Düşünce Günlüğü Ermenistan Güney Kafkasyada neden barış istemiyor?

Ermenistan Güney Kafkasya’da neden barış istemiyor?

Güney Kafkasya’da diplomasi trafiği son günlerde yeniden dikkat çekmektedir. Ermenistan Başbakanı Nikol Paşinyan ve Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev’in Moskova ziyaretleri, AB Konseyi Başkanı Charles Michel’in Güney Kafkasya ülkelerini ziyareti, Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron’un beklenen Güney Kafkasya ziyareti 2. Karabağ Savaşı sonrasında bölgedeki diplomasi trafiğinin birkaçı...

Abone Ol Google News
Haber Merkezi Yeni Şafak
​Ermenistan Güney Kafkasya’da neden barış istemiyor?​
Hayat

DR. ELNUR İSMAYIL-BİLGESAM BAŞKANI, AKADEMİSYEN, DIS POLİTİKA VE GÜVENLİK ARAŞTIRMACISI

Güney Kafkasya’da diplomasi trafiği son günlerde yeniden dikkat çekmektedir. Ermenistan Başbakanı Nikol Paşinyan ve Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev’in Moskova ziyaretleri, AB Konseyi Başkanı Charles Michel’in Güney Kafkasya ülkelerini ziyareti, Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron’un beklenen Güney Kafkasya ziyareti 2. Karabağ Savaşı sonrasında bölgedeki diplomasi trafiğinin birkaçı.

Azerbaycan topraklarını yaklaşık 30 senedir işgal eden Ermenistan’ın, 2.Karabağ Savaşı sonucunda yenilgiye uğramasıyla sosyo-politik, ekonomik ve askeri bir kriz sürecine girmesi, Batı dünyasındaki Ermenistan destekçilerini yeni bir arayış içine sokmaktadır.

10 Kasım 2020’de Rusya arabuluculuğunda imzalanmış olan Azerbaycan ve Ermenistan arasındaki anlaşma bugün tam olarak uygulanamamaktadır. Savaş sonucuyla bir kriz sürecine giren Ermenistan’daki son seçimler Paşinyan’ı yeniden iktidara taşısa da, Azerbaycan-Ermenistan arasındaki sınır hattı boyunca son günlerde yaşanan yeni çatışmalar, Paşinyan’ın Güney Kafkasya’da neden barıştan yana olmadığı sorusunu akla getirmektedir. Ermenistan’da siyasi-ekonomik krizin çatışma sonrası sürece olumsuz yansımaları, Ermenistan’da askeri-politik kontrolün bugün tam olarak Paşinyan’ın kontrolünde olmama ihtimali, (Paşinyan’ın rakiplerinin onu toplumda daha küçük düşürmek için sınır hattında provokasyonlarla Ermenistan’ın yeni toprak kayıplarına uğradığı algısı oluşturmak istemeleri), Paşinyan’ın politik hayatı süresince Ermenistan’ın Rusya’ya bağımlılığına karşı mücadelesi ve Rusya’nın tekelinde tuttuğu arabuluculuk ve barış gücü misyonunu zayıflatma suretiyle sorunu yeniden AGİT Minsk Grubu kontrolüne taşıma girişimleri ilk akla gelen tahminler…

ERMENİSTAN’DAKİ POLİTİK KRİZ NEDEN ÇÖZÜLEMİYOR?

Ermenistan toplumunun 2.Karabağ Savaşı’nda yenilginin en önemli nedenlerinden biri olarak Paşinyan’ı göstermesine rağmen Paşinyan, kendisine Şubat 2021’de askeri bir darbe girişiminde bulunulduğunu iddia ederek erken seçim kararı aldı. Seçim sonucunda beklenmedik yüksek bir oy oranıyla yeniden Başbakan olarak göreve başladı. Azerbaycan’da bu sonuç, Paşinyan’ın imzasının da bulunduğu 10 Kasım Anlaşması sonrasında bölgede barış için oluşan ümitlerin hızla gerçekleşmesine yönelik bir fırsat olarak değerlendirildi. Maalesef, bugün gelinen durum ve sınır hattındaki yeni çatışmalar, iki ülke arasında bir barış ihtimalinin henüz erken olduğunu göstermektedir.

Dışişleri ve Savunma gibi stratejik olarak önemli bakanlıklarda Paşinyan karşıtlarının toplu istifaları ve Paşinyan’ın çoğunluğu kendisi gibi Batı yanlısı politikacıları göreve ataması, Ermenistan’da savaş sonrasındaki sosyo-politik krizin çözülemediğini göstermektedir. Bu krizin Rusya-Batı rekabetinin bir parçasına dönüştüğünü anlamak hiç de zor değil.

Güney Kafkasya’da çıkarı olan tüm bölgesel ve küresel güçler barış ve istikrar vurgusu yapsalar da, Ermenistan’ın ve savunucularının Azerbaycan ile ilişkileri ve sınır bölgesindeki provokasyonları görmezden gelmeleri, bölgenin barıştan şimdilik uzak olduğunu göstermektedir. Özellikle, Türkiye ve Azerbaycan’ın bölgede güçlenmesini engellemenin en önemli adımlarından biri Ermenistan’ı kendi çıkarları için kullanmaktır. Bu amaçla provokasyonlar yoluyla Azerbaycan’ı kendisini savunmak için askeri müdahaleye mecbur bıraktırıp, Azerbaycan üzerinde yeni bir uluslararası baskı oluşturmak niyetindeler.

Paşinyan, son günlerde attığı adımlarla 10 Kasım 2020 ve 11 Ocak 2021 tarihlerinde üzerine aldığı sorumluluklardan kaçmaya çalışmaktadır. Peki Paşinyan, askeri gücü savaş sonucunda yüzde 60 oranında etkisiz hale gelmiş bir Ermenistan’ın, ordusu son teknolojiyle donatılmış Azerbaycan ile yeni bir savaşa hazır olmadığını anlamasına rağmen bölgedeki çatışma sürecini devam ettirmekle neyi amaçlamaktadır?

30 sene boyunca Ermenistan’ın Karabağ topraklarını işgaline göz yumarak Azerbaycan’a barış için taviz verdirme baskısında bulunan ama başarılı olamayan uluslararası örgütlerin ve Batı dünyasının yeniden Ermenistan’ın yanında yer almaları ve Aliyev’in “Dağlık Karabağ’ın statü sorunu mevcut değildir.” beyanını duymazdan gelerek, “statü” sorununu yeniden gündeme getirmeleri Paşinyan’ı bu çatışmayı sürdürmesi yönünde cesaretlendirmektedir.

Batı yanlısı olarak bilinen Paşinyan, beklenen barış anlaşmasını imzalamak yerine, Minsk Grubu üyelerinin (Fransa ve ABD) bugünkü statükoyu Ermenistan lehine değiştirme girişimlerine güvenmektedir. Fransa ve ABD, 2. Karabağ Savaşı sırasında Azerbaycan aleyhinde beyanlarda bulunarak sorunun çözümünde pasif kalmışlardı. Bugün ise kendilerinin dışlandığı, Rusya’nın ve Türkiye’nin kontrolünde Güney Kafkasya’da gerçekleşecek olan bir barıştan duydukları endişeyi eylem ve söylemlerinde net olarak göstermektedirler.

Paşinyan, Azerbaycan ile barış anlaşması imzalamaktan; 10 Kasım anlaşmasına uygun olarak bölgedeki Zengezur koridoru dahil tüm ulaşım yollarını açmaktan, işgalinde bulundurduğu topraklarda bastırılmış mayınların haritasını Azerbaycan tarafına vermekten kaçtığı sürece, Ermenistan’ı daha fazla politik-ekonomik bir kaosa sürükleyecektir. Ermenistan, artık Minsk Grubu’nun bir etkisinin kalmadığını, “Dağlık Karabağ’ın Statüsü” gibi bir sorunun mevcut olmadığını kabullenmeli ve Azerbaycan ile uluslararası hukuk ilkeleri doğrultusunda sınırlarını belirlemelidir.

Bugün Azerbaycan çatışma sonrası sürecin ne kadar sancılı olduğunu anlamakta ve Ermenistan toplumunun krizden çıkması için tüm provokasyonlara soğukkanlı bir şekilde karşılık vermektedir. Her şeyin bir sabrı vardır ve Azerbaycan Cumhurbaşkanı Aliyev’in dediği gibi, Azerbaycan yüz yıllar önce ellerinden alınmış tarihi topraklarına günün birinde mutlaka dönecektir.

6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunundaki amaçlar ile sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerezler kullanılmaktadır. Detaylı bilgi için çerez politikamızı inceleyebilirsiniz.