Evrensel Temel Gelir zamanı
Evrensel Temel Gelir zamanı

Dünyaya yayılan koronavirüs nedeniyle ekonomiler derin krizde. Piyasalar çakılmış, ekonomik hayat durmuş, etkisinin boyutları tahmin edilememektedir. İnsanların nasıl yiyecek alabilecekleri, kira ödeyecekleri, hayatlarını idame ettirecekleri endişesi zirve yapmış.

Bazı insanların, kendilerinin ya da çocuklarının hasta olup olmadıklarına bakmaksızın işe gitmekten başka seçeneği yok.

Kayıt dışı işçiler, taşeron işçiler, serbest meslek sahipleri, bekârlar, ebeveynler, çocuklar ve evsizlerin her zamankinden daha fazla gelire ihtiyaçları var.

Bu ihtiyacı karşılamak için “Evrensel Temel Gelir (UBI)” olarak uzun süre siyasetçiler, akademisyenler ve sivil toplum tarafından tartışılan bir düşünce tekrar gündeme geldi.

Bizde de salgın sürecinde en az 4 aylık bir sürede “temel gelir ya da vatandaşlık geliri” adı altında bütün yetişkinlere koşulsuz ödenecek bir gelir planlanabilir (asgari temel ihtiyaçları karşılamaya yetecek bir meblağ). Burada çocuklara da (yetişkinlerden daha düşük olsa da) ödeme yapılmalıdır.

**

Evrensel Temel Gelir veya vatandaşlık geliri, bir devletin tüm vatandaşlarına diğer gelirlerinden ya da servetlerinden bağımsız olarak, toplumun bir bireyi olmaları nedeniyle, düzenli bir gelir sağlanmasını öneren sosyal güvenlik kuramıdır.

Yaşanan salgın krizi dolayısıyla insanlar ekonomik açıdan endişeliler. Temel gelir bu endişeyi ortadan kaldırır ve ülke vatandaşlarının çalışmasalar da devletten gelir elde etmelerini sağlar.

Şu sıralar ABD’de bazı kongre üyeleri Evrensel Temel Gelir (UBI) önergesi vermişler. Amaç; koronavirüs dolayısıyla evde kalmaları gereken veya bu süreçte işinin devamlılığını sürdüremeyen yetişkinler için 4 aylık süre zarfında ayda 1.000 dolar ve çocuklar için ayda 500 dolar destek sağlanması.

**

Virüsün yayılmaması, toplum sağlığı için insanların evde kalmaları en güvenilir yol olarak önerilmektedir.

İnsanlar evde kaldıkça kendilerini izole edip virüsün hızlı bir şekilde yayılması engellenecektir. Vatandaşlar; salgın hastalıkla hem fiziksel hem de psikolojik bir mücadele içindeyken, yiyecek, içecek, giyinme, barınma gibi temel ihtiyaçların derdine düşmeyerek süreci en az hasarla atlatabilmeliler.

Evrensel temel gelir sistemi sayesinde herkes eşit miktarda gelir elde ederek geçim sıkıntısı yaşamaz. Bu da toplumun refah ve huzur seviyesini yükseltir. Bu sayede insanların üzerinden stresin kalkması, daha düşük kaygı taşımaları genel sağlık sonuçlarının daha iyi olmasını destekler.

Yani, temel gelir ya da vatandaşlık geliri milyonlarca insanın karşı karşıya kaldığı mali yıkıma çözüm olabilecek bir çıkış yolu olarak düşünülmelidir.

Siyasetçileri tereddütte bırakan, herkese vatandaşlık geliri ödemenin mali yükünün nasıl karşılanacağı. Bu noktada da sosyal yardımların tamamen kesilmesi ve buna ayrılan finansmanın Temel Gelire aktarılması önerilmektedir. Ayrıca zenginlerden alınacak bağış ve vergilerle Temel Gelir fonu desteklenebilir.

**

Sonuç olarak, kusursuz bir öneri olmasa da toplumun refahını korumak, kaygılarını azaltmak ve krizle yaygın mücadele etmek için en iyi fikirlerden biri temel gelir politikasıdır. Salgın dolayısıyla geçici bir süreliğine uygulanabilir, sonuçları başarılı görülürse sürekli hale getirilebilir.

Gelir vergisi beyannamelerinin verilme ve ödeme süreleri uzatıldı
Ekonomi
Gelir vergisi beyannamelerinin verilme ve ödeme süreleri uzatıldı
Hazine ve Maliye Bakanlığı, 31 Mart'ta dolacak yıllık gelir vergisi beyannamelerinin verilme ve ödeme sürelerini 30 Nisan gün sonuna kadar uzattı.
AA
237 bin üretimle 5 milyar $ cepte
Ekonomi
237 bin üretimle 5 milyar $ cepte
Türkiye’nin ilk 2 ay otomotiv üretimi yüzde 4 artarak 237 bin 665 adet oldu. Ocak-Şubat döneminde 5 milyar dolarlık ihracat gerçekleştiren Türkiye otomotiv sanayiinin, otomobil ihracatı bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 20 artarak 2,1 milyar dolar seviyesinde gerçekleşti.
Yeni Şafak
KOSGEB’den 69 bin işletmeye destek
Ekonomi
KOSGEB’den 69 bin işletmeye destek
KOSGEB, 2019’da Türkiye’nin 7 bölgesinde, inşaattan imalata, ulaştırmadan madenciliğe kadar çeşitli sektörlerde faaliyet gösteren 69 bini aşkın işletmeye destek verdi. Desteklerden en çok Marmara ve İç Anadolu’daki firmalar yararlandı.
Yeni Şafak
2019 yılında ekonomik büyüme
2019 yılında ekonomik büyüme

Türkiye ekonomisinin 4. Çeyrek ve 2019 yılının tamamına ait büyüme oranları açıklandı. TÜİK verilerine göre Türkiye ekonomisi 4. Çeyrek döneminde yüzde 6 oranında büyürken 2019 yılının tamamında ise bir önceki yıla göre yüzde 0.9 oranında büyüdü. 2019 yılı ekonomik büyüme hedefi, yüzde 0.5 olarak belirlenmişti.

2018 yılında yaşanan kur şokunun ardından Türkiye ekonomisinde faiz-kur-enflasyon üçlüsünün tüm politikaları baskıladığı bir dönem yaşandı. Dolayısıyla 2019 yılında faiz-kur-enflasyon üçlüsünün kontrol altına alınması ve bu kapsamda ekonomik büyümenin düşürülmesi tercihi yapılmıştı.

Yani cari açığın azaltılması için ekonomik büyümeden fedakârlık yapılması, zorunlu bir tercih haline gelmişti.

2019 YILINDA ÖNE ÇIKANLAR

2019 yılının ilk 2 çeyrek döneminde daralan ve 3. Çeyrekte pozitif duruma geçen hane halkı harcamalarında 4. Çeyrekte yüzde 6.8 oranında artış yaşandı. Bu açıdan faizlerdeki düşüşün hane halkı harcamalarındaki artış için önemli olduğunu belirtmekte fayda var.

Bu yılın tamamında özellikle ithalatta önemli değişiklikler oldu. İthalatın 2019 yılının ilk iki çeyreklik döneminde sırasıyla yüzde 29.3 ve yüzde 17 oranında azalması, ekonomik büyümenin 2019 yılı 1. Çeyrekte yüzde 2.3 ve 2. Çeyrek dönemde yüzde 1.6 oranında daralmasına neden olmuştu. 2019 yılı 3. Çeyrekte ithalatta yüzde 7.3 oranındaki ılımlı artış, ekonomik büyümeye de yüzde 1 oranında artış olarak yansıdı.

2019 yılı 4. Çeyrekte ithalatta yüzde 29.3 oranında meydana gelen artış ile beraber ekonomik büyümede de yüzde 6 oranında bir artış gerçekleşti. Dolayısıyla, cari açık ve ekonomik büyüme arasında sürekli bir tercihe zorlanmamak için ekonomik büyümede yaşanılan yapısal problemlerin azaltılması ve ithalatta yüksek oranda bağımlılığın azaltılması daha da önemli hale geliyor.

Ekonomik yapıda bu değişimin gerçekleşmesi hem sürekli olarak ekonomik büyüme fedakârlığının önüne geçilmesi hem de şokların engellenmesi açısından son derece önemli. En önemlisi de kişi başı gelirde olası dalgalanmaların azaltılması ve Türkiye’nin bulunduğu orta gelir grubundan çıkmasıdır.

KİŞİ BAŞI GELİR VE ÜLKE SINIFLANDIRMASI

2018 yılında yaşanan kur şoku ve sonrasında devam eden kurlardaki artış ile beraber ekonomik büyüme düşürüldü ve dolar bazlı kişi başı gelirde de azalma meydana geldi. Türkiye’de kişi başı gelir 2019 yılında 9.127 dolar olurken, 2018 yılında 9.632 dolar olmuştu.

Türkiye’de kişi başı gelirde meydana gelen bu iniş ve çıkışlarda, ekonomik büyüme rakamlarında meydana gelen dalgalanmaların yanında özellikle kurlardaki artış önemli rol oynamaktadır.

Dünya Bankası tarafından ülkelerin sınıflandırılmasında kullanılan kişi başı gelir, ekonomik büyüme rakamlarından ve kurlarda meydana gelen dalgalanmalardan etkilenmektedir. Bu nedenle Türkiye’nin bulunduğu orta gelir grubunun üst diliminden yüksek gelirli ekonomiler içerisine girmesinde büyüme rakamlarının ve kurlarda meydana gelen dalgalanmaların önemli bir bariyer olduğu açık.

Dünya Bankası tarafından yüksek gelirli ekonomiler grubuna girilmesinde kullanılan ve belirlenen eşik kişi başı gelir 12.376 dolar. Türkiye’nin 2019 yılında 9.127 dolar kişi başı gelir ile bu bölgeden çıkması hem ekonomik büyümesini arttırmasına hem de kurlarda anormal şoklar yaşanmamasına bağlıdır.


Gelir vergisi mükellefleri için beyanname hareketliliği: Yarın son gün
Ekonomi
Gelir vergisi mükellefleri için beyanname hareketliliği: Yarın son gün
Geliri basit usulde tespit edilen ticari kazançlardan oluşan mükelleflerin 2019 yılı kazançlarına ilişkin yıllık gelir vergisi beyannamesini vermesi için yarın son gün. Ticari, zirai ve mesleki faaliyetinden dolayı gerçek usulde vergilendirilen gelir vergisi mükellefleri için ise beyanname verme dönemi bugün başladı. Kira geliri elde eden 60 yaşını doldurmuş mükellefler ile engellilik veya hastalığı nedeniyle vergi dairesine gidemeyecek durumdaki mükelleflerin adreslerine gidilerek beyannamelerini doldurmalarına yardımcı olunacak.
AA
Emlak vergisi ödemesi başlıyor
Ekonomi
Emlak vergisi ödemesi başlıyor
Türkiye sınırlarında bulunan ev ve iş yerleri için ödenen emlak vergisinin 2020 yılı ilk taksit ödemesi 1 mart tarihinde başlıyor. Vergi ödeme dönemi 1 Haziran tarihine kadar devam edecek.
Yeni Şafak
Ödemeler dengesinde öne çıkan kalemler
Ödemeler dengesinde öne çıkan kalemler

2018 yılı ağustos ayı itibariyle kurlardaki yükseliş ve iç talepteki daralma dış ticaret açığının gerilemesinde etkili oldu. 2019 yılında kur ve faizlerde bir önceki yıla göre bir dengelenme yaşansa da iç talep ve ekonomik aktivitede devam eden daralmanın etkisiyle cari işlemler dengesi yıllık bazda fazla verdi. 2019 yılında 1,674 milyar dolar seviyesinde gerçekleşen bu fazla, 2001 yılından bu yana bir ilk olmuş oldu. Böylece Yeni Ekonomi Programı hedefi olan yıllık bazda 1 milyar USD cari fazlanın üzerine çıkmış oldu.

2019 yılı Ödemeler Dengesi Bilançosunu incelediğimizde, 53,7 milyar dolar hizmet ihracatı geliri ile Cumhuriyet tarihinin en yüksek rekoruna ulaşıldı. Ayrıca, hizmetler dengesi 31,5 milyar dolar fazla verdi. Bununla birlikte turizm gelirlerindeki yükseliş öncülüğünde net hizmet gelirlerinde %27,4’lük artış yaşanması cari işlemler dengesinin azalmasında etkili oldu.

2019 yılının tamamında turizm gelirlerimiz önceki yıla göre %25 artış gösterirken, buradaki güçlü yıllık artış ile bavul ticaretinde yıllık bazda gerçekleşen artış cari dengedeki iyileşmeyi destekleyen önemli gelişmeler. Bu gelişim devam ettikçe bilançoya yansıması daha fazla olacaktır.

Bu yıl ülkemizi 45 milyon kişi ziyaret etti. Bu ziyaretleri gerçekleştiren ilk beş ülke (yaklaşık 20 milyon kişi) Rusya, Almanya, İngiltere, Bulgaristan ve İran. Bu turistlerin 2019’da yaptıkları kişi başı ortalama turizm harcaması 650 dolar seviyesine yükseldi. Bu rakam hala ortalamanın altında fakat her yıl daha iyi bir noktaya gelmekte. Zaten dünya ve Avrupa sıralamasına baktığımızda Türkiye, Avrupa’da dördüncü, dünya da altıncı sırada yer almaktadır. Ancak, turizm gelirlerinde Avrupa’da altıncı, dünyada on beşinci sırada yer almakta. Eğer biz bu rakamı daha yukarılara taşıyabilirsek cari işlemler dengesinin sürekli fazla vermesini sağlayabiliriz.

Diğer taraftan yurt dışında ikamet eden yaklaşık 7 milyon vatandaşımızın bu yıl ülkemizi ziyaret etmeleri de bu gelirin artırılmasında çok önemli bir etken. Bunların bu yıl ziyaretlerinde yaptıkları ortalama kişi başı harcama 800 dolar seviyesine ulaştı. Yaptıkları toplam harcama ise toplam turizm gelirlerimizin %17’sine tekabül etmekte.

Net hizmet gelirlerinde 9,5 milyar dolar fazla veren taşımacılık sektörü, cari işlemler dengesine olumlu yansıyan diğer bir kalemdir. Dünyanın dört bir yanına hizmet veren bu sektör önümüzdeki dönemde de cari işlemler dengesi için önemli bir kalem olmaya devam edecektir.

Diğer taraftan ödemeler bilançosunda fonlama gelişimini takip ettiğimiz finansman hesabının gelişimine baktığımızda, 2018 yılından bu yana finansman kompozisyonunda bir değişim olduğu dikkatimizi çekiyor.

Daha önceki yıllarda cari işlemler dengesinin finansmanı doğrudan yatırımlar, portföy yatırımları ve diğer yatırımlar kalemleri tarafından gerçekleştirilirken; 2018 ve 2019 yılında sermaye girişinin sadece doğrudan yatırımlar kanalıyla olduğu, portföy yatırımları ve diğer yatırımlardaysa sermaye çıkışı yaşandığı görülüyor.

2019 yılında 5,5 milyar dolarlık doğrudan yatırım girişi olurken, portföy yatırımlarında 1,1 milyar dolarlık, diğer yatırımlar kanalıyla da 1 milyar dolar sermaye çıkışı olduğu görülüyor.

Finansman kompozisyonunda yaşanan söz konusu değişme için, Jeopolitik ve siyasi gelişmeler etken olarak gösterilebilir. Özellikle, küresel çapta sermaye akımlarında yaşanan yavaşlama, fon ihtiyacı olan Türkiye gibi gelişmekte olan ülkeler üzerinde etkili olmaya devam edecek gibi duruyor.

Ancak, özellikle rating kuruluşlarının tutumları bu gidişatta önem arz edebilir. Bu kuruluşlar son dönemdeki ülke notunu değerlendirmelerinde Türkiye’nin kredi notunu aynı seviyede tutmalarına rağmen, açıklamalarını genelde olumlu yönde yaptılar. Söz konusu durum, tekrar Türkiye’nin fon ihtiyacını daha ucuz ve kolay karşılamasına neden olabilecektir.

Örneğin, Fitch Ratings’in en son değerlendirmesinde; Türkiye’nin ekonomik büyümesinin güçlü bir şekilde toparlandığı, enflasyonun geçen yılın başında gördüğü %20 seviyelerinden hızlı bir şekilde aşağıya indiği, cari açığın pozitif yönde gelişme gösterdiği ve dış risklerin hala yüksek seviyelerde olmasına rağmen azaldığını açıklaması, ülke risk primlerini olumlu etkileyecektir.

Sonuç olarak, makro ekonomik verilerdeki iyileşmeyle beraber, iç talepteki toparlanmanın da etkisiyle fon girişi tarafında da daha olumlu gelişmeler olacaktır.

6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunundaki amaçlar ile sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerezler kullanılmaktadır. Detaylı bilgi için çerez politikamızı inceleyebilirsiniz.