Gündem Farklılıklarımız bizim zenginliğimiz

'Farklılıklarımız bizim zenginliğimiz'

Diyanet İşleri Başkanı Erbaş, "İslam, farklı anlayışları, mezhepleri ve farklı ırktan insanları asırlar boyunca huzur içinde yaşatmış tek medeniyettir. Bu birliği ve farklılıkların zenginlik olduğu anlayışını bozmaya çalışan planlarla karşı karşı karşıyayız" dedi..

AA
Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Ali Erbaş
Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Ali Erbaş

Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Ali Erbaş, İslam'ın, farklı anlayışları, mezhepleri ve farklı ırktan insanları asırlar boyunca huzur içinde yaşatmış tek medeniyet olduğunu belirterek, "Bu birliği ve farklılıkların zenginlik olduğu anlayışını bozmaya çalışan planlarla karşı karşı karşıyayız." ifade etti.

Muş Alparslan Üniversitesince (MŞÜ) düzenlenen "Bilgiden Bilince" konferansına katılan Erbaş, öğrencilerin kendisini çok iyi yetiştirmesi gerektiğini söyledi.

Doğru bilginin başkasına öğretilmesi gerektiğini ifade eden Erbaş, "İşte 'bilgisayar ve bilgi çağında yaşıyoruz' diyoruz. Bilgi çağı bakıyorsunuz şu anda burada konuştuklarımı mesela Amerika, Malezya ve Çin'den dinleyebilirler." diye konuştu.

Bilginin hemen ulaştırılabilir olduğunu anlatan Erbaş, şunları kaydetti:

"Bu bilginin faydalı bir tarafı. Ama bu bilgi aynı zamanda insanların grup grup ölümüne de sebep olabiliyor. Bu bilgiyle çeşitli silahlar üretiliyor. O silahlar kar getirdikçe daha fazla silah. İşte bakıyorsunuz örgütler kuruluyor. O örgütlere silahlar veriliyor. O silahlarla insanlar öldürülüyor. Bu da bilgiyle yapılıyor. Bilgi olmadan önce kılıç ve kalkan vardı. Kimin bileği güçlüyse o ötekini alt ederdi. Ama şimdi tüfek çıktı mertlik bozuldu. Tüfek de bilgiyle elde edildi. Onun için faydalı bilginin peşinde olacağız. Uyarmak ve doğruyu insanlara anlatmak için bilgi lazım. Bilgi olmadan olmuyor. Önemli olan bilgiyi insanlığın faydasına kullanabilmek. 19. veya 20. asra gelinceye ve tüfek icat oluncaya kadar insanlar mert kalmış. Mertlikte devam etmişler. Şimdi ise faydasız bilginin başımıza açtığı belaları yaşıyoruz ya da yanlış bilgiyi yanlış yolda kullanmanın hüsranını ve ızdırabını yaşıyoruz."

REKLAM

"Üstünlük takvadadır"

Erbaş, bundan 100 yıl önce Batı dünyasının milleti parçalamak için o günlerde hangi ırklar ön plandaysa onları birbirine kışkırtmaya çalıştığını belirterek, şu değerlendirmelerde bulundu:

"Mesela Araplar. Bütün Arap dünyasını Türklere karşı kışkırttılar. Hatta bazı casuslar camilerin kürsülerine kadar çıktı, İslam dünyasını dolaştı. Bu milleti oluşturan o unsurları birbirine kötülemeye çalıştılar. Araplara dediler ki 'bütün Türkler Hristiyanlaştı.' O zaman ne bir telefon ne de bir internet vardı. Hiçbir şey yok. İnsanlar inandılar. Bir, iki veya kırkıncı kez söylediklerinde insanlar inandı. Sonra bu bölgelerde dolaşıp ne Şam'ın şekeri ne Arap'ın yüzü. Peygamberimiz Arap. Kimsenin kimseden üstünlüğü yoktur. Üstünlük takvadadır. Bizim için de İslam ve Müslüman olmamızla iftihar edebiliriz. Onun altında farklılıklarımız bizim zenginliğimiz. Kürt, Türk, Arap, Çerkez olabiliriz."

"780 bin kilometrekare gözlerine büyük görünüyor"

Prof. Dr. Erbaş, 1920'lerden sonra 20 milyon kilometrekarelik Türkiye'nin, bir milyon, sonra da 780 bin kilometrekareye düştüğünü dile getirerek, sözlerini şöyle tamamladı:

  • "Bu da bugün birilerine büyük görünüyor. 780 bin kilometrekare gözlerine büyük görünüyor. Ötekiler 46 parça olanlar. Böyle parça parça olanları yutmuşlar. Büyük bir blok yutamıyorlar. Şimdi üzerimizde oyunlar oynuyorlar. Aman ha bu oyunlara gelmeyeceğiz. Şimdi bakıyorsunuz Irak, Suriye'de bir örgüt çıkıyor. Somali'de bir örgüt çıkarıyorlar. Şebab diye bir örgüt var. Bu örgüt bir gece dağlardan iniyor Somali'de fakirlikten yani içler acısı durum yaşayan o insanları gözünü kırpmadan öldürüyor. Mısır'da aynısını yaptılar. Bu ne caniliktir. Bunun arka planında bu örgütlere silah satan, onlar üzerinden para kazanan, ne kadar çok savaş olursa, ne kadar çok ırkçılık yapılırsa ve ne kadar çok mezhepçilik yapılırsa o kadar çok para kazanan güçler var. Biz ve gençlerimiz bu gerçeği gördü ve 'dur' diyoruz. Bu haksızlıklara ve bölünmemize zemin hazırlayan o planlara 'dur' diyoruz, demeye devam edeceğiz. İslam, farklı anlayışları, mezhepleri ve farklı ırktan insanları asırlar boyunca huzur içinde yaşatmış tek medeniyettir. Bu birliği ve farklılıkların zenginlik olduğu anlayışını bozmaya çalışan planlarla karşı karşı karşıyayız. Bu yeni değil, eskiden beri var. Ama son zamanlarda gerçekten çok arttı."

Programa Muş Valisi Aziz Yıldırım, MŞÜ Rektörü Prof. Dr. Fethi Ahmet Polat, kurum amirleri, müftülük personelleri ve çok sayıda öğrenci katıldı.

/**/

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.