ABD'li Senatör Graham'dan işgal çıkışı: Uçak gemimiz nerede?
Dünya
ABD'li Senatör Graham'dan işgal çıkışı: Uçak gemimiz nerede?
Venezuela'da askeri darbe girişiminin başarısız olması ABD'li siyasetçileri çılgına çevirdi. Venezuela'nın işgal edilmesine yönelik son çağrı ABD'li Senatör Lindsey Graham'dan geldi. Graham, Trump yönetimini müdahalesizlikle suçlayarak, "Biz yaptırımları konuşurken Küba ve Rusya Maduro'ya destek vermek için Venezuela'ya asker gönderiyor. Bizim uçak gemimiz nerede?" mesajını paylaştı.
Yeni Şafak
Venezuela'da muhalefet cumartesi sokakta
Dünya
Venezuela'da muhalefet cumartesi sokakta
Devlet Başkanı Nicolas Maduro'yu devirmek için aylardır her yolu deneyen muhalif Ulusal Meclis Başkanı Guaido, cumartesi günü ülkedeki önemli askeri merkezlerin bulunduğu bölgelerde sokak eylemleri yapacaklarını duyurdu.
AA
İspanya darbe yanlısı Lopez'i teslim etmiyor
Dünya
İspanya darbe yanlısı Lopez'i teslim etmiyor
İspanya hükümeti, Venezuela'daki darbe girişimi sırasında ev hapsinden kaçarak önce başkent Caracas'taki Şili Büyükelçiliği ve sonra İspanya Büyükelçiliği'ne sığınan muhalif figür Leopoldo Lopez'i, Venezuuela makamlarına teslim etme niyetinde olmadıklarını duyurdu.
AA
Darbeyi bir gün öne çektiler
Dünya
Darbeyi bir gün öne çektiler
Venezuela’da Beyaz Saray tarafından yönetilen darbe girişiminin Maduro yönetimince öğrenildiği, bunun üzerine paniğe kapılan darbecilerin, kalkışmayı Çarşamba yerine bir gün öne çektiği ortaya çıktı. Ancak darbeciler, ordu ve diğer kurumlardan bekledikleri destek gelmeyince bozguna uğradı.
Yeni Şafak
Amerikan faşizmine karşı omuz omuza…
Amerikan faşizmine karşı omuz omuza…

Venezuela Devlet Başkanı Maduro, muhalefete bağlı bir grup askerin başlattığı darbe girişiminin bastırıldığını duyurdu: Faşist Amerikan Devleti ile Venezuela’daki pek kullanışlı kuklası Juan Guadio “bir defa daha” hayal kırıklığına uğradı.

Video: Amerikan faşizmine karşı omuz omuza…


Venezuela’daki piyonlarına darbe yaptırtmaya kalkışan ABD için, Demokrasi’nin yalnızca “göz boyamadan; göz bağcılıktan” ibaret olduğunun en güncel örneğinden bahsediyoruz…

Darbe, ABD ile “eş anlamlı” bir sözcüktür!

*

Venezuela’daki darbe teşebbüsü bastırılınca, bu defa da Haydut Devlet ABD’den işgal sinyalleri gelmeye başladı.

ABD Dışişleri Bakanı Mike Pompeo, Fox News kanalına verdiği röportajda “Barışçıl geçişi tercih ederiz, ancak gereken askeri müdahale ise bu da ihtimal dâhilindedir” diye konuştu!

POMPEO’NUN “İYİ HAL KÂĞIDI” YOK

Dışişleri Bakanlığı’nın öncesinde CIA Başkanı olan bu Pompeo 15 Temmuz darbe kalkışmasının ertesi günü twitter’da Türkiye’yi “Totaliter İslamcı diktatörlük” diye tanımlamıştı!

Şayet, bunların FETÖ’sü, 15 Temmuz gecesi darbeyi başarsaydı; o vakit, bu Mike Pompeo kahpesine göre “Türkiye’ye demokrasi gelmiş olacaktı!”

“BARIŞÇIL GEÇİŞ” DEDİKLERİ NEDİR?

Haydut Amerikan Devleti’nin sözcüleri her “Barış!” dediğinde, ölümlerden ölüm beğenecek; bu lakırdının hemen ardından her türlü savaşın, yıkımın, kahpeliğin, vahşetin, zulmün, barbarlığın, gaddarlığın ve kötülüğün geleceğini bileceksiniz!

Pompeo denilen İsrail yaltakçısının “barışçıl geçiş” dediği hadise, şu muhalif Guadio’ya bağlı askerlerin darbe yapmasıdır!

Türkiye’de Sam Amca’sına çalışan bilumum etki ajanlarının putlaştırdığı Amerikan Devleti ve Haydut ABD’nin bütün dünyaya “Demokrasi” diye sunduğu “şey” aslında budur!

*

ABD’nin Başkan Yardımcısı Mike Pence adlı Evanjelist, Venezuela’daki darbeci muhalefete “Özgürlük ve demokrasi yeniden inşa edilene kadar, ABD yanınızdadır” diye seslendi…

-Hem de hiç utanmadan!

*

Herhangi bir ülkede, halkın demokratik tercihleri…

Zorba Amerikan Devleti’nin istekleri, talepleri, beklentileri vs. ile uyumlu değilse…

-Bunun karşılığı, darbe girişimi’dir!

-Olmadı mı?

-Pat, “Alın size, askeri müdahale”dir! “Bizim çocuklar darbeyi beceremedi: Öyleyse, sizi işgale geliyoruz”dur!

“DEVRİLMEDİ” DİYE HAYIFLANANLAR

Bunca yıldır içerideki Amerikan işbirlikçisi etki ajanlarının (Ertuğrul’gillerin) bıkıp usanmadan anlattığı “Batılı Demokratik Değerler!” hikâyesini, zırvasını, palavrasını; Venezuela’da yaşananlardan sonra da “büyük bir pişkinlikle” dinlemeye devam edeceğiz!

Siyasetten medyaya kadar geniş bir alanda konuşlanmış işbu iliştirilmiş tiplerin alayı “Sam Amca’ları bir türlü Maduro’yu deviremediği için” acayip hayıflanıyorlar, hatta kurdeşen döküyorlar!

CIA’İN BAĞLARI

Sam Amca’sının içimizde konuşlanmış işte bu elamanlarının; ABD bayraklı tişörtlerle Maduro’yu devirmek için eylem yapan kullanışlı piyonlardan farkı yoktur.

ABD bayraklı tişörtlerle eylem yapanlar da bir nevi Amerikan askeridir!

Venezuela’da darbeye kalkışan muhaliflerin Juan Guadio’dan sonraki ismi Leopoldo Lopez mi; CIA ile bağlantılıdır: Pompeo’su ile yolları bir kere daha kesişmiştir!

Venezuela neden bu durumda?
Venezuela neden bu durumda?

Latin Amerika ülkelerinin ortak tarihinin merkezinde sömürgecilik var. Sadece Venezuela değil, Güney Amerika’nın tamamı, hem İspanyol ve Portekiz Krallıkları tarafından yüzyıllar boyunca sömürüldü, hem de kıtadaki yerli halklar onyıllar boyunca süren kitlesel kıyımlarla ya yok edildi ya da köleleştirildi. Dolayısıyla bu yılın başında Venezuela’ya sömürge valisi atamaya kalkışan, geçtiğimiz günlerde de askeri darbe ile meşru Devlet Başkanı Maduro’yu indirmeye yeltenen ABD kibrinin, tarihselliğe dayanan bir tarafı var. Tıpkı İspanyol Krallığı’nın, bölgeye atanmış İspanyol görevlilerin Güney Amerika’da doğmuş çocuklarını ikinci sınıf ilan ederken takındığı o kibir gibi…

Video: Venezuela neden bu durumda?


Gerçi İspanya Krallığı sonradan kibrinin bedelini tüm kıtayı kayberedek ödedi. Sonunda, yerli halkı örgütleyerek kıtanın özgürlüğe kavuşmasını sağlayan, has İspanyollar tarafından beğenilmeyen o Criolla’lar oldu, orası başka. (Kıtada ortaya çıkan bağımsızlık düşüncesi ve hareketlerine ilham vererek efsaneleşen Simon Bolivar da bir “Criollo” idi, yani babası İspanyol Krallığı tarafından kıtaya İspanya’dan gönderilmiş ve buradaki sömürge faaliyetlerini düzenlemekle görevlendirilmiş bir aristokratken, annesi yerliydi).

Demek istediğim, sömürgecilik döneminin sona erdiği söyleniyor, dünyanın pek çok coğrafyasında, yüzlerce yıl sömürülmüş ülkelerin artık özgürlüğüne kavuştuğunu düşünüyoruz; ama egemenlerin üsttenci kibri bitmiyor; o eski ağırlığıyla, kıyıcılığıyla, çirkinliğiyle yüzünü hiç saklamaya gerek bile duymadan, karşımızda beliriveriyor.

Trump, geçtiğimiz Ocak ayında Venezuela’ya sömürge valisi atar gibi, seçilmiş meşru devlet başkanı halen koltuğunda oturmaya devam ederken, Guaido’yu atamış, geride bıraktığımız dört ay içinde de Venezuela’da sular durulmamıştı. ABD’nin “sözünün dinlenmediği” her ülkede olduğu gibi bu işin sonunun askeri darbeye gideceği de gün gibi ortadaydı. Ve sonunda oldu, geçtiğimiz günlerde Venezuela’da askeri darbe girişiminde bulunuldu, 15 Temmuz’da gördüğümüz manzaraların neredeyse aynını, sivil halkın üstüne sürülen askeri araçları ve diğerlerini bu kez Caracas’ta izledik. Türk halkının verdiği ilham mı diyelim buna bilemiyorum; ama Venezuela halkı da tıpkı bizim yaptığımız gibi, sokaklara dökülerek darbeyi elleriyle durdurdu.

Bir zamanların İspanyol ve Portekiz krallıklarının sömürgelerine karşı takındığı derin kibrinin; Trump şahsında yeni egemenlerde, şu dönemde nasıl hortladığına gelince…

Sebep sömürgecilik döneminin sona ermesi ama sömürü düzeninin bitmemesi. Bolivar’ın amacı kıtanın zengin kaynakları üzerindeki yabancı tekellerin sonlandırılması, kaynakların kamulaştırılması ve Güney Amerika ülkelerinin bir ana devlet çatısı altında güç birliği yapmasıydı. Bağımsızlık kazanıldı ama ne Güney Amerika ülkeleri geniş bir çatı altında bir araya gelebildi, ne de kıtadaki ülkelerin ekonomileri ve doğal kaynakları yabancı sermayeden bağımsızlaşabildi.

Doğrusunu söylemek gerekirse kıtadaki sol eğilimi de biraz buna bağlıyorum ben, hem Bolivarcılık ülküsünün hala yaşıyor olmasına, hem de yüzlerce yıllık sömürü tarihi olan kıta ülkelerinin kaynakları açgözlü emperyalistlerden koruma çabasına…

Ama bu çaba kaynakları korumaya yetmedi. Çünkü yeni kurulan Güney Amerika devletleri, kapitalist ekonomiye bağımlı bir politika izlediler. Bölgedeki zengin doğal kaynakların, hammaddelerin kontrolü de Kuzey Amerikalı ve İngiliz şirketlere verildi. Bu yüzden Güney Amerika ülkelerinin neredeyse tamamının ekonomisi, hem borçlanma hem de yabancıların kontrolündeki kaynaklar nedeniyle küresel piyasa karşısında kırılgan.

Zaten her şey yolunda gitseydi bile, günümüz küresel ekonomisi, görece güçsüz olan devletleri, güçlülere ister istemez bağımlı kılıyor, ekonomilerini kırılganlaştırıyor. Bu tür ülkeler, kaynakları kullanarak kendi üretimini yapmak istese ve hiç dış borçları olmasa bile teknolojiyi, ekipman ve makineyi dışarıdan almak zorunda kalıyor, ki küreselleşmenin numarası biraz da bu. Kaldı ki, Güney Amerika’da ayrıca derin bir sınıfsallık var, ekonomik iktidarı elinde tutan grupların askerle işbirliği var. Ama kıtanın başına gelen her kötü şeyden sadece “kötü yönetimler” sorumlu tutuluyor. Bu biraz haksızlık gibi, sanki…

Velhasıl durum böyle olduğu için; Venezuela dünyanın en büyük petrol rezervine sahip ülkesiyken, doğalgaz rezervinde dünyanın sekizinci geniş kaynaklarına sahipken, ülke tıpkı Latin Amerika’nın tamamı gibi yemyeşil bereketli topraklarla kaplıyken, halk derin bir yoksulluğun pençesinde kıvranıyor. Bu korkunç manzaranın mimarı, en azından sebeplerinden biri olan güçler de, Venezuela’ya başkan atıyor, olmadı darbe yapıyor.

“Ya oluruz, ya ölürüz” sözü, sadece bizim için geçerli değil sanırım.

Meksika Venezuela için diyalog çağrısını yineledi
Dünya
Meksika Venezuela için diyalog çağrısını yineledi
Meksika Dışişleri Bakanlığı, Venezuela'daki krizin çözümü için diyalog çağrısını yineledi. Bakanlık'tan yapılan açıklamada Venezuela topraklarında herhangi bir yabancı müdahaleye izin verilmemesi ve sorunların barışçıl yollarla çözülmesi gerektiğinin altı çizildi.
AA
Maduro'dan gövde gösterisi
Dünya
Maduro'dan gövde gösterisi
Aylardır büyük bir siyasi kriz yaşayan ve ABD destekli muhaliflerin başarısız askeri kalkışmasına sahne olan Venezuela’da Devlet Başkanı Nicolas Maduro, askerlerle yürüyerek gövde gösterisi yaptı. Maduro, "Anayasa ve kanunların komutasında birleşmiş bir Bolivarcı Ulusal Silahlı Kuvvetler ihanet ve darbecilikle mücadele etmelidir" dedi.
AA

6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunundaki amaçlar ile sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerezler kullanılmaktadır. Detaylı bilgi için çerez politikamızı inceleyebilirsiniz.