Kuvvetleri'nde kırmızı alarm
Türkiye'nin Doğu Akdeniz'deki enerji çalışmaları Barbaros Hayrettin ve ilk sondaj gemisi Fatih ile yeni bir boyut kazandı. Akdeniz'in sıcak sularında oldukça gerilimli bir dönemde hizmet verecek gemiler için Türk Hava Kuvvetleri alarm geçirildi. Yüzer unsurların güvenliğine yönelik en ufak bir tehdide anında karşılık verecek olan Türkiye, bu kapsamda özellikle güneyde konuşlu hava kuvvetleri unsurlarını tam teçhizatla hazır tutuyor. Enerji uzmanlarına göreyse bölgede yaşananlar çok önemli bir denklemin izlerini taşıyor.
Yeni Şafak
Türk jetlerinden İngiliz savaş uçaklarına önleme
Gündem
Türk jetlerinden İngiliz savaş uçaklarına önleme
Doğu Akdeniz'de geçtiğimiz günlerde Barbaros Hayrettin sismik gemisinin Yunan unsurlarınca taciz edilmesinin ardından sismik gemimiz Türk savaş gemileri tarafından korumaya alınmıştı. İngiliz savaş uçaklarının da Barbaros Hayrettin ve savaş gemilerimizin yakınında uçmasının ardından Türk F-16'larınca önleme yapıldığı ortaya çıktı.
Yeni Şafak
Kar meşhur sarayı beyazla süsledi
Hayat
Kar meşhur sarayı beyazla süsledi
Ağrı'nın Doğubayazıt ilçesinde, kar yağışıyla beyaz örtüyle kaplanan tarihi İshak Paşa Sarayı ve çevresi kartpostallık görünüme kavuştu.
DHA

6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunundaki amaçlar ile sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerezler kullanılmaktadır. Detaylı bilgi için çerez politikamızı inceleyebilirsiniz.