Geleceklerini Türkiye'de
inşa ediyorlar
Gündem
Geleceklerini Türkiye'de inşa ediyorlar
Yaklaşık 60 ülkeden Türkiye’ye gelen ve Kayseri’deki Uluslararası Şehit Ömer Halisdemir İmam Hatip Lisesi’nde eğitim gören 220 yabancı uyruklu öğrenci, buradan aldıkları eğitimle ülkelerine hizmet etmeyi amaçlıyor.
Yeni Şafak
Bu lisenin mezunlarına 
10 bin lira maaş verilecek
Gündem
Bu lisenin mezunlarına 10 bin lira maaş verilecek
Milli Eğitim Bakanlığı (MEB) kararı ile Türkiye'de üç meslek lisesinde "değirmencilik" alanının açılacak olması, on yılda 10 bin teknik personele ihtiyaç duyan sektör temsilcilerinin yüzünü güldürdü.
Yeni Şafak
Ülkeye 10 milyar dolar katkımız var
Ekonomi
Ülkeye 10 milyar dolar katkımız var
Türkiye bu yıl 40 milyon turistle tarihi rekor kırmaya hazırlanırken Antalya da 14 milyon turist ağırlayacak. AK Parti’nin yeniden belediye başkanlığına aday gösterdiği Menderes Türel, Yeni Şafak’a yaptığı açıklamada, “Turizm gelirlerimiz ile bu yıl devletimizin kasasına 10 milyar dolardan fazla katkı sunacağız” dedi.
Yeni Şafak
Bir beka meselesi:
Doğu Akdeniz
Hayat
Bir beka meselesi: Doğu Akdeniz
Doğu Akdeniz’de giderek artan küresel rekabet ve bölge ülkelerinin askerileşme faaliyetleri, Türkiye için bir beka meselesine evrilmektedir. Güney Kıbrıs, İsrail, Yunanistan, Mısır, Fransa ve ABD’nin bölgedeki hidrakorban rezervlerine ilişkin işbirliği çabası, Türkiye’nin ve KKTC’nin Akdeniz’deki meşru hak ve çıkarları aleyhine gelişmektedir. Türkiye söz konusu ihlaller karşısında sessiz kalmayacağını en üst düzeyde dillendirmektedir.
Yeni Şafak
Kitapsız gölge yazarlar
Ekonomi
Kitapsız gölge yazarlar
1,5 milyar dolarlık yayıncılık piyasasında şimdilerde kitabını ücret karşılığı yazdırma işi moda oldu. Prestij sağlamak isteyen iş, sanat ve spor dünyasından isimler, ‘gölge yazar’ denilen kişilere 100 bin lirayı bulan ücretlerle kitabını hazırlatıyor. Bu yöntem sayesinde imza gününe katılıp hem gelir hem de şöhret pekiştiren ünlüler, entellektüel karizma için sıraya girmiş durumda.
Yeni Şafak
3 tekerlekli Niken Türkiye’de
Ekonomi
3 tekerlekli Niken Türkiye’de
Dünya lansmanı yapıldığı günden beri merak uyandıran Yamaha Niken, Türkiye yollarına çıktı. Deneyimli sürücülere yepyeni ve benzersiz bir heyecan yaşatmak için tasarlanan 3 tekerlekli Niken, motosiklet dünyasının en radikal konseptlerden biri.
Yeni Şafak
Suriye’de yeni dönem
Dünya
Suriye’de yeni dönem
Türkiye Afrin, İdlib ve Fırat Kalkanı bölgesini huzur diyarı haline getirmekte kararlı. Kadrolarda değişikliğe gidildi. Eğitim, sağlık, ulaşım, ticaret, adalet, güvenlik ve yerel yönetimde dev hamleler geliyor.
Yeni Şafak
Suudi Arabistan  ve ABD ilişkileri:  Zaman her şeyi halleder mi?
Suudi Arabistan ve ABD ilişkileri: Zaman her şeyi halleder mi?

ABD’de şimdi Trump’ın Suudi Arabistan’ın Veliaht Prensi MBS’i korumak uğruna hem yüzyıllara mal olmuş Amerikan değerlerini bir çırpıda harcadığı hem de Amerikan efsanesinin kurucu müesseselerinden biri olan kendi istihbarat teşkilatı CIA’yi de itibarsızlaştırmayı göze alması konuşuluyor.

Video: Suudi Arabistan ve ABD ilişkileri: Zaman her şeyi halleder mi?


Konuşulmamasına imkan yok. Washington Post Trump’ın tam da bu bağlamda ifade ettiği “önce Amerika” ifadesi aslında tam da onun çabalarıyla katledilmiş, kaybetmiş bir Amerika’yı ifade ediyor. Çünkü Amerika’yı her ne kadar biz emperyalist yanıyla, dünyaya yaydığı fesat, zulüm, sömürü ve ölüm yanıyla tanıyor ve biliyorsak da Amerikan halkı doğal olarak kendi ülkelerini, devletlerini ayakta tutan değerleriyle biliyor, öyle bilmeye devam etmek istiyor.

Ne kadar pragmatist olursa olsun, bir Amerikan vatandaşı için uluslararası ilişkilerde cinayetler, katliamlar veya diktatörlerin bütün yanlışlarının belli bir bedel karşılığı Amerika tarafından himaye görebileceği düşüncesinin bu kadar açıklıkla telaffuz edilmesi kolay kabul edilebilir bir şey değil.

Bu, açıkçası Amerika’nın pratikte ne yaparsa yapsın teoride şimdiye kadar kendi vatandaşına anlattığı bütün efsanenin çöküşü anlamına geliyor. Kaşıkçı olayı, aslında Amerika’nın içinde benzer roller oynadığı bir dizi ilişkiler ağının veya eylemler bütünün sıradan bir örneğinden başkası olmayabilir.

Kaşıkçı, Amerika’nın alenen desteklemekte olduğu bir çok rejimin geçmişte ve bugün işlenen binlerce milyonlarca cinayetten sadece biri, fazlası değil. Ama onu özel kılan, yapılış biçimi ve şimdiye kadar işlenen bütün cinayetleri örten, maskeleyen veya süslü gösteren bütün makyajı dökmüş olmasıdır.

Nitekim bu cinayeti bile nihayetinde meşru ve hoş gösterebilme denemesi hiç yapılmamış değil. Trump, MBS’in kendisine, Kaşıkçı’nın tehlikeli bir İslamcı ve İhvancı olduğunu söylemiş olduğunu haber verdi. Üstelik cinayetle ilgili MBS’in kendisine söylediklerinin yalan olma ihtimalini de zikrederek bu bilgiyi araya katma sebebi ne olabilir?

Bu açıkça, maalesef MBS’in MBZ ile birlikte son zamanlarda içinde yer aldığı sistematik insan hakkı ihlalleri ve demokrasiye karşı ağır savaşını batıya şirin gösteren tipik bir söylem. Bir insan İslamcı hele İhvancı ise bu şekilde öldürülmeyi fazlasıyla hak ediyor. Bu, dünyanın Kaşıkçı meselesine dair ortaya koyduğu hassasiyeti son kertede umursamamak için yeterli bir sebebin bulunduğunu anlatıyor.

Aslında bu durum bile Amerikan kamuoyuna Ortadoğu’da bu ekipler tarafından dayatılan gayri insani, despotik ve suçlu rejimlerin nasıl haklı ve meşru gösterilebildiğini çok iyi ifade ediyor.

Kaşıkçı cinayeti, Ortadoğu’da ABD tarafından desteklenmekte olan bu rejimlerden daha tehlikeli kimin veya kimlerin olabileceği sorusunun sorulmasını sağlıyor. ABD halkını güya o tehlikelerden korumak üzere desteklenen aktörler ellerinde testerelerle güpegündüz devlet binalarında gazeteci kesiyorlar. Muhaliflerini en acımasız ve en vahşi en insanlık-dışı yollarla yok ederek insanlık suçları işliyorlar. Bu cani dostların insanlık için oluşturdukları tehlikeden daha ötesi ne olabilir?

Bu soru sorulmaz mı zannediliyor? İşte Kaşıkçı hem Amerikan halkına hem bütün dünyaya bu soruyu sordurtuyor bugün ve bu soru soruldukça Amerika’da da bir çok şeyin değişmeye başlayacağını bekleyebiliriz. Değişimin muhtemel yönü ve miktarı konusunda elbette çok hayal kurmamak gerekiyor.

Elbette hafıza-i beşer nisyan ile maluldür ve maalesef Kaşıkçı’nın katilleri de onların bu cinayetlerini de az bir rüşvet karşılığı görmezden gelmeye hazır olan Trump gibi ABD siyasetçileri de insan hafızasının bu yanına güveniyorlar. Zamanla herşeyin unutulacağı ve bir süre sonra kimsenin Kaşıkçı’yı da onun öldürülme biçimimdeki vahşeti ve insanlık suçunu da hatırlamayacağına güveniyor ve bu sebeple zamana oynuyorlar.

Ama yine de bir yandan ABD kamuoyu ve kurumlarının bu olayda Trump’a karşı sergiledikleri muhalefet, olayın bu şekilde geçiştirilmemesi yönünde bir baskı uyguluyor ve bu baskının bir çok şeyi değiştirebileceğini de bilmek gerekiyor. Kendi başkanı tarafından bu şekilde aşağılanması CIA’yı bu olayla ilgili takındığı pozisyona daha bir tutkuyla bağlayabilir. Bu durumda netice çok daha farklı olur.

En azından Trump’ın Suudi Arabistan’ı MBS’e indirgemesine karşı, ona niye mecbur olduğu sorusu ciddi olarak sorulur. Nasıl olsa Suudi Arabistan ve Amerika ilişkileri 70 yıldır bu şekilde devam ediyor. MBS ile başlamamış ki ona, böyle bir skandal karşısında bile, sonuna kadar tahammül etmeye bağlı olsun deniliyor.

Bunu diyenler, MBS’in alternatifi olabilecek olanlarla da Suudi Arabistan-ABD ilişkilerinin de yine aynı minvalde devam edebileceğine Trump’ı ikna edebilirler.

Gerçekten öyle mi, şu aralar ilgiyle izleyeceğimiz tartışma budur.

6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunundaki amaçlar ile sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerezler kullanılmaktadır. Detaylı bilgi için çerez politikamızı inceleyebilirsiniz.