Bilim Kurulu Üyesi Ünal koronavirüs için kritik tarihi açıkladı: Tedbirlere riayet edilirse haziran başında rahatlama olabilir
Hayat
Bilim Kurulu Üyesi Ünal koronavirüs için kritik tarihi açıkladı: Tedbirlere riayet edilirse haziran başında rahatlama olabilir
Sağlık Bakanlığı Koronavirüs Bilim Kurulu Üyesi Prof. Dr. Serhat Ünal, koronavirüs tehlikesinin ne zaman sona ereceğine ilişkin, "Vatandaşlarımız her şeye çok riayet ederse, evden çıkmazsa, ellerini yıkarsa, benim kişisel tahminim tedbirler çok iyi olmak kaydıyla inşallah haziran başına falan bir rahatlama olacağını umuyorum" dedi.
DHA
Bakan Selçuk: 14 bin sağlık personeli alımı İŞKUR üzerinden yapılacak
Ekonomi
Bakan Selçuk: 14 bin sağlık personeli alımı İŞKUR üzerinden yapılacak
Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanı Zehra Zümrüt Selçuk, "14 bin sağlık personelinin alımını İŞKUR üzerinden tamamen dijital ortamda gerçekleştireceğiz" dedi.
DHA
Çin’de yerel kaynaklı koronavirüs vakası görülmedi: 400 hasta ise iyileşerek taburcu edildi
Dünya
Çin’de yerel kaynaklı koronavirüs vakası görülmedi: 400 hasta ise iyileşerek taburcu edildi
Çin’de yerel kaynaklı yeni koronavirüs vakasına rastlanmazken, yurt dışı kaynaklı 67 yeni vakanın tespit edildiği bildirildi. Toplam vaka sayısının da 81 bin 285’e yükseldiği aktarıldı.
IHA
Pentagon'un koronavirüs tedbiri: 90 bin asker bu karardan etkilenecek
Dünya
Pentagon'un koronavirüs tedbiri: 90 bin asker bu karardan etkilenecek
ABD Savunma Bakanı Esper, Savunma Bakanlığına bağlı tüm asker ve sivil personel ile ailelerinin yurt dışı intikal ve seyahatlerini yeni tip koronavirüs salgını nedeniyle 60 günlüğüne askıya aldı. Pentagon'dan yapılan açıklamada, "Daha önce dış seyahat, kalıcı üs değiştirme, geçici görev ve personel izinlerine konulan sınırlamalara ek olarak bu adım, tatbikat, sevkiyat, tekrar sevkiyatlarla küresel güç idare faaliyetlerini de etkileyecektir" dedi.
AA
İçişleri Bakanlığı'ndan 81 ile ek koronavirüs genelgesi: 3 ay ertelendi
Gündem
İçişleri Bakanlığı'ndan 81 ile ek koronavirüs genelgesi: 3 ay ertelendi
İçişleri Bakanlığı, 81 İl valiliğine koronavirüs tedbirleri kapsamında ek bir genelge gönderdi. Genelge ile valilikler ve kaymakamlıklarca büyükşehir, il, ilçe, belde belediyeleri ve mahalli idare birlikleri meclisleri ile il genel meclislerinin Nisan, Mayıs ve Haziran ayı toplantılarının ertelenmesini istendi.
DHA
18 bin sözleşmeli 14 bin kadrolu: Şartlar belli oldu!
Hayat
18 bin sözleşmeli 14 bin kadrolu: Şartlar belli oldu!
Sağlık Bakanı Fahrettin Koca’nın, koronavirüsle mücadele kapsamında alınacağını açıkladığı 32 bin personelle ilgili ayrıntılar belli oldu.
Yeni Şafak
Koronadan sonra dünya nasıl bir dünya olacak?
Koronadan sonra dünya nasıl bir dünya olacak?

Uluslararası Olimpiyat Komitesi bir süre direndi, işin olur tarafını zorladı ama sonunda yapılamayacağını anlayıp pes etti.

Yeni haber şu:

2020 yılında yapılması planlanan Tokyo Olimpiyatları ertelendi.

1896 yılından bu yana her 4 yılda bir düzenlenen olimpiyatların sadece hangi dönemlerde yapılamadığına bakarsanız, bu erteleme kararının sıradan bir haber olmadığını anlarsınız.

1916, 1940 ve 1944…

Uluslararası olimpiyatlar sadece bu üç dönemde kesintiye uğramış.

İlki Birinci Dünya Savaşı’nın, diğer ikisi İkindi Dünya Savaşı’nın yaşandığı yıllar.

Bir başka deyişle olimpiyatlar ilk defa dünya savaşları dışında bir başka gerekçeyle, küresel salgın nedeniyle vaktinde yapılamamış olacak.

Böyle bir haberin dünyayı buluşturan spor müsabakalarının iptalinden çok daha öte anlamlar taşıdığını fark etmiş olmalısınız.

PİYASALARIN UMUDU: V BİÇİMİNDE İNİŞ VE ÇIKIŞ

Şu an için cevabını bilmediğimiz sorularımız var.

Bunlar büyük sorular…

Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü İbrahim Kalın’ın ifadesiyle “Bir miladın ortasındayız. Bir büyük kırılma noktasının içinden geçiyoruz. Hiçbir şey eskisi gibi olmayacak”.

Bu büyük kırılmadan sonra dünya nasıl bir dünya olacak?

Büyük sorulardan bir tanesi bu.

Ekonomi çevreleri ABD’de 2020’nin ikinci çeyreğinde yüzde 14 ile 50 arasında küçülme olacağını öngörüyor.

İş biraz daha uzarsa, işsizlik patlayacak, büyük iflaslar yaşanacak.

2008, finans krizi olarak patlak vermişti.

Koronanın ‘hayatı aniden durdurucu’ etkisi doğrudan reel sektörü vuran sonuçlar üretecek.

Böyle bir ortamda tek umut, koronanın hızlıca etkisini yitirmesi, hayatın normale dönmesi ve aradaki talep birikimiyle verilerin hızlıca düzelmesi.

‘V’ biçiminde dibe iniş ve hızlıca tekrar yükseliş.

Piyasaların nabzını tutanlar, “Şu anda bu satın alınıyor” diyor.

Yani umuda yatırım…

Ekonomiyle ilgili birikimine ve analiz yeteneğine güvendiğim bir isimle konuştum.

Şöyle şeyler anlattı:

-Gıda dışında dünya genelde bütün alanlarda ‘ani duruş’ hali söz konusu. İşleyiş bozuldu, tedarik zincirleri kısa süreliğine de olsa kırılıyor.

-Piyasalar şu an için, çok derin, ama kısa sürmesi ümit edilen bir krizi satın almış durumda. Devletler müdahale edecek ve kriz büyümeden atlatılacak. Buna bel bağlanmış durumda. Çin’de korona salgınının kontrol altına alınmış olması krizin uzun sürmeyeceği konusunda umut veriyor. Piyasa şu an için böyle diyor.

-Diğer yandan salgın uzun sürerse eğer, ikinci, üçüncü dalga gelirse o zaman uzun süreli resesyon olabilir.

Böyle ortamlarda ekonominin kendi diliyle yapılan analizler yeterli olmayabilir.

Olimpiyatların yapılamaması başka ne tür çağrışımlar üretiyorsa, korona salgınının ekonomi dışındaki alanlarda ortaya çıkaracağı sonuçlar üzerinde de kafa yormak gerekir.

Şöyle bir misal verelim:

1929 ekonomik buhranıyla on yıl sonra patlayan İkinci Dünya Savaşı’nı birbirinden bağımsız düşünemezsiniz.

Bunalım dünyada 50 milyon insanın işsiz kalmasına, yeryüzündeki toplam üretimin %42 oranında ve dünya ticaretinin de %65 oranında azalmasına neden olmuştu.

Son yıllarda ekonomi çevrelerinde, dünyanın 1929 ile 1939 yılları arasında yaşadığı krizlerle, günümüzün ekonomik ve siyasal koşulları arasında karşılaştırmalar yaparak iki dönem arasında paralellik kuran tartışmalar yapıldığını biliyoruz.

Birkaç ay önce ABD’li milyarder yatırımcı Raymond Dalio, bu zaman aralığını daha da daraltarak “Şu anda dünya ekonomisinin durumu 1935 ile 1940 arasındaki dünyanın durumuyla bir hayli benzerlik taşıyor.” demişti.

Altını çizeyim, bu laflar edildiğinde 2020’de bir küresel kriz çıkabileceğine dair öngörüler yapılıyordu belki ama koronanın ‘k’sı bile yoktu ortada.

Yani küresel salgın olmadan önce de küresel düzenin sallantıda olduğuna dair ciddi mahfillerde tartışmalar yapıldığını biliyoruz.

Korona böyle bir ortamın üstüne daha büyük bir ‘felaket tellalı’ olarak geldi.

İyimser senaryo korona salgınının Mayıs sonu Haziran başına kadar kontrol altına alınabileceği üzerine kurulu.

Öyle olursa, gerçekten de bir ‘V’ çizgisiyle hasar tamiri daha kolay yapılabilir, işler yoluna girebilir.

Korona, yavrusu olarak görülen Sars gibi olumlu yönde mutasyona uğrayıp etkisini yitirirse bu senaryo gerçeklik kazanacak.

Ancak en kötüye kadar giden diğer seçeneklerinde açıkta durduğunu aklımızın bir köşesinde tutmamızda fayda var.

Sağlık için evde kalın, ekonomide sakin kalın
Sağlık için evde kalın, ekonomide sakin kalın

Bir süredir tüm dünyada olduğu gibi Türkiye’de de gündemi koronavirüs belirliyor. Oldukça ciddi ve maalesef tedavisi henüz olmayan bir hastalık olduğu için pek çok risk ile karşı karşıyayız. Ancak bu risklerin bazıları daha fazla ön plana çıkıyor. Elbette bu risklerin içinde ekonomi ile ilgili olanlar da var. Zaten tüm dünya hükümetleri de üç ana konuya odaklanmış durumda. Sağlık, eğitim ve ekonomi.

EVDE KALIN!

Koronovirüsün yapısı, yayılma süreci ve bulaşma şekillerine ilişkin farklı görüşler ve korunmak için farklı öneriler var. Ancak tüm uzmanların üzerinde hem fikir olduğu bir konu var ki, o da evde kalmak. Enfekte olmuş vaka sayısının artmaması ve toplumun genel sağlığını korumak için atılması gereken en önemli adım zorunlu olmadıkça kimsenin dışarı çıkmaması. Tüm dünya ülkelerinin yetkililerinin önlemler zincirinde ilk sırada olan evde kalma önerisi pek çok açıdan büyük önem taşıyor. Ancak evde kalmanın bazı ekonomik yan etkileri de olacağını göz ardı etmemek gerekiyor. Elbette insan hayatının değeri hiçbir ekonomik gösterge ile ölçülemez. Ancak tüm bu sıkıntılı süreç bittiğinde hala işleyen bir ekonomiye ihtiyacımız olacağını unutmamak gerekiyor. Bu açıdan tıbbi tarafta virüsle mücadele kapsamında atılacak adımlar kadar olmasa da ekonomi politikasında atılacak adımlar da kritik öneme sahip.

EKONOMİDE SAKİN KALMAK NEDEN ÖNEMLİ?

Küresel ekonomide ciddi bir panik havası var. ABD tarafında virüsün ekonomiye etkisini engellemek için ilan edilen paketin faturası şimdiden 6 trilyon Dolar’ı buldu. Avrupa Birliği ülkelerinde rakamlar artık yüz milyarlarca Euro şeklinde ifade ediliyor. Almanya stratejik sektörlerdeki şirketleri kamulaştırabileceğini söylerken ABD Merkez Bankası FED, sınırsız varlık alımı açıkladı. ABD’de her vatandaşa nakit para yatırma dahil pek çok radikal sayılabilecek öneri masada. En liberal ekonomistler ve yazarlar bile devlet müdahalesini öneriyor. Bu konuda ben de hemfikirim. Devletler mutlaka müdahale etmeli. Ancak dozu ve üslubu çok önemli. Ekonomi yönetimlerinin oluşturacağı panik havası işlerin kontrolden çıkmasına neden olabilir. Hatta sonradan telafisi çok daha zor süreçleri tetikleyebilir. Bu açıdan çok dikkatli olmak gerekiyor.

TÜRKİYE’NİN STRATEJİSİ NE OLACAK?

Diğer dünya ülkeleri gibi Türkiye de bir yandan virüse karşı tıbbi önlemler alırken diğer yandan da virüsün ekonomi üzerindeki olası etkilerini hafifletecek politikaları hayata geçiriyor. Türkiye’nin aldığı ekonomik tedbirlerde niceliğe değil niteliğe daha fazla odaklanarak hareket etmesi ve sakin kalması ise son derece olumlu. Zira panik havasının kimseye faydası yok ve günü kurtarmaya yönelik radikal politikaların sonradan kalıcı hasar bırakacağı aşikar. Ayrıca ekonomilerde yaşanan sıkıntıların sebebi ekonomik faktörlerden kaynaklanmıyor. Yaşadığımız sorun benim de yazılarımda sıkça ifade ettiğim üzere ekonomiye etki eden ekonomi dışı faktörlerden kaynaklanıyor. Son 7 yılı göz önüne alırsak ekonomiye etki eden ekonomi dışı faktörlerle mücadele konusunda Türkiye’nin oldukça ciddi tecrübe elde ettiğini görürsünüz. Elbette gelişmekte olan bir ekonomi olarak Türkiye’nin çözülmesi gereken sorunları var. Elbette küresel ekonomiye entegre bir ülke olarak yaşananlardan Türkiye de etkilenecek. Elbette bazı işletmeler ekonomik olarak sorunlarla karşı karşıya gelecek. Ancak panik yapmaya gerek yok. Ekonomi yönetimi aşama aşama iyi düşünülmüş kararlar alarak süreci yönetiyor ve yine süreci en az hasarla atlatacak önlemleri günü gelince ilan ediyor. Bu bakımdan virüsün yayılmasının önüne geçmek için evde kalmak ne kadar kritik öneme sahipse ekonominin kalıcı hasar almasını engellemek için de sakin kalmak o kadar önemli.

6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunundaki amaçlar ile sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerezler kullanılmaktadır. Detaylı bilgi için çerez politikamızı inceleyebilirsiniz.