|

Erdoğan'dan jet yakıtı açıklaması: İftira atanları unutmayacağız

Cumhurbaşkanı Erdoğan, İsrail'e jet yakıtı satıldığı iddiasına sert tepki verdi: Türkiye Cumhuriyeti Devleti'ne iftira atanları asla ve asla unutmayacağız. Kabine sonrası konuşan Erdoğan, Türkiye’nin 7 Ekim'den sonra İsrail'e yönelik ihracat kısıtlamasına öncülük ettiğini vurgulayarak, “Bu hakikate rağmen hükümetimiz maalesef çok haksız, insafsız, buram buram fırsatçılık kokan ithamlara maruz kalmıştır” dedi.

Nur Banu Aras ve
04:00 - 17/04/2024 Çarşamba
Güncelleme: 03:05 - 17/04/2024 Çarşamba
Yeni Şafak
Basın mensuplarıyla sohbet eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, daha sonra gazetecilerle Külliye'nin seyir tepesine yürüdü.
Basın mensuplarıyla sohbet eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, daha sonra gazetecilerle Külliye'nin seyir tepesine yürüdü.

Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, “Jet yakıtı konusunda Türkiye Cumhuriyeti Devleti'ne iftira atanları asla ve asla unutmayacağız” dedi. Erdoğan, Külliye'deki Cumhurbaşkanlığı Kabine Toplantısı'nın ardından millete seslendi. Türkiye’nin, katliamların çok öncesinde İsrail'e askeri amaçla kullanılabilecek hiçbir malzemenin satışına izin vermediğini vurgulayan Erdoğan, “7 Ekim'den sonra İsrail'e yönelik ihracat kısıtlamasına öncülük eden ülke Türkiye'dir. Bu hakikate rağmen hükümetimiz maalesef çok haksız, insafsız, buram buram fırsatçılık kokan ithamlara maruz kalmıştır” dedi.

SAVAŞ İHTİMALİ ÇOK UZAK DEĞİL

Erdoğan, zaman geçtikçe bu "ahlaksız" kampanyaların arkasında hangi hesapların ve odakların bulunduğunun ortaya çıkacağını dile getirerek, "Biz doğru bildiğimiz, hak bildiğimiz, ülkemiz ve bölgemiz için en hayırlı olan yolda yürümekten geri durmayacağız” şeklinde konuştu. Son 7 aydır önüne geçmek için uğraştıkları tehlikelerin peyderpey gerçekleşmeye başladığını gördüklerini ifade eden Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: "Hafta sonu yaşanan hadiseler hem Batı'nın çifte standartlı tutumunu hem de tüm bölgeyi sarabilecek bir savaş ihtimalinin çok uzak olmadığını göstermiştir. Son olayda problemin kaynağı doğru tespit edilmelidir. Sadece 13 Nisan gecesine bakarak bir değerlendirmede bulunmak, hakkaniyetli, adaletli ve ilkeli bir tavır olmayacaktır.”

KINANMASI GEREKEN NETANYAHU

7 Ekim'den bu yana İsrail hükümetinin, ateşi bölgeye yaymak için provokatif adımlar atmakta olduğunu kaydeden Erdoğan, “İsrail'in uluslararası hukuku ve Viyana Sözleşmesi'ni çiğneyerek, Şam'daki İran Büyükelçiliği'ni hedef alması, bardağı taşıran son damla oldu. İsrail yönetiminin uluslararası teamülleri ayaklar altına alan hoyratlığına birkaç ülke dışında tepki veren çıkmadı." dedi. Erdoğan, aylardır İsrail'in saldırgan tutumuna ses çıkartmayanların, İran'ın cevabı karşısında hemen kınama yarışına girdiğini ifade ederek, şunları söyledi: "Oysa burada öncelikle kınanması, telin edilmesi gereken Netanyahu'nun ta kendisidir. 13 Nisan gecesi yüreklerimizi ağzımıza getiren gerilimin birinci müsebbibi Netanyahu ve gözünü kan bürümüş yönetimidir. Bu gerçeği kabullenmeden yapılan açıklamaların, tansiyonu düşürmek adına hiçbir fayda getirmeyeceği kanaatindeyiz.”

Hem vicdansız hem ikiyüzlüler

Ana muhalefet partisi yöneticileri ve medya organlarının Antalya'da meydana gelen teleferik faciasının ilk anından itibaren hadiseyi sulandırma, devletin kurumlarını töhmet altında bırakarak asıl sorumluları koruma çabalarının gözlerden kaçmadığını kaydeden Erdoğan, şöyle konuştu: "Maalesef aynı vicdansızlığın bayramdan hemen önce Beşiktaş'ta yaşanan yangın faciasıyla ilgili de sergilendiğini gördük. İhmaller ve skandallar zincirinin bir sonucu olarak, rızkının peşindeki 29 emekçi kardeşimiz İstanbul'un göbeğinde hayatını kaybetti. Ancak ne sendikalardan ne basın yayın kuruluşlarından ne de muhalefet cephesinden kayda değer hiçbir tepki gelmedi. Güya hak, hukuk ve adalet adına Van'a koşanlar, Beşiktaş'ta göz göre göre can veren işçiler için tek bir adım dahi atmadılar. Bunun adı sadece vicdansızlık değil, aynı zamanda iki yüzlülüktür.

YARGIYA HESAP VERECEKLER

Hiç kimse siyasi kimliğini öne sürerek, sorumluları adaletten kaçıramaz. Hem Antalya'daki hem de Beşiktaş'taki cinayetlerin faillerinin yargıya hesap vermesi için üzerimize düşeni yapacağımızın bilinmesini özellikle istiyorum. Birilerinin ihmali veya sorumluluğu dolayısıyla benzer acıların tekrar yaşanmaması için Çalışma, Turizm ve İçişleri bakanlıklarımız vasıtasıyla tedbirlerimizi ve denetimlerimizi daha da yoğunlaştıracağız."

Seçim sonuçlarına kapsamlı değerlendirme

31 Mart seçimlerinin ilk kazananının sandıktır, sandığın namusu ve itibarı olduğunu vurgulayan Erdoğan, "Seçimler sonrasında muhalefet partilerinin bir kısmının sergilediği sorumlu ve ağır başlı tavrı takdirle karşıladığımızı ifade etmek isterim. Yarınki (bugün) grup toplantımızda seçim sonuçlarını tüm yönleriyle, kapsamlı bir şekilde değerlendireceğiz” dedi.

El yükselterek bir yere varılamaz

Türkiye olarak özellikle son iki gündür Gazze'deki katliamların geri plana itilmemesi için temasları daha da artırdıklarını belirten Erdoğan, şöyle konuştu: “Tüm tarafların şu hakikatin idrakinde olması gerekiyor, gerilimde sürekli el yükselterek hiçbir yere varılmaz. Ateşe körükle gitmenin de Netanyahu yönetimini sürekli şımartmanın da hiç kimseye hayrı dokunmaz. Tüm aktörleri artık saldırılara son vermeye ve sorumluluk içinde hareket etmeye davet ediyoruz. Gazze'de zulüm ve soykırım durmadıkça bölgemizin yeni gerilimlere gebe olduğu açıktır."

Acil sorunlara odaklandık

Erdoğan, Türkiye'nin son 10 ayına damga vuran seçim gündeminin geride kaldığını ifade ederek şöyle devam etti: "Ekonomi, güvenlik, deprem, hak ve özgürlükler ile terörle mücadele başta olmak üzere acil sorunlarımıza odaklanmış bulunuyoruz. Kovid-19 salgınıyla başlayan, sonrasındaki gelişmelerle derinleşen küresel ekonomik kriz, özellikle enflasyon boyutuyla halen devam ediyor. Enflasyonu kontrol altına alma konusunda gelişmiş ekonomiler dahil hemen herkes ciddi sıkıntılar yaşıyor. Abuk sabuk vaatlerin adeta havada uçuştuğu 31 Mart seçim sürecinde maruz kaldığımız onca baskıya rağmen seçim ekonomisi uygulamayarak milletimize karşı sorumluluğumuzu yerine getirdik. Bu kararlı duruşumuzun Türk ekonomisi için ne kadar kıymetli olduğunu zamanla göreceğiz."

Erbil’i ziyaret edebilirim

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Irak ziyaretinin ardından Erbil’e de bir ziyaret gerçekleştirebileceğini belirtti. Erdoğan, Kabine Toplantısı’nın ardından Cumhurbaşkanlığı muhabirleri ile Külliye’de bir sohbet gerçekleştirdi. Erdoğan, öğretmen ataması olup olmayacağı sorusuna, “Öğretmen atamaları fazla uzamayacak yakında bir miktar atama yapacağız. Ancak şimdi rakam vermek doğru olmaz Milli Eğitim Bakanımız konuyu çalışıyor” şeklinde cevap verdi.

IRAK DA ÇÖZMEK İSTİYOR

Erdoğan, 22 Nisan’da yapacağı Irak ziyareti ile ilgili de şunları söyledi: “Özellikle Irak tarafı bizim bu ziyaretimize çok önem veriyor. Bu ziyaretle birlikte Türkiye ve Irak olarak münasebetlerimizi farklı bir zemine oturtacağız. Ziyaretimizin gündem başlıklarının en önemlilerinden biri de su meselesi. Su konusunda bizden bazı talepleri oldu, bu konuları çalışıyoruz. Bu konuyu onlarla çözmenin gayreti içinde olacağız. Onlar da zaten bu işi çözelim istiyorlar. Adımlarımızı bu istikamette atacağız. Bir de Türkiye’ye doğal gaz ve petrol akışı konuları var onları da ele almanın gayreti içerisinde olacağız. Bağdat ziyaretimizin ardından dönüşte Erbil’e de bir ziyaret yapabiliriz, oradaki yetkililerle de görüşmeler yapabiliriz. Arkadaşlarımız bu konu ile ilgili çalışmalarını sürdürüyor.”

ÖZEL’E KAPIMIZ AÇIK

CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in randevu talebine ilişkin soruya Erdoğan, “CHP’nin Genel Başkanı Sayın Özel’e kapımız açık. Ele alacağımız konu başlıklarımız çok, ziyarete geldikleri anda oturur konuşuruz” yanıtını verdi. Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’in ziyareti hakkındaki bir soruyu da yanıtlayan Erdoğan, “Sayın Putin ile sık sık telefon görüşmeleri gerçekleştiriyoruz. Türkiye ziyareti ile ilgili henüz tarih netleşmedi. Bu konu da inanıyorum ki en kısa sürede netleşecektir” ifadelerini kullandı.





#Recep Tayyip Erdoğan
#Siyaset
#Jet Yakıtı
#BAYKAR
1 ay önce