Düşünce Günlüğü Okul kütüphaneleri hazır mı?

Okul kütüphaneleri hazır mı?

Geniş ve geliştirilen bir koleksiyon, bağımsız bütçe, kütüphane hizmeti vermek amacıyla inşa edilmiş bir bina/alan, kütüphanenin kıymetini bilen bilinçli kullanıcılar ve sistemin mütemmim cüzü diyebileceğimiz, kütüphanecilik disiplininde öğrenim görmüş uzman kütüphanecileriyle, gerçek bir okul kütüphanesidir gelişmiş ülkelerde var olan. Öyle, ülkemizdeki gibi, ''adı var kendi yok'' türünden değildir bu kütüphaneler.

Abone Ol Google News
Doç. Dr. Erol Yılmaz Yeni Şafak
İlk ve orta dereceli okullarda yeni eğitim-öğretim yılının başlamasının üzerinden yaklaşık iki ay geçti. Telaş, heyecan, kaygı ve eski-yeni problemleriyle, gündemin ilk üç maddesinden biri, her yıl olduğu gibi bu yıl da eğitim-öğretimdi. Yazılı, görsel ve sanal medya da böyle diyordu. Bunlardan biri, konuyu ''Minikler okula başlıyor, aileler hazır mı?'' başlığıyla görmüştü (Zaman, 09.09.2013, s. 19). ''Öğrenciler hazır mı'', ''binalar hazır mı'' vb. sorular uçuştu günlerce medyada.

Ders zilinin çalmasının birkaç hafta öncesinden medyayı ve dolayısıyla toplumu etkisi altına alan bu konuda öne çıkarılan başlıklar ise, son yıllarda pek görülmese de, ''bağışlar'', öğretmen yetersizliği, kalabalık sınıflar, ders zili çaldığı halde tarlalarda çalışmak zorunda kalan öğrenciler ve teknolojik yenilikler (FATİH Projesi vb.) şeklindeydi.

Bir de, mezkûr haberde de görüleceği üzere, velilerle ilgili çeşitli durumlar gündeme getirilir bu dönemlerde. Özellikle okula yeni başlayan minik yavrularına nasıl yaklaşmalılar, kaygılarını ve kimilerinde görülen fobileri bertaraf etme noktasında nasıl davranmalılar vs… Bu konuda genellikle uzmanlardan alınan bilgiler, gazetelerde ve eklerinde çarşaf çarşaf yer alır (ilginçtir, bazı gazeteler okulların açılışına özel, reklam soslu ekler bile veriyor).

OKULLARIN TEMEL SORUNLARI

Sayın Bakan, deyim yerindeyse hemen her zeminde, ortaokul sonunda girilen ve değiştirile değiştirile ne idüğü belirsiz bir hale gelen Seviye Belirleme Sınavı''nın (SBS) yerine ihdas edilecek olan yeni ''ölçüm'' sistemini anlattı durdu. Aslında durmadı, anlatmaya devam ediyor. Bu alt konudan başını kaldırabildiği zamanlarda da, henüz içi doldurulamamış olmakla eleştirilen (ki biz dahi böyle düşünüyoruz) FATİH Projesi hakkında kelam etmeye çalışıyor.

Okul yöneticileri, bir önceki Bakan Ömer Dinçer''in kesin talimatları ve kovuşturmalarıyla alamaz oldukları ''bağışlar'' da olmayınca, yaz başından beri, okulların boya badanasından, temizliğine kadar envai işin nasıl halledileceğine kilitlenmiş durumdaydı. Bu konuda kara kara düşünmeleri yetmezmiş gibi, bir de hileli öğrenci kayıtları ve ''ricalı'' kayıt talepleriyle hemhal oldular, belki halen de oluyorlar.

Öğretmenlerin, son derece haklı oldukları temel problemleri ise, özlük hakları… Bu değişmez 1 numarayı, -hemen her dönemde- istenilen okula tayin, eş birleşmesi ve bunlardan sıra gelirse, biraz da, kalabalık sınıflar izliyor. Ama asla okul kütüphanesinin yokluğu ve/ya gerçek anlamda varlığı gündemlerinde değil. Bugüne kadar bu konuda kamuoyuna yansımış bir tek (rakamla, 1) olay, durum veya şikâyet görülmüş, duyulmuş değil. Öğretmenlerde olmadığı gibi, sendika vb. öğretmen örgütlenmelerinde de bu konuda bir kelimeyle ''tık'' yok.

KÜTÜPHANELERİN VARLIĞI

Velilerin tüm zamanlardaki ana gündemi, ''doğal'' olarak, kendilerince ana problem olan eğitim malzemelerinin (kitap, kalem vs.) maliyeti. Bu problem toplumun büyük bir kesimi için öylesine ağırdır ki, bellerini doğrultup da başka bir problemi (konumuz olduğu üzere, okul kütüphanelerini) görecek durumda değildirler.

Öğrenciler mi? Bize göre, bu sistemsiz eğitim sisteminin ilk sıradaki mağdurları olan çocuklar ve gençlerin -hiç kuşku yok ki- ilk ve hatta tek düşünceleri, 8. sınıf sonrasında dâhil olmayı umut ettikleri kaliteli bir lise ve bu bağlamda, yeni ''ölçüm'' aracı ile 12. sınıf sonunda girecekleri YGS ve LYS sınavları…

Dolayısıyla belki, en çok ilgili grup olması gerekirken, bu son derece kabul edilebilir durumlarından dolayı, öğrencilerin -sistem de zorlamadığı için- okul kütüphanelerinin varlığını, yokluğunu ve kalitesini düşünmelerini beklemek fazla iyimserlik ve biraz da vicdansızlık olacaktır.

Oysa en son 2020 Olimpiyatları''nı ''kaptırdığımız'' Japonya ve benzeri gelişmiş ülkelerde, okul kütüphaneleri; eğitim, bilim, araştırma-geliştirme ve yaşamboyu öğretim bağlamında temel sayılabilecek kurumlardan biridir. Bu ülkelerde okul kütüphanesinin olmaması düşünülemeyeceği için, gündeme gelmeleri sadece kalitelerinin yükseltilmesi bağlamında olmaktadır. Buralarda kütüphane kültürünün temellerini edinen öğrenciler, üniversite aşamasına geldiklerinde üniversite kütüphanelerinin ve nihayet, tüm zamanlarda özellikle yaygın eğitimin vazgeçilmezi olan halk kütüphanelerinin değişmez ''müşterileri'' durumuna gelmektedir.

SORULMASI GEREKEN SORU

Üstelik bu ülkelerde okul kütüphanelerinin var oluşu, kelimenin tam karşılığı olan bir var oluştur. Geniş ve geliştirilen bir koleksiyon, bağımsız bütçe, kütüphane hizmeti vermek amacıyla inşa edilmiş bir bina/ alan, kütüphanenin kıymetini bilen bilinçli kullanıcılar ve sistemin mütemmim cüzü diyebileceğimiz, kütüphanecilik disiplininde öğrenim görmüş uzman kütüphanecileriyle, gerçek bir okul kütüphanesidir gelişmiş ülkelerde var olan. Öyle, ülkemizdeki gibi, ''adı var kendi yok'' türünden değildir bu kütüphaneler.

Bizde okul kütüphanesi denildiğinde, kaideyi asla bozmayacak yaşayan kütüphaneler dışında -ki bunlar da, genelde özel okullardadır-, okulun kıyısında köşesinde kalmış, çoğunlukla kilitli olan bir oda; birilerinin başından savdığı gazete hediyesi ve/ya devlet yayını -üstelik miadı dolmuş- kitaplardan oluşan bir ''koleksiyon'' ve genelde Türkçe veya Edebiyat öğretmeni olan bir sorumlunun söz konusu olduğunu görürüz. SBS, YGS ve LYS gibi sınavlara koşturan öğrencilerin, kullanıcılar olarak, bu ''yok kütüphanelere'' uğramayacağını tahmin etmek de güç olmasa gerek.

Hal böyle olunca, arz-talep dengesine odaklı reaktif Türk medyasının da, ''toplumun nabzı buralarda atmıyor, toplum başka şeyleri (iç ve dış siyaset, futbol, magazin, cinayet, intihar vs.) görmek istiyor'' diye topu taca atması ''normal''lik kazanıyor. Dolayısıyla, çok acı ve dünya gerçeklerine ters olsa da, ''okullar açılıyor ama acaba okul kütüphaneleri hazır mı?'' gibi bir soru, ülkemiz için, kelimenin tam anlamıyla anlamsız hale geliyor.

Ağ atıp balık tutmaya çalıştı

Ağ atıp balık tutmaya çalıştı

​CHP'li Edirne Belediyesi'ne vatandaştan altyapı tepkisi.
Arkadaşa naklen yayın

Arkadaşa naklen yayın

Lüks araçla takla attı, hiçbir şey olmamış gibi canlı yayın yaptı.
İzmirdekorku dolu anlar

İzmir'de
korku dolu anlar

​İki apartmandaki 88 daire boşaltıldı.
'Pişman olmayı beklemeyin' uyarısı

'Pişman olmayı beklemeyin' uyarısı

Koronavirüste son 24 saatin bilançosu açıklandı.
MTV'de indirim geldi

MTV'de indirim geldi

​Motorlu Taşıtlar Vergisi Değerlendirme Oranı % 36.2'den % 25'e düşürüldü.
Stokçunun malına el koyacağız

Stokçunun malına el koyacağız

​Cumhurbaşkanı Erdoğan, fahiş fiyata neden olan stokçuları sert bir dille uyardı.

Tedarik değil stok zinciri!

Tedarik değil stok zinciri!

​Üreticiden bakkal/markete uzanan stok zinciri fahiş fiyatlara yol açıyor.
Stokçuluk İslam ahlakına uymaz

Stokçuluk İslam ahlakına uymaz

​Diyanet İşleri Başkanı Ali Erbaş, stokçuluğa İslam'da yer olmadığını söyledi.
Gümrük kapıları vızır vızır

Gümrük kapıları vızır vızır

Uzayan TIR kuyrukları ihracatta yeni rekorun habercisi.
CHP'liler Meclis'i karıştırdı

CHP'liler Meclis'i karıştırdı

​Kavganın fitilini CHP'lilerin Bakan Soylu'ya sataşmaları ateşledi.
Putin Biden'dan garanti istedi

Putin Biden'dan garanti istedi

​"NATO doğuya doğru genişlemesin."
'Eleman bulamıyorum diyen kalmayacak'

'Eleman bulamıyorum diyen kalmayacak'

​Bütün OSB'lere Mesleki Eğitim Merkezleri kurulacak.
Hindistan'ı sarsan kaza

Hindistan'ı sarsan kaza

Genelkurmay Başkanı helikopter kazasında öldü.
Afrika da 'Dünya 5'ten büyüktür' dedi

Afrika da 'Dünya 5'ten büyüktür' dedi

​54 ülke BM'de yok sayılıyor.
Yalçıner’e veda

Yalçıner’e veda

​Gazeteci Yılmaz Yalçıner son yolculuğuna uğurlandı.
Cani babaya 20 yıl istendi

Cani babaya 20 yıl istendi

Yunus Göç hakkında 'nitelikli öldürmeye teşebbüs' suçundan dava açıldı.

6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunundaki amaçlar ile sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerezler kullanılmaktadır. Detaylı bilgi için çerez politikamızı inceleyebilirsiniz.